Diğer davalı ... ise, Savcılığa şikayet tarihinden önce işten ayrıldığını, şikayet ile ilgili bilgisinin bulunmadığını, ancak şirketten ayrılmadan önce bazı işlerin takibi amacıyla şirket avukatına vekalet verdiğini, davacıdan bir süre sonra da müvekkilinin 2006 yılında işinden ve ...’dan ayrıldığını, kendisinin de davacı gibi iş akdi ile çalışmış olduğunu, davacıya zarar veren iş kaybına neden olacak, itibarını sarsacak aleyhinde herhangi bir sözlü davranışının olmadığını, müvekkilinin senette kefil olması sebebiyle icra takibi yapıldığını ve bu konuda ...’de vekalet verdiği avukatın müvekkile herhangi bir tebligat yapılmaksızın adına işlem yapması nedeniyle mağdur olduğunu savunmuştur. Mahkemece, maddi tazminat talebi reddedilirken manevi tazminat talebi kısmen kabul edilerek 5.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Dosya içinde mevcut ......
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Talep: Trafik kazası nedeni ile araçta oluşan hasar nedeniyle açılan maddi tazminat davasında mahkemece verilen ihtiyati haczin reddine ilişkin ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6098 sayılı TBK m. 49-55; 2918 sayılı KTK 85, 89, 90, 91; 6100 sayılı HMK m.341, 353, 355, 359; İİK 257 vd. Maddeleri, 3. Değerlendirme HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf itirazları, İİK'nın 257. ve devamı maddelerindeki düzenlemeler ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda; 3.1. İİK'nun 257/1.maddesinde "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir." denilmiştir. Somut uyuşmazlıkta tazminata dayanak teşkil eden zarar haksız eylemden kaynaklandığından tazminat haksız eylemin gerçekleştiği tarihte muaccel hale gelmektedir....
Somut olayda, kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan tazminat davası sonunda 16.12.2010 tarihinde mahkemece hükmedilen vekalet ücreti ilamlı icra takibi konusu yapılmış olup, borçlunun bu ilamı temyiz konusu yaptığı ve İİK'nun 36. maddesi uyarıca Yargıtay'dan icranın geri bırakılması kararı getirmek için 09.02.2011 tarihli teminat mektubu ibraz etmek suretiyle mehil vesikası aldığı ancak süresi içerisinde icranın geri bırakılma kararı getirmediği için icra müdürlüğünce teminat mektubunun 20.09.2011 tarihinde paraya çevrildiği ve 23.09.2011 tarihinde alacaklıya ödendiği, borçlunun, 2942 Sayılı Kanunun geçici 6. maddesinin son fıkrası ve 6111 Sayılı Kanunun geçici 2. maddesinin son fıkrası gereğince mal hak ve alacaklarının haczedilemeyeceğinden teminat mektubunun paraya çevrilmesi işleminin iptali ile alacaklıya ödenen paranın icra müdürlüğünce geri istenmesini icra mahkemesinden talep ettiği görülmektedir....
İptali istenen 14.04.2019 tarihli genel kurulda alınan 7 nolu kararda; "Kooperatif ve kooperatif yöneticileri hakkında haksız ve husumete dayalı dava açan adli makamlara suç duyurusunda bulunan ve söz konusu dava ve iddialarında haksız görülerek aleyhine sonuçlanan ve/veya iddiası reddedilen kayıtlı ortak ve üyelerimiz hakkında tazminat davası açmaya, açılan ve kooperatif ve yöneticileri lehine sonuçlanan ve/veya reddedilen şikayet ve davalarda; mahkemelerin usul ve kararları dışında, kooperatifçe dava başı olarak ayrıca kooperatif avukatına geriye dönük ödenen ve ödenecek avukatlık ücretlerinin muhatap üyeden tahsil edilmesine, muhatap üye hakkında icra takibi yapılarak kooperatiften alacağı ve ilgilinin mal varlığı üzerine icra takibi yapılmasına, alacakların icra masrafları ile birlikte tahsil edilmesi hususlarında, tasfiye halindeki kooperatif yönetimine yetki verilmesinin görüşülüp karara bağlanması," denmektedir....
Asliye Hukuk Mahkemesi 30/10/2023 tarih ve 2023/850 Esas, 2023/775 Karar sayılı kararı ile görevsizlik nedeniyle usulden ret kararı verdiği bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 27/12/2023 tarih ve 2023/3223 Esas, 2023/3031 Karar sayılı kararı ile HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Dava, haksız haciz nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Haciz haksız ve bundan maddi zarar doğmuşsa, alacaklı kusurlu olmasa dahi, zarar görene maddi tazminat ödemekle yükümlüdür. Buna karşılık, haksız haciz kararı alan alacaklının kusursuz sorumluluğu sadece maddi tazminat bakımından geçerli olup, manevi tazminat yönünden TBK’nın 49. maddesindeki koşulların oluşması gerekir. Bu maddeye dayalı sorumluluk ise, kusura dayalıdır. Bu itibarla, alacaklının kötüniyetli veya iyiniyetli olup olmadığı da sonuca etkili olup, ağır olmasa da kusurlu olması da gerekmektedir. (Bkz. Prof. B....
Bilindiği, gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarih 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında, fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Bu durumda, davalının 29.02.2012 tarihi itibariyle çekişmeli taşınmazı haksız olarak kötüniyetle elinde bulundurduğunun kabulü gerekir. O halde mahkemece 29.02.2012 ile 04.04.2012 tarih aralığı için bilirkişi incelemesiyle berilenecek ecrimisile hükmedilmesi gerekirken dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir....
KARAR A.Asıl ve Birleşen dosyada, Hakikate Aykırı Beyanda Bulunmak Suçlarından Verilen Kararlar Yönünden; Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... İcra Ceza Mahkemesinin, 16.06.2022 tarihli ve 2015/422 Esas, 2022/139 Karar sayılı kararına yönelik müşteki vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçu ile birlikte İİK'nın 89/4. maddesi uyarınca talep edilen tazminat isteminin haksız fiile dayalı bir tazminat olduğu, gerçeğe aykırı beyanda bulunma suçunun oluşmaması durumunda, ortada bir haksız fiil bulunmadığından, tazminat istemlerinin de reddi gerektiğinden, asıl ve birleşen dosyalarda yazılı şekilde tazminatın kabulüne dair hüküm kurulmuş olması bozmayı gerektirmiştir. IV. KARAR A.Asıl ve Birleşen dosyada, Hakikate Aykırı Beyanda Bulunmak Suçlarından Verilen Kararlar Yönünden; Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ......
Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası üzerinden müvekkili adına icra takibi yapıldığını, şirket yetkilisinin ikametgahının Samsun olduğundan itiraz süresini geçirdiğini, haciz işleminin kesinleştiğini, müvekkilinin aracına yakalama konulduğundan hacizden haberdar olduklarını, yapılan takipte alacaklı tarafa herhangi bir borçlarının bulunmadığını, çekteki imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını, imzaya açıkça itiraz ettiklerini, davalı tarafın haksız olarak haciz uyguladığını, ödeme emrinin müvekkilinin eski adresine yapıldığını belirterek davalı tarafa borçlu olmadığının tespiti ile takibin müvekkili yönünden bütün sonuçlarıyla birlikte iptaline, davalı tarafın haksız ve kötü niyetli olarak icra takibi yaptığından %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından, 01/12/2015 tarihinde davacı aleyhine ... Müdürlüğünün ......
Hükmün verilmesiyle yani hükmün kesinleşmesine gerek kalmadan icra takibi derhal durur, kesinleşmesi ile de icra takibi iptal edilir ve davacı borcu ödemekten kurtulur. Bunun yanında davanın borçlu lehine sonuçlanması hâlinde borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan icra takibinin haksız ve kötü niyetle yapılmış olması durumunda istem üzerine takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere borçlunun dava nedeniyle uğradığı zararın alacaklıdan tahsiline karar verilecektir. Hukuk Genel Kurulu' nun 2020/(19)11-297 esas 2022/835 karar sayılı kararında ayrıca "haksız ve kötü niyetlilik" olgusunun icra takibinden sonra gerçekleşmesi hâlinde de tazminata karar verilip verilemeyeceği hususu tartışılmış ve İİK'nın 72/5. maddesinin borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan "takibin" haksız ve kötü niyetli olmasını aradığı, burada "takibin" denilmekle takip tarihindeki haklılık durumunun esas alındığı kabul edilmiştir....
Baylav vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 23/05/2002 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 29/11/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, haksız şikayet nedeniyle kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili; davalının yapmış olduğu haksız şikayet, isnat ve iftiralardan dolayı müvekkili hakkında ...1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yapılan yargılamalar sonrası müvekkilinin beraat ettiğini, müvekkilinin bu davalar nedeni ile avukat tutmak zorunda kaldığı gibi ... dışında oturması nedeni ile ...'...


