O halde mahkemece davalının temerrüdü nedeniyle alacağın geç tahsilinde kusurlu olduğunun kabulü ile davacının munzam zarar talebinin değerlendirilmesi gerekir....
halinde; munzam zarar miktarının 58.861,25 TL olarak hesaplandığı..." şeklinde tespitler yapılmıştır....
Şti. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmâl edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Asıl dava, haksız rekabet nedeniyle maddi ve manevi tazminat; karşı dava ise, taraf şirketler arasında tanzim olunan eser sözleşmesinden kaynaklanan ayıplı imalatın onarım bedeli ve munzam zarar (Dava dilekçesinde cezai şart istenmiş, ıslah dilekçesiyle talebin munzam zarara ilişkin olduğu ifade edilmiştir) istemlerine ilişkin olup, mahkemece asıl davanın reddine, karşı davanın ise ayıplı imalatın onarım bedeli yönünden kabulüne, ıslah dilekçesi geçerli olmadığından cezai şart talebi yönünden reddine dair verilen karar, davalı karşı davacı iş sahibi şirket vekilince temyiz edilmiştir. 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına...
kaynaklanan munzam zarar tutarı 2.301.000.000 TL'nin olay tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte, birleşen ikinci davada ise asıl ve birleşen davalarda istenenler dışında saklı tutulan 13.434.807 TL munzam zararın reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir....
kaynaklanan munzam zarar tutarı 2.301.000.000 TL'nin olay tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte, birleşen ikinci davada ise asıl ve birleşen davalarda istenenler dışında saklı tutulan 13.434.807 TL munzam zararın reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir....
Maddesine göre de munzam zarara uğradıkları gerekçesi ile şimdilik 500,00 TL munzam zarar olmak üzere kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmek sureti iş bu davanın ikame edildiği, tüm bu nedenlerle Müvekkil şirket tarafından ödeme talebinin haklı olarak reddetmesi ve reddetmesinde kusurunun olmaması sebebiyle davanın reddine, Davacının munzam zararının olduğunu ispat edememesi sebebiyle davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir. Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucu; uyuşmazlığın munzam zarar istemine ilişkin belirsiz alacak davası noktasında toplandığı anlaşıldı....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Dava, hizmet akdinden kaynaklanan komisyon ve masraflara nedeniyle alacak ve munzam zarar istemine ilişkin olup, davalı taraf tacir değildir. Uyuşmazlığın niteliğine ve tarafların sıfatına göre, dosyanın temyiz incelemesi, Yüksek Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin görevine girmektedir. SONUÇ : Yukarıdaki açıklanan nedenlerle, dosyanın görevli Yargıtay Yüksek 13. Hukuk Dairesi Başkanlığı’na GÖNDERİLMESİNE, 15.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Temerrüt faizini aşan zarar miktarı görülmekte olan davada belirlenebiliyorsa, davacının istemi üzerine hâkim, esas hakkında karar verirken bu zararın miktarına da hükmeder.” hükmünü haizdir. Para borcunun ifasında borçlunun kusuruyla temerrüde düşmesi nedeniyle alacaklı nezdinde ortaya çıkan zararın temerrüt faiziyle karşılanamaması hâlinde söz konusu olan bu zarar, borçlunun temerrüdü ile borcun ödendiği tarih aralığındaki dönemi kapsamaktadır. Munzam zarar talep edebilmek için ilk koşul bir para borcunda borçlunun temerrüdünün varlığıdır. İkinci koşul; borçlunun temerrüdü nedeniyle temerrüt faiziyle karşılanamayan alacaklı zararının mevcudiyetidir. üçüncü koşul; borçlunun temerrüde düşmede kusurlu olmasıdır....
Bu hükümle uygulamada munzam zarar, kanunî tanımı ile aşkın zarar olarak adlandırılan hukukî kurum düzenleme altına alınmış olup mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (BK) 105. maddesi de bu hususta aynı yönde düzenleme içermektedir. Aşkın (munzam) zarar, para borcunun ifasında borçlunun kusuruyla temerrüde düşmesi nedeniyle alacaklı nezdinde ortaya çıkan zararın temerrüt faiziyle karşılanamaması hâlinde söz konusu olan bir zarar olup bu zarar, borçlunun temerrüdü ile borcun ödendiği tarih aralığındaki dönemi kapsamaktadır. Bu anlamda aşkın (munzam) zarar, temerrüt faizini aşan ve kusur sorumluluğuna dair ilkelere bağlı bir zarar türü olarak kabul edilir (Uygur, Turgut: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu Şerhi, Cilt I, 2012, s. 810). Aşkın (munzam) zarar, borçlu temerrüde düşmeden borcunu ödemiş olsaydı, alacaklının mal varlığının kazanacağı durum ile temerrüt sonucunda ortaya çıkan ve oluşan durum arasındaki farktır....
Munzam zarar bu hukuki niteliği ve karakteri itibariyla, asıl alacak ve faizleri yönünden icra takibinde bulunulması veya dava açılmasıyla sonuç ermeyeceği gibi, icra takibi veya dava açılması sırasında asıl alacak ve temerrüt faizi yanında talep edilmemiş olması halinde dahi (BK'nın 105/2) takip veya davanın konusuna dahil bir borç olarak da kabul edilemez. Hâl böyle olunca, asıl alacağın faizi ile birlikte tahsiline yönelik icra takibinde veya davada munzam zarar hakkının saklı tutulduğunu gösteren bir ihtirazî kayıt dermeyanına da gerek bulunmamaktadır. Ayrı bir dava ile on yıllık zamanaşımı süresi içerisinde her zaman istenmesi mümkündür.Munzam zarar sorumluluğu, kusur sorumluluğuna dayanır. BK'nın 105. maddesi kusur karinesini benimsemiştir. Munzam zarardan kaynaklanan tazminat borcunun doğması için aranan kusur, borçlunun temerrüde düşmekteki kusurudur. Farklı bir anlatımla, burada zararın doğmasına yol açan bir kusur ilişkisi aranmaz ve tartışılmaz....


