Davalı reddedilen tedbir nafakası davasında ileri sürdüğü vakıaları, erkeğin boşanma davasına karşı sunduğu cevap dilekçesinde tekrardan ileri sürmüştür. Kadının bağımsız tedbir nafakası davasının açılmasından daha önceki bir tarihte başlamak üzere tarafların ayrı yaşamaya başladığı, nafaka davasının açılmasından sonra da yeni bir olayın meydana gelmediği, aksini kanıtlar nitelikte bir delililinde bulunmadığı görülmektedir. Bu bağlamda, kadının açtığı nafaka davasında, kusurlu hareketleri nedeniyle ayrı yaşamada haklı olmadığı kabul edilerek davası reddedilip kesinleştiğine ve daha sonra da yeni bir olay meydana gelmediğine göre; eldeki davada davacıya bir kusur yüklenmesi doğru değildir. Hal böyleyken, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davalı kadının tam kusurlu olduğunun kabulü gerekir....
(Muhalif) KARŞI OY YAZISI Davacı - davalı erkek tarafından açılan evlilik birliğinin temelinden sarsılması (TMK m.166/1 ) hukuksal nedenine dayalı boşanma davası ile, davalı-davacı kadın tarafından açılan Türk Medeni Kanununun 197. maddesine dayalı nafaka davasının birleştirilerek yapılan yargılaması sonucunda; erkeğin boşanma davasının kabulüne, kadının nafaka davasının ise ayrı yaşamakta haklı olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş, kadın yararına boşanma davası nedeniyle Türk Medeni Kanununun 169. maddesi uyarınca 250 TL tedbir nafakası verilmesine boşanmaya sebebiyet veren olaylarda ağır kusurlu olduğundan bahisle yoksulluk nafakası (TMK. 175) talebinin reddine karar verilmiştir....
Davalı tarafından bu konuda usulünce yapılmış bir ıslah işlemi de bulunmamaktadır O halde, davalının maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakası talepleri (TMK. md. 174/1-2) hakkında “karar verilmesine yer olmadığına” karar verilecek yerde yazılı şekilde reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. 3-Davalı kadının tedbir nafakası talebi, miktarlarını açıkca belirttiği 28.01.2015 tarihinden başlamak suretiyle kısmen kabul edilmiştir. Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK.md.186/1), geçimine (TMK.md.185/3), malların yönetimine (TMK. md. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK.md.185/2) ilişkin geçice önlemleri kendiliğinden (re'sen) almak zorundadır (TMK.md.169)....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Boşanma-Nafaka Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm her iki dava yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle fiili ayrılığın başlı başına boşanma nedeni olmadığının ve terk hukuki nedenine dayalı bir boşanma davası da bulunmadığının anlaşılmasına göre davacı-davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Davalı-davacı kadın tarafından açılan ve boşanma davası ile birleştirilen dava, Türk Medeni Kanununun 197. maddesine dayanan tedbir nafakası isteğine ilişkindir. Tedbir nafakasının gelecek yıllarda ne miktar arttırılacağına ilişkin Türk Medeni Kanununun 197. maddesinde bir hüküm bulunmamaktadır....
Mahkemece davalı-karşı davacı kadının çalışıp çalışmadığı, çalışıyor ise hangi tarihte çalışmaya başladığı ve gelirinin düzenli ve sürekli olup, kendisini yoksulluktan kurtarıp kurtarmayacağının (TMK.md. 175/1) araştırılarak, sonucu uyarınca karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yoksulluk nafakası hakkında yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir. 3-Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK md.186/1), geçimine (TMK md.185/3), malların yönetimine (TMK md. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK md.185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (re'sen) almak zorundadır (TMK md.169)....
Ancak davacı-karşı davalı kadının evlilik birliğinin sarsılması sebebine dayalı (TMK m.166/1) ve hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış sebebine dayalı (TMK m.162) boşanma davaları ile bağımsız tedbir nafakası davası (TMK m.197) olup, davalı-karşı davacı erkeğin ise terk hukuki sebebine dayalı boşanma davası (TMK m.164) varken; gerekçede TMK 166/1-2. maddesine dayalı tek boşanma davasından bahsedilmiş, hangi davanın hangi gerekçe ile kabul veya reddedildiği belirtilmediği gibi,boşanma davasının kabulüne dayanak "vakıalar" ve taraflara yüklenen kusurlar ayrı ayrı gerekçede gösterilmemiştir. Yerel mahkemenin hangi delillerle sonuca ulaştığını değil, dayanılan delillerde yer alan hangi vakıanın kabul edildiğini Yargıtay denetimine elverişli şekilde gerekçeli olarak açıklaması zorunludur. Bu nedenle, gerekçesiz şekilde hüküm kurulması da usul ve kanuna aykırıdır....
Ortak çocukların tedbir nafakası davasının açılmasından önce ve halen davacı-davalı (kadın) yanında yaşadıkları ve eşlerin çocukların bakım ve eğitim giderlerine katılmakla yükümlü olmalarına (TMK.md. 182/2, 185/2, 197/son) göre; tedbir nafakası dava tarihinden başlamak üzere müşterek çocuklar Özlem ve Duygu için (çocuklardan Özlem yargılama sırasında ergin hale geldiğinden, ergin olduğu tarihe kadar ödenmek üzere), uygun miktarda tedbir nafakası takdir edilmesi gerekirken; yazılı şekilde çocuklara yönelik tedbir nafakası talebinin de reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş, bozmayı gerektirmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : BANAZ ASLİYE HUKUK(AİLE) MAHKEMESİ TARİHİ : 09/12/2014 NUMARASI : 2013/106-2014/545 Asıl dava, TMK'nun 197.maddesine dayalı tedbir nafakası, birleşen dava TMK'nun 166.maddesine dayalı boşanma istemine ilişkin olup, hüküm birleşen dosya davacısı tarafından boşanma ve fer'i olan tedbir nafakası yönünden temyiz edilmiştir. Davanın bu niteliğine göre inceleme görevi Yargıtay 2.Hukuk Dairesinindir. Bu itibarla dosyanın gerekli inceleme yapılmak üzere Yüksek 2.Hukuk Dairesine gönderilmesine, 09.03.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm velayet ve nafaka miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Tarafların müşterek çocuğu ... 27.03.1991 doğumlu olup dava tarihinden önce onsekiz yaşını doldurmuş ve ... (TMK. md.11) hale gelmiştir. ... olan çocuk için, velayeten tedbir ve iştirak nafakası istenmesi yasal olarak mümkün değildir. Müşterek çocuk ... tarafından harcı verilerek usulüne uygun olarak açılmış bir yardım nafakası davası (TMK.md.336/1) da yoktur. Mahkemece müşterek çocuk ...'...
Davacı-davalı kadın tarafından açılan bağımsız tedbir nafakası davasına ( TMK m. 197) karşı erkek tarafından boşanma davası ( TMK m. 166/1) açılmış, mahkemece yapılan yargılama sonucunda; kadının bağımsız tedbir nafakası davasının kabulü ile kadın ve ortak çocuk yararına tedbir nafakasına, erkeğin boşanma davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına, velayetin anneye verilmesine, kadın lehine yoksulluk nafakası ile ortak çocuk yararına iştirak nafakasına ve tarafların eşit kusurlu olması sebebiyle kadının maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiş, verilen bu karara karşı davalı-davacı kadın tarafından karşı davanın kabulü, kusur belirlemesi, tazminat taleplerinin reddi ile nafakaların miktarı yönünden temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 08.12.2016 tarihli ilamı ile hükmün onanmasına karar verilmiştir. Davalı-davacı kadın süresi içerisinde karar düzeltme talebinde bulunmuştur....


