WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davada; davalı kocanın boşanma davası açtığı, boşanma davasının redle sonuçlanmasına rağmen ayrı yaşamın devam ettiği ileri sürülerek işi ve geliri bulunmayan davacı lehine tedbir nafakası istenilmiş; mahkemece, davalı tarafından açılan boşanma davasından sonra tarafların bir araya gelmek için çaba göstermedikleri, boşanma davasında da tarafların ayrı yaşamasına sebep olan olayın neden kaynaklandığının kesin biçimde tespit edilemediği, davacının ayrı yaşamada haklılığını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. TMK’ nun 195.maddesi uyarınca, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi veya evlilik birliğine ilişkin önemli bir konuda uyuşmazlığa düşülmesi halinde eşler ayrı ayrı veya birlikte hâkimin müdahalesini isteyebilirler....

Kanun, birlikte yaşamaya ara verilmesinin haklı sebebe dayanması halinde, eşlerden birinin istemi üzerine, birinin diğerine yapacağı parasal katkıya ilişkin önlemlerin alınacağını öngörmektedir (TMK. m. 197/2). Bu hükümde, ayrı yaşamakta haklı olan eşin diğerinden parasal katkı isteyebilmesi için “gelirinin bulunmaması” unsuruna yer verilmemiştir. Dolayısıyla, davacı-karşı davalı(nın) gelirinin bulunması, Türk Medeni Kanununun 197'nci maddesine göre, lehine nafaka tayinine engel değildir. Bu eşin gelirinin bulunması, tayin olunacak nafakanın miktarını belirlemede nazara alınabilir. Davacı-karşı davalının ayrı yaşamakta haklı olduğu gerçekleştiğine göre, lehine uygun miktarda tedbir nafakası tayini gerekirken, isteğin reddi doğru bulunmamıştır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda (2.) bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ise yukarıda (1.) bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın...'...

Dairemizin 12.09.2017 tarih. 2016/4021 esas ve 2017/9350 karar sayılı bozma ilamı ile davacı-karşı davalı kadının tam kusurlu olduğu ve ayrı yaşamakta haklı olmadığı, yararına TMK'nun 197. maddesinin koşulları gerçekleşmediğinden bağımsız tedbir nafakasına hükmedilemeyeceği; erkeğin açtığı boşanma davasında TMK'nun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca tarafların ekonomik ve sosyal durumları gözetilerek kadın yararına tedbir nafakasına hükmedilmesi gerektiği belirtilerek, bu yönde karar verilmek üzere hüküm bozulmuştur. Boşanma kararı kesinleşmeden davacı erkek 26.09.2017 tarihinde ölmüştür....

Aile Mahkemesinin 2009/908 Esas 2010/430 Karar sayılı ilamı ile hükmedilen 200 TL aylık tedbir nafakasının dava tarihinden itibaren geçerli olmak ve fiili ayrılığın devamı müddetince sürmek üzere 200 TL arttırılarak toplam aylık 400 TL'ye yükseltilmesine, davalı tarafın talebi doğrultusunda hükmedilen tedbir nafakasının kararın kesinleştiği tarih baz alınarak her yıl TÜİK'in açıkladığı resmi TEFE - TÜFE artış oranlan ortalamasına göre arttırıma tabi tutulmasına karar verilmiştir. Gerek cevap dilekçesi gerekse yargılamanın ilerleyen aşamalarındaki beyanlarından anlaşıldığı üzere davalı kadının kendisi için istediği düzenli nafaka talebi bağımsız tedbir nafakası davası (TMK m. 197) niteliğinde olup, değer ölçüsüne göre nispi harca tabidir. Davalı kadın tarafından bu talebine ilişkin harcı yatırılarak usulüne uygun şekilde açılmış bağımsız veya karşı bir davası ise bulunmamaktadır. O halde mahkemece, davalı kadının TMK m. 197....

Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-davacı erkeğin kendi boşanma davası, kusur belirlemesi ve fer’ileri ile kadın yararına TMK’nun 169. maddesi uyarınca hükmolunan tedbir nafakasına yönelik temyiz itirazları yersizdir. 2-Davalı-davacı erkeğin kadının boşanma davasının kabulü ile maddi tazminat ve yoksulluk nafakasına ilişkin temyiz itirazlarının incelemesine gelince: Davacı-davalı kadın tarafından, 09.12.2013 tarihinde münhasıran TMK 197. maddesinden kaynaklanan tedbir nafakası davası ikame edilmiş, davalı-davacı erkek tarafından da, 28.04.2014 tarihinde ise ... 3....

Aile Mahkemesinin 2011/2325 esas, 2013/495 karar sayılı, 07/05/2013 tarihli karar içeriğinden; alacaklı ... tarafından 28/12/2011 tarihinde haklı sebeplerle ayrı yaşama hakkına dayanarak tedbir nafakası istemi ile açılan davanın borçlu ... tarafından açılan boşanma davası ile birleştirildiği, yapılan yargılama sonucunda aile mahkemesince asıl dava olan boşanma davasının reddine; karşı tedbir nafakası talebine ilişkin birleşen davanın kısmen kabulüne ve aylık 300,00 TL tedbir nafakasının birleşen davanın açıldığı tarihten itibaren borçlu ...'den tahsiline karar verildiği ve hükmün 04/07/2013 tarihinde kesinleştiği görülmektedir. TMK'nun 169.maddesinde boşanma veya ayrılık davası açılması halinde hakim tarafından alınması gereken geçici önlemler hüküm altına alınmıştır. Aynı Yasa'nın 197. maddesinde ise, birlikte yaşamaya ara verilmesi halinde taraflardan birinin istemi üzerine hakim tarafından alınacak önlemler düzenlenmiştir....

Somut olayda; davacı kadın vekili 12.03.2015 tarihli celsede; davayı boşanma ve nafaka yönünden açmış iseler de, boşanma talebinden vazgeçtiklerini, davaya yalnızca nafaka yönünden devamını istediklerini beyan etmişlerdir. O halde boşanma davası sözlü ıslah ile Türk Medeni Kanununun 197. maddesinden kaynaklanan nafaka davasına dönüştüğü halde boşanma davası varmış gibi boşanma davasının feragat nedeni ile reddi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir. 3-Davacı kadın tarafından münhasıran Türk Medeni Kanununun 197. maddesinden kaynaklanan tedbir nafakası davası ikame edilmiş olup taraflar boşanmadığı halde hükmedilen tedbir nafakasının yoksulluk nafakası şeklinde devamına karar verilmesi doğru görülmemiştir. 4-Kanunda yazılı haller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir (HMK m.326/1) yargılama giderlerine re'sen hükmedilir (HMK m.332/1). Vekalet ücreti de yargılama giderlerindendir (HMK m.323)....

Davacı-davalı erkek tarafından açılan evlilik birliğinin temelinden sarsılması (TMK m. 166/1) hukuksal nedenine dayalı boşanma davası ile, davalı-davacı kadın tarafından açılan Türk Medeni Kanununun 197. maddesine dayalı nafaka davasının birleştirilerek yapılan yargılaması sonucunda; erkeğin boşanma davasının kabulüne, kadının nafaka davasının ise ayrı yaşamakta haklı olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş, kadın yararına boşanma davası nedeniyle Türk Medeni Kanununun 169. maddesi uyarınca 250 TL tedbir nafakası verilmesine boşanmaya sebebiyet veren olaylarda ağır kusurlu olduğundan bahisle yoksulluk nafakası (TMK m. 175) talebinin reddine karar verilmiştir....

(TMK.md.182) O halde velayeti temyiz edene tevdi edilen çocuklar için ... devleti tarafından nafaka ödendiği gerekçesi ile iştirak nafakasına hükmedilmemesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. 3-Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK md.186/1), geçimine (TMK md.185/3), malların yönetimine (TMK md. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK md.185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (re'sen) almak zorundadır (TMK md.169)....

DAVA TÜRÜ :Boşanma - Tedbir Nafakası Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı-davacı (kadın) tarafından; tedbir nafakası, vekalet ücreti ve yargılama gideri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle mahkemece hükmedilen her iki vekalet ücretinin de davalı-davacı kadın lehine hükmedildiğinin anlaşılmasına göre davalı-davacı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Mahkemece davalı-davacı kadının ayrı yaşamakta haklı olduğu kabul edilerek kendisi ve yanında bulunan müşterek çocuğu yararına Türk Medeni Kanununun 197. maddesi gereğince tedbir nafakasına hükmedilmesine rağmen; bu nafakaların başlangıç tarihi olarak, daha sonra açılan boşanma davasının dava tarihinin esas alınması ve yine bu tedbir nafakalarının ayrı yaşama durumu devam ettiği...

UYAP Entegrasyonu