Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Alacaklı tarafından başlatılan genel haciz yoluyla ilamsız icra takibinde, borçlunun icra mahkemesine başvurusunda; ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğunu, takipten 23.12.2020 tarihinde haberdar olduğunu ve sair şikayetini ileri sürerek takibin iptalini istediği, İlk Derece Mahkemesince; usulsüz tebligat şikayetinin kabulü ile ödeme emri tebliğ tarihinin 23.12.2020 olarak düzeltilmesine karar verildiği, alacaklının istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; tebliğ işleminin usule uygun olduğu gerekçesi ile alacaklının istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına ve yerine, usulsüz...
Somut olayda haciz, şikayete konu ödeme emirlerinin tebliğ tarihine göre takibin kesinleşmesinden sonrasına ilişkin ise de; usulsüz tebligat şikayetleri nedeniyle haczin geçerli olup olmayacağı, tebligat usulsüzlüğü şikayeti üzerine verilen kararın kesinleşmesi ile açıklık kazanacaktır. Bu durumda, mahkemece usulsüz tebligat şikayetine konu olan aynı mahkemenin 2015/159 E. - 2015/213 K. sayılı dosyasında verilen kararın kesinleşmesi beklenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, kararın bu nedenle bozulması gerekirken onandığı anlaşılmakla, borçluların karar düzeltme isteminin kabulüne karar verilmiştir. SONUÇ : Borçluların karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 20.03.2017 tarih ve 2016/12825 E. - 2017/4168 K. sayılı onama ilamının kaldırılmasına, mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 05.07.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Söz konusu ihale, 13.03.2015 tarihinde yapıldığından ve borçluya yapılan satış ilanı tebligatı usulsüz olduğundan, borçlunun, şikayet tarihinden daha önceki bir tarihte ihaleden haberdar olduğuna ilişkin bir bilgi de bulunmadığından, 03.02.2016 tarihinde ileri sürülen ihalenin feshi istemine ilişkin şikayet süresindedir. O halde, mahkemece, işin esasının incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, istemin süreden reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22.02.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi....
İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki ödeme emri tebligat işleminin usulsüz olduğuna dair şikayet uyuşmazlığından dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince; şikayetin kabulü ile ödeme emri tebligatının tebliğ tarihinin iptaline, ödeme emrinin borçluya tebliğ tarihinin, ıttıla tarihi olarak beyan edilen 16.02.2021 olarak tespit ve kabulüne karar verilmiştir. Kararın şikayet edilen alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine hükmedilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayet edilen alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I....
Örnek 10 ödeme emri tebliğ tarihinin düzeltilmesinin, borca ve imzaya itiraz süresi, takip dayanağı senedin vasfına yönelik şikayet süresi, ödeme süresinin başlaması ve takibin kesinleşmesi gibi nedenlerle borçlular yararına sonuçları doğmaktadır. O halde mahkemece borçluların usulsüz tebligat şikayetinin esasının incelenmesi, ödeme emrinin borçlulara usulsüz tebliğ edildiğinin tespiti halinde ise, Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca öğrenme tarihine göre tebliğ tarihinin düzeltilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Borçluların temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04/05/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Somut olayda borçlunun şikayeti tebligat usulsüzlüğüne ilişkin olup, borçlu dilekçesinde öğrendiği tarihi belirtmemiş ise de; dava tarihi itibariyle usulsüz tebliğden haberdar olduğunun kabulü gerekir. Aksi alacaklı tarafından iddia edilmediğinden ve dosyada daha evvel haberdar olduğuna dair bir delil de bulunmadığından istemin süresinde olduğu kabul edilerek işin esası incelenerek karar verilmesi gerekirken bu husus gözardı edilerek şikayetin yazılı şekilde reddine karar verilmesi isabetsizdir. Kabule göre de; mahkemece tebligat usulsüzlüğüne ilişkin şikayet reddedilerek icra inkar tazminatına hükmedilmişse de, tebligat usulsüzlüğüne ilişkin şikayetin reddi halinde icra inkar tazminatı verileceğine ilişkin yasal düzenleme olmadığından tazminata ilişkin verilen karar da doğru değildir....
Borçlunun, kendisine gönderilen ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğunu ileri sürerek, tebliğ tarihinin düzeltilmesi istemiyle icra mahkemesine başvurması “şikayet” niteliğinde olup, İİK’nun 16/1. maddesi gereğince, şikayetin, öğrenme tarihinden itibaren yedi günlük sürede yapılması zorunludur (HGK. 05.06.1991 tarih ve ... E., ... K.). Somut olayda, borçlu tarafından icra mahkemesine sunulan 11.05.2016 tarihli şikayet dilekçesinde, takipten haberdar olma tarihi olarak 03.05.2016 tarihi bildirildiği gibi, borçlu vekilinin 03.05.2016 havale tarihli dilekçesi ile icra müdürlüğüne başvurarak takip dosyasının fotokopisini talep ettiği gözetildiğinde, borçlunun 11.05.2016 tarihinde icra mahkemesine yaptığı şikayetin yasal yedi günlük süreden sonra olduğu anlaşılmaktadır. O halde, mahkemece, usulsüz tebligat şikayetinin süre aşımından reddi gerekirken, şikayetin esasının incelenerek yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir....
Mahkemece; evrak üzerinden yapılan incelemede şikayetcinin bu takipte taraf olmadığı ve şikayetci aleyhine yapılan bir takip bulunmadığı, bu nedenle takipte taraf olmayan 3. kişi konumundaki davacının borçlu şirket aleyhine verilmiş olan ilam gereği seferden men kararı verilmesinin usulsüz olduğuna yönelik şikayetinin aktif dava ehliyetinin bulunmaması nedeniyle husumet yönünden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. HUMK'nun 76.maddesi gereğince davada dayanılan maddi olguların bildirilmesi taraflara, hukuki nitelendirme hakime aitttir. Somut olayda davacı 3.kişi vekili, dava dışı borçludan hacizden önce satın aldığı geminin kendisine ait olduğunu belirterek geminin seferden men'ine ilişkin karar ile haczin kaldırılmasını dava ve talep ettiğinden istem İİK 96 ve devamı maddelerine dayalı istihkak davası olup, talebin şikayet olarak nitelendirilmesi doğru görülmemiştir....
Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayet edilen alacaklılar tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. ŞİKAYET Şikayetçi borçlu şikayet dilekçesinde; Ankara 10. İcra Müdürlüğü'nün 2009/3027 Esas sayılı takip dosyasında Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/6 Esas sayılı dosyasındaki 28.03.2019 tarihli celsede verilen karara dayalı olarak tapu kaydına haciz konulduğunu, gerekçeli kararın halen yazılmadığını, duruşma tutanağına dayalı olarak konulan haczin usulsüz olduğunu ileri sürerek şikayetin kabulü ile haczin kaldırılmasını talep etmiştir. II. CEVAP Şikayet edilen alacaklılar cevap dilekçesinde; şikayetçiden olan vekalet ücreti alacağını tahsil için Ankara 10....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki sıra cetveline şikayetin yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı şikayetin kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde şikayet olunan şirket vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -K A R A R- Şikayetçi vekili, şikayet olunan ...’un iflasa tabi kişilerden olmamasına rağmen iflas yoluyla kambiyo senetlerine mahsus iflas yoluyla takip yapıldığını, müvekkilinin alacaklı olduğu takibin icra emrinin tebliğ edildiği gün, şikayet olunanların taraf olduğu takipteki ödeme emrinin icra müdürlüğünde borçluya tebliğ edildiğini, aynı tarihte borçlunun İİK’nundaki sürelerden feragat ederek sıra cetveline konu aracına haciz konulduğunu, bu haczin usulsüz olduğunu, şikayet olunanlar arasında muvazaa olduğunu ileri sürerek, sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir....


