Mahkemesindeki dava iflas eden ......şirketi yönünden iflas dairesine ihbar edilmiştir. 19/01/2022 tarihli celsede, iflas eden şirketle ilgili iflas tarihi itibariyle asıl ve birleşen dosyalar yönünden kayıt ve kabulü gereken miktar var ise belirlenmesi için dosya en son rapor düzenleyen bilirkişilere tevdii edilmiş, bilirkişilerden alınan 03/03/2022 tarihli ek raporda; "...1. Davacının asıl dava ve birleşen...davasında davacının ...'tan talep edebileceği herhangi bir alacak bulunmadığı, 2. Davacının asıl dava ve birleşen ....Şirketi'nden iflas tarihi itibariyle giderler ve faiz dahil kayıt ve kabulü gereken herhangi bir alacağının bulunmadığı, 3. Karşı davacının asıl dava davacısına fazla ödemeden kaynaklı alacak tutarı, gecikme cezası tazminatı ve teknik personel bulundurmama cezası dahil toplam 3.021.946,95-TL fazla ödeme yaptığı, bu bedele teminat sebebi ile tutulması gereken miktarın dahil olmadığı, 4....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR ESAS NO : 2019/376 Esas KARAR NO : 2021/71 DAVA : Kayıt Kabul DAVA TARİHİ : 19/01/2009 DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 20/02/2009 KARAR TARİHİ : 04/02/2021 Mahkememizde görülmekte olan kayıt kabul ve alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı idare tarafından ihale olunan "İstanbul -Bahçeşehir Toplu Konut Alanı VII....
genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabilir. (3)Ayrıca, kısmi eda davasının açılabildiği hâllerde, tespit davası da açılabilir ve bu durumda hukuki yararın var olduğu kabul edilir.” düzenlenmesi bulunmakta iken; 7251 sayılı Kanun’un 7. maddesi ile madde başlığı “Belirsiz alacak davası”; 2. fıkrası “(2) Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesi mümkün olduğunda, hâkim tarafından tahkikat sona ermeden verilecek iki haftalık kesin süre içinde davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın talebini tam ve kesin olarak belirleyebilir....
yönünden davaya kayıt kabul davası olarak devam edildiğinden davacının ödemiş olduğu toplam 126.640,00 TL'nin davalı ... hakkında iflas işlemlerini yürüten Bakırköy ... İflas Dairesi'nin ... iflas sayılı dosyasında müflise ait iflas masasına davacı alacağı olarak kayıt ve kabulüne karar verilmiştir. Davalı ......
İflas İdaresi Müdürlüğü’nün / sayılı iflas dosyasında yürütüldüğünü, birinci alacaklılar toplantısı yapılmasına ve sıra cetveli hazırlanmasına rağmen ikinci alacaklılar toplantısının henüz yapılmadığını, davacının iflas idaresine başvuruda bulunduğunu, davacının gazete ilanı yapıldıktan çok sonra başvuruda bulunduğunu, idarenin talebe ilişkin henüz karar almadığını, davacının talebinin alacak talebi olmayıp taşınmazın devrine ilişkin olduğunu, iflas idaresi tarafından cevap verilmeden dava açıldığını İİK madde 198 gereği konusu para olmayan alacaklarında iflas ile birlikte kendiliğinden para alacağına döneceğini, iflastan sonra müflis hakkında dava açılamayacağını ancak sıra cetveline itiraz davası açılabileceğini, bunun içinde henüz şartların oluşmadığını belirterek davanın açılmasında hukuki yararın olmamasıda dikkate alıranak davanın reddine karar verilmesinin talep etmiştir....
Hukuk Dairesince 01.03.2004 gün ve 12835-2441 sayı ile; "1- 18.4.2002 tarihli 53 örnek sayılı icra emrini içeren tebligatın sanığa tebliğ edilemediği ve atılı suçun oluşmadığı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, 2- 18.4.2002 tarihli icra emrinde aylık nafaka alacaklarının talep edilmediği, istenen TL'den ibaret birikmiş nafakanın adi alacak niteliğinde bulunduğu ve bunu ödememenin ise İİK.nun 344. maddesinde yer alan suçu oluşturmadığı gözetilmeyerek mahkûmiyet hükmü kurulması, 3- Kabule göre de; Şikayet tarihinden önce ve sonra sanık tarafından icra dosyasına ödemelerde bulunulduğu anlaşılmakla, sanık hakkında TCK.nun 59/2. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı karar yerinde tartışılmadan hüküm kurulması" isabetsizliğinden hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Yerel Mahkeme ise 23.06.2004 gün ve 3952-3945 sayı ile kabule ilişkin bozma nedenine uymuş, ancak diğer bozma nedenleri yönünden; "Şikayete esas Şişli 2....
Taraflar arasındaki dava İİK. 235 ve devamından kaynaklanan, uygulamada kayıt kabul davası olarak nitelendirilen ve kanunda ise sıra cetveline itiraz olarak belirtilen, tahsili amaçlamayan, sadece iflas masasına kayıt yapılmasını amaçlayan bir davadır. İİK m.235/f.1 hükmüne göre "Sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin ilanından itibaren onbeş gün içerisinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecburdurlar". Kayıt kabul aşamasında iflas dairesince davacının talep ettiği miktar oranında alacaklı olduğunu ortaya koyan yeterli belge olmadığından alacağın reddedildiği açıktır. Kayıt kabul davası bilindiği üzere alacağı kısmen veya tamamen red edilen alacaklı tarafından iflas idaresine karşı açılır. Davada husumet iflas masasına yöneltilmelidir. İflas masasının temsilcisi adi tasfiyede iflas idaresi, basit tasfiyede ise somut olayda olduğu gibi iflas dairesidir....
Taraflar arasındaki dava İİK. 235 ve devamından kaynaklanan, uygulamada kayıt kabul davası olarak nitelendirilen ve kanunda ise sıra cetveline itiraz olarak belirtilen, tahsili amaçlamayan, sadece iflas masasına kayıt yapılmasını amaçlayan bir davadır. İİK m.235/f.1 hükmüne göre "Sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin ilanından itibaren onbeş gün içerisinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecburdurlar". Kayıt kabul aşamasında iflas dairesince davacının talep ettiği miktar oranında alacaklı olduğunu ortaya koyan yeterli belge olmadığından alacağın reddedildiği açıktır. Kayıt kabul davası bilindiği üzere alacağı kısmen veya tamamen red edilen alacaklı tarafından iflas idaresine karşı açılır. Davada husumet iflas masasına yöneltilmelidir. İflas masasının temsilcisi adi tasfiyede iflas idaresi, basit tasfiyede ise somut olayda olduğu gibi iflas dairesidir....
un iflas erteleme davası açtığı, 28/02/2013 tarihi itibariyle iflas davasının ekonomik darlık veya baskı unsuru oluşturduğunun söylenemeyeceği, TBK.nun 28.maddesi uyarınca sözleşmenin imzalandığı sırada gabin koşullarının gerçekleşmesi gerektiği, bir sözleşmede karşılıklı edimler arasında açık bir oransızlık varsa, bu oransızlık, zarar görenin zor durumda kalmasından veya düşüncesizliğinden ya da deneyimsizliğinden yararlanılmak suretiyle gerçekleştirildiği takdirde gabin unsurunun gerçekleşebileceği, iflas erteleme davasının açılma tarihinin protokolün imza tarihinden yaklaşık 1 yıl olması sebebiyle davacı açısından zor durumda kalma halinin gerçekleşmediği, davacının büyük bir inşaat şirketi olması sebebiyle gabinin subjektif unsurları olan deneyimsizlik, düşüncesizlik halinin de bulunamayacağı, 300.000.000 TL'lik gelir yerine imzaladığı protokol ile 30.000.000 TL'lik bir gelir elde etmeyi kabul etmesinin davacının yapmış olduğu ticari işlem hacmi düşünüldüğünde mümkün bulunmadığı...
DAVA : Alacak (Kooperatif Üyeliğinin Sona Ermesi Nedeniyle) DAVA TARİHİ : ... KARAR TARİHİ : ... GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/03/2023 Mahkememizde görülmekte olan alacak (kooperatif üyeliğinin sona ermesi nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın davalı kooperatifin üyesi iken kooperatifçe adına daire teslim edilmeyeceğinin kendisine şifai olarak bildirilmesi üzerine anılan kooperatiften ayrılmak için müracaat ettiğini, kooperatif yetkililerinin ... tarihinde müvekkili ...'dan çıkmak için dilekçe alıp kendisine 62.820,00-TL tutarlı 1 adet ... vade tarihli kambiyo senedi düzenleyerek teslim ettiklerini, bu arada kooperatifin Kayseri ......


