WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

Tarafların gerçekleşen ekonomik durumları da dikkate alınarak davalı-karşı davacı (kadın) lehine uygun miktarda yoksulluk nafakası takdiri gerekirken, yazılı şekilde bu talebin reddi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir. 3-Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK md.186/1), geçimine (TMK md.185/3), malların yönetimine (TMK md. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK md.185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (re'sen) almak zorundadır (TMK md.169)....

Mahkemece, davacı-davalı kadınınTürk Medeni Kanununun 197. maddesi gereğince açtığı tedbir nafakası davasının kısmen kabulüne, davalı-davacının boşanma davasının ise reddine karar verilmiş hüküm, davalı-davacı tarafından tedbir nafakası davasının kabulü yönünden temyiz edilmiştir. Davacı-davalının Türk Medeni Kanunun 197. maddesi anlamında davalı-davacıdan ayrı yaşama hakkının bulunduğu konusunda sayın çoğunlukla aramızda görüş ayrılığı yoktur. Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden tarafların her ikisinin de emekli oldukları ve gelirlerinin birbirine yakın olduğu görülmektedir. Asgari yaşam giderlerini karşılamaya yeterli ve düzenli geliri bulunan kadın ayrı yaşama hakkı bulunsa bile tedbir nafakası talep edemez. Bu sebeple davalı-davacı kocanın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerektiğini düşündüğüm için sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma-Nafaka Taraflar arasındaki boşanma ve nafaka davalarının birleştirilerek yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı kadın tarafından, her iki dava yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-davacı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Davalı-davacı kadın, birleşen tedbir nafakası davasında ayrı yaşamakta haklı olduğunu ileri sürerek Türk Medeni Kanununun 197. madesi uyarınca tedbir nafakası talebinde bulunmuş, mahkemece davacı-davalı erkek tarafından açılan boşanma davasının reddine, tedbir nafakasına yönelik birleşen dosya yönünden ise ayrı yaşamanın haklı olduğunun ispat edilemediği değerlendirildiğinden, tedbir nafakası...

Somut olayda; ayrı yerlerde açılan davaların; tedbir nafakası ve ziynet alacağı davası ile boşanma davasından ibaret olduğu, buna göre davaların aynı sebepten doğmadığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasında boşanma davası olsun yahut olmasın, eşler evlilik birliğinin ayrı bir dava ile korunmasını isteyebilir (TMK. md 195-201). Tedbir nafakasının boşanma davasında istenilmesini zorunlu kılan bir hüküm yasada yer almamaktadır. Bu durumda, davalardan biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunmadığı ortadadır. Hal böyle olunca mahkemece, tedbir nafakası ile ziynet alacağı istemine ilişkin istemlerin öncelikle tefrik edilerek ayrı esaslara kaydedilmesi ve iş bu davaların esasına girilip hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu birleştirme kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüş, bu husus bozmayı gerektirmiştir....

) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK md.185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (re'sen) almak zorundadır (TMK md.169)....

Kesinleşen yönler hakkında yeniden hüküm kurulması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir. 3-Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre davalı kadın yararına hükmedilen tedbir nafakası azdır. Mahkemece Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir. 4-Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK m. 186/1), geçimine (TMK m. 185/3), malların yönetimine (TMK m. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK m. 185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (re'sen) almak zorundadır (TMK m. 169)....

.-598 K. sayılı ilamı ile davalı lehine 250 TL tedbir nafakasına hükmedildiğini ancak davalının boşanma ilamı kesinleşmeden sigortalı olarak çalışmaya başladığını ve tedbir nafakası şartlarının ortadan kalktığını ileri sürerek, davalı lehine hükmedilen tedbir ve yoksulluk nafakalarının kaldırılmasını talep ve dava etmiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece; yoksulluk nafakası yönünden, henüz bu yoksulluk nafakası muaccel olmadan davanın açılmış olması nedeniyle talebin reddine, tedbir nafakası yönünden ise, davalının boşanma kararı verildikten sonra çalışmaya başlaması, düzenli ve sabit gelirinin bulunması dikkate alınarak dava tarihinden itibaren tedbir nafakasının kaldırılmasına karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından süresinde temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere göre davacı tarafın tüm, davalı tarafın ise sair temyiz itirazları yerinde değildir....

Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından; sadece TMK md. 166/1’den boşanma kararı verilmesi, kusur belirlemesi, tazminatların ve iştirak nafakasının miktarı ile kişisel ilişki düzenlemesi yönünden; davalı erkek tarafından ise kusur belirlemesi, kadına verilen tazminatlar ve müşterek çocuk için hükmedilen iştirak nafakası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yersizdir. 2-Dava, kadın tarafından açılan Türk Medeni Kanununun 166/1 maddesinde düzenlenen evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenine dayalı boşanma davası olup, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda...

Aile Mahkemesi TARİHİ : 09/04/2015 NUMARASI : 2014/409-2015/264 Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Taraflardan kadının akıl hastalığı sebebiyle boşanma davasına karşılık, kocanın açmış olduğu evlilik birliğinin temelinden sarsılma sebebine dayalı karşılıklı boşanma davalarında, mahkeme 07.05.2013 tarihli kararı ile; her iki boşanma davasının kabulüne, tarafların tazminat isteklerinin reddine, davacı-davalı kadın lehine 200 TL tedbir nafakası verilmesine, kadının yoksulluk nafakası ile erkeğin nafaka isteklerinin reddine hükmedilmiş, hükmü davalı-davacı erkek kadının boşanma davası, fer'iler ve alacak davası yönünden temyiz etmiş, Dairemizin 17.02.2014 tarihli ilamı ile hüküm kadının tam kusurlu olması nedeniyle erkek lehine manevi tazminata hükmedilmesi (TMK. mad. 174/2) gerektiği, davacı-davalı kadının dava dilekçesinde...

Aynı yasanın 197.maddesine göre de; eşlerden biri, ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi bicimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşama hakkına sahiptir. Birlikte yaşamaya ara verilmesi haklı bir sebebe dayanıyorsa hâkim, eşlerden birinin istemi üzerine birinin diğerine yapacağı parasal katkıya, konut ve ev eşyasından yararlanmaya ve eşlerin mallarının yönetimine ilişkin önlemleri alır. Tedbir nafakasında eşlerin birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve malvarlıkları ile katkıda bulunmaları gerekir (TMK md. 186/son). Davacı eşin ekonomik durumunun davalı (kocadan) daha iyi olması davalı (kocayı) tedbir nafakası yükümlülüğünden kurtarmaz. Ancak, hükmedilecek nafakanın miktarını tayinde bu husus dikkate alınmak zorundadır. Böylece "hakkaniyet" ilkesine uygun bir nafaka tespit edilebilir (TMK. md. 4). Ayrıca, TMK'nun 327/1 maddesine göre, çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderler ana ve baba tarafından sağlanır....

UYAP Entegrasyonu