GEREKÇE İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, kambiyo senetlerinden olan çek nedeniyle açılan menfi tespit davası olup, davacı çekteki imzayı inkâr etmiş, Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar, yukarıda açıklanan nedenlerle davalı yanca istinaf edilmiştir.İstanbul .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasının incelendiğinde, davalı tarafça, davacı ile birlikte dava dışı üçüncü kişiler hakkında, 12.500,00-TL asıl alacak, 702,46-TL Faiz, 675,00 TL %5 tazminat ve 40,50 TL %0,30 Komsiyon olmak üzere toplam, 13.917,96 TL alacağın tahsili için kambiyo senetlerine özgü icra takibi yaptığı görülmüş ve yine icra dosyası içerisinde bir sureti bulunan, takip ve dava konusunu oluşturan çek incelendiğinde de; ... Bankası A.Ş....
ün kullanmış olduğu cari hesap nedeniyle 359.107,70 TL asıl alacak, taksitli ticari kredi nedeniyle 1.049.841,52 TL asıl alacak, kullanmış olduğu teminat mektubu nedeniyle 100.000,00 TL asıl alacak, kullanmış olduğu ticari taşıt kredisi nedeniyle 31.437,81 TL asıl alacak, kullanmış olduğu ticari kredi kartı nedeniyle 33.931,91 TL asıl alacak, ...'in kullanmış olduğu ticari taşıt kredi nedeniyle 18.837,22 TL asıl alacak ve fer'ileri olmak üzere toplam 1.710.617,52 TL üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığı, borçlular ... Ltd Şti, ..., ...Ltd Şti ve ... aleyhine icra emri düzenlendiği, icra emrinde ...Ltd Şti adına kayıtlı Hatay Kırıkhan, ... Köyü ... parselde kayıtlı taşınmazın, ... adına kayıtlı ..., ... Mah ... ada ... parselde kayıtlı ... kat 1-2 ve 3 nolu bağımsız bölümlerdeki dükkanların, ...Ltd Şti adına kayıtlı ... Merkez ... Mah ... ada ... parselde kayıtlı bodrum kat 1 nolu bağımsız bölüm dükkanın ve ... adına kayıtlı ... ......
Davalı vekili; davanın zamanaşımı nedeniyle ve oluşan zararda icra memurunun bir kusuru bulunmadığından esastan da davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, davaya konu taşınmazın ikinci açık artırmada cebri icra yoluyla satışının yapılmamasına rağmen, açık artırmaya çıkarılan diğer parseller ile birlikte ihale alıcısı adına tapuya kayıt ve tescil edildiği gerekçesiyle taşınmazın dava tarihindeki değeri esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İcra ve İflas Kanunu 5. maddesinde, İcra ve İflas Dairesi görevlilerinin kusurlarından doğan tazminat davalarının, ancak idare aleyhine açılabileceği, Devletin de zararın meydana gelmesinde kusuru bulunan görevlilere rücu hakkının saklı olduğu düzenlenmiştir. Dosyadaki bilgi ve belgelerden; dava dışı ...... tarafından davacılar murisine karşı .........
Haksız icra takibi ve haksız hacizde tazminatın kapsamının belirlenmesinde 6100 sayılı TBK 49 vd. uyarınca gerçek zarar ilkesi egemendir. Yine haksız takip ve hacizde manevi tazminata hükmedilebilmesi için bu işlemlerin ağır kusurla ve/veya kötü niyetle yapılması gerekir. Bu şartlar altında yapılan işlemde davacının kişilik haklarına saldırı/ticari itibarin sarsılması var ise uygun bir miktar manevi tazminata hükmedilmelidir. (Yargıtay 4.HD'nin 20/11/2017 tarih ve 2017/3807-7399 ve 17/12/2015 gün ve 2014/15143-2015/14836 sayılı içtihatları)....
Ayrıca davanın dayanağı olan eylem (haksız haciz), haksız fiil niteliğinde olup davanın bu niteliği göz önüne alınarak hüküm altına alınan maddi tazminata, haksız eylem tarihi olan haksız haciz tarihinden 09.03.2018 tarihinden itibaren ve tarafların tacir olduğu da gözetilerek avans faizi uygulanması gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm cihetine gidilmiştir. Davacı vekilinin haksız haciz nedeniyle manevi tazminat talebinin değerlendirilmesinde; Haksız icra takibi ve haksız hacze dayalı manevi tazminat istemi 6098 sayılı T.B.K'nun 58. Maddesinden kaynaklanan bir sorumluluk olup, kusura dayanan bir sorumluluk türüdür. Bu nedenle de takip (haciz) yaptıran kişinin alacaklının kötüniyetli veya iyiniyetli olup olmadığı sonuca etkili olup ayrıca ağır olmasa da kusurlu olması da gerekmektedir. (Bkz. Prof. B. Kuru, İcra ve İflas Hukuku, Ankara, 1993, Cilt 3, Sh.2583 v.d)....
Davacı vekili, ----.olup aynı esasa numarası----- İcra Müdürlüğüne gönderilmiştir.) sayılı dosyalarından kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, bahse konu takiplere karşı davalı ---- sayılı dosyası ile menfi tespit davası --- tarihinde dava reddedildiğini, davalının temyize gittiğini ancak red kararının onandığını, borçlu ---reddedildiğini,---- numaralı dosyalardaki takibin devam ederken anılan icra müdürlüğünce takiplerin işlemden kaldırıldığını,------ takiplerin açılış yılını baz alarak --- yıllık süreye göre imha edildiğini, İcra Müdürlüğünün haksız ve takip hukukuna aykırı bu işlemine karşı --- dosyası ile şikayet yoluna gidildiğini;---- reddedildiğini, bunun üzerine ---- sayılı dosyasından ilamsız takibe geçmek zorunda kaldıklarını, davalı ve borçlu ------ ise ödeme emrine itiraz ederek takibin durmasına neden olduğunu, dava açılmadan önce de davalı ----- olduğundan -------- tabi olmadığına karar verdiğini iddia etmektedir. 6/12/2018 tarihli, 7155...
Davacı vekili her ne kadar dava değerini 3.616,71 TL olarak göstermiş ise de, davacı tarafından icra takibi nedeni ile borçlu olunmadığının tespiti talep edildiğinden dava değeri olarak takip çıkış miktarı olan 2.332,76 TL kabul edilmiştir. Dava konusu .... İcra Dairesi'nin ... sayılı icra takibi incelendiğinde, davalı tarafından keşidecisi davacı lehtarı davalı olan 480,00'şer TL bedelli 25/03/2019, 25/04/2019, 25/05/2019 ve 25/06/2019 vade tarihli 4 adet bono nedeni ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takibe girişildiği, bono asılları dosyamızda bulunmamakla birlikte icra takip dosyası içerisinde bulunan bono suretlerinde keşideci imzasının bulunmadığı anlaşılmıştır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir....
Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; takip talebinde ve ödeme emrinde yabancı para alacağının TL karşılığının gösterilmediği, bu bakımdan icra takibinin geçersiz olduğu, itirazın iptali davalarından davaya konu icra takibinin geçerli olmasının dava şartı niteliğinde olduğu sonucuna varıldığından davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir. 2004 sayılı İİK'nın 67/2. Maddesine göre; Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. Somut olayda, davalının icra takibine itirazının haksız olduğunun kabulü mümkün olmadığından davacının tazminat isteminin de reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....
İcra Müdürlüğünün 2020/... esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, takibe haksız olarak itiraz edildiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalı üzerinde bırakılmasına, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
ı arayarak senedin elinden çıkıp çıkmadığını sorduğunu, ... ve davalı ..., ... yıl önce vekalet aldığı ...'i alacaklı gösterip senedi icraya verdiklerini, müvekkilinin Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... esas sayılı dosya ile borçlu olmadığına dair menfi tespit davası açtığını, davanın kabul edildiğini, zira icra dosyasında alacaklı olarak gözüken ...'in icra takibinin haksız açıldığını beyan ederek menfi tespit davasını kabul ettiğini, davalı tarafın, senet alacaklısı olarak gösterilen ...'in haberi dahi olmadan Antalya ... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyada icra takibi yaptığını, bu senetle ilişkili olarak Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D....


