WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

İleri sürülen temyiz itirazları yerinde değil ise de, İİK'nın 82. maddesine dayalı olarak haczedilmezlik şikayetinde bulunulabilmesi için, şikayet tarihi itibariyle hukuken geçerli bir haczin varlığı şarttır. Bu nedenle borçlunun haczedilmezlik şikayetinde bulunması üzerine, öncelikle İİK'nın 106. ve 110. maddeleri uyarınca haczin düşmüş olup olmadığının belirlenmesi gerekir. Şikayet tarihinden önce yukarıda belirtilen maddeler uyarınca haczin düşmüş olduğunun belirlenmesi halinde, şikayetin konusu olmayacağından, başvurunun fuzuli yapıldığı kabul edilmelidir. Bununla birlikte, şikayet tarihi itibariyle satış isteme sürelerinin henüz dolmadığı hallerde ise şikayetin incelenmesi sırasında haczin ayakta olup olmadığının mahkemece değerlendirilmesi ve haczin düştüğünün tespiti halinde, şikayetin konusuz kaldığının kabulü gerekeceğinden, şikayetin esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerekecektir....

Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davalılar/alacaklılar tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Alacaklılar tarafından borçlu ... hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan icra takibinin kesinleşmesinden sonra adı geçen borçlu adına kayıtlı taşınmaz üzerine 04.03.2022 tarihinde haciz konulduğu ve borçlunun İİK'nın 82. maddesinin 1. fıkrasının 12. bendine dayalı olarak haczin kaldırılması talebi ile icra mahkemesine başvurduğu, ilk derece mahkemesince şikayetin kabulüne karar verildiği, alacaklıların istinaf istemi ile Bölge Adliye Mahkemesine başvurulduğu ve Bölge Adliye Mahkemesince şikayet konusu haczin şikayet tarihinden sonra düştüğü gerekçesiyle şikayetin konusu kalmadığına...

İcra dosyasında tebligat yapılan... getirtilen nüfus kayıtları ve ticaret sicil kaydına göre yüklenici şirket yetkililerinin kardeşi olup davacı yüklenici tarafça tebligatın Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine aykırı şekilde yaptırıldığı anlaşılmaktadır. İcra dosyasında yapılan tebligat geçersiz kabul edilerek takip durdurulduğu ve hacizler kaldırıldığından konulan ve infaz edilen haciz işlemi haksız hale gelmiştir. Haksız yere haciz konulup mallarının muhafaza altına alnıması halinde haksız haciz konulmasını talep eden alacaklı ve geçersiz tebligatla icra takibinin kesinleşmesini ve haksız haczin yapılmasını sağlayan, usulsüz olarak tebligatı kabul eden ..., uğranılan maddi zarar ile haksız haciz ile muhafaza altına alma eylemi o kimsenin şeref ve haysiyetini ihlal eden, kişilik hakkına haksız saldırı teşkil eden eylemlerden olduğundan, haczin uygulandığı tarihte yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 49. maddesi hükmünce manevi tazminattan sorumludur. ......

Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davanın dava şartı yokluğundan reddedilmesi nedeniyle davalı alacaklı yararına kötüniyet tazminatı takdir edilmemesinde ve lehine maktu vekalet ücreti verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davacının haczin kaldırılmasına yönelik talebinin icra müdürlüğü tarafından yerine getirilmemesinin şikayet davası konusu olmasına göre, davacı ve davalı alacaklı vekillerinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 1,25 TL kalan onama harcının temyiz eden davacı 3.kişiden ve davalı alacaklıdan ayrı ayrı alınmasına 1.2.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Ödeme emri tebliğ işleminin usulsüzlüğüne ilişkin şikayet, İİK'nun 16/1. maddesi uyarınca usulsüz tebliğ işleminin öğrenildiği tarihten itibaren yedi günlük sürede yapılmalıdır. HGK'nun 5.6.1991 tarih ve 1991/12-258 Esas ve 1991/344 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere "....usulsüz tebliğ işlemini öğrenen muhatabın bu tebliği öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde şikayet yolu ile tebligatın usulsüzlüğünü icra mahkemesi önüne getirmesi gereklidir." Borçlunun bildirdiği öğrenme tarihi esas olup bu tarihin aksi karşı tarafça ancak yazılı belge ile ispatlanabilir. HGK'nun 12.02.1969 tarih ve 1967/172-107 sayılı kararında da benimsendiği üzere muhatabın beyan ettiği tarihin aksi tarih beyanıyla ispat edilemez. 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi gereğince, tebligatın usulsüz olması halinde muhatabı tebliğinden haberdar olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi olarak kabul edilir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Şikayet Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: K A R A R Tapu Sicil Müdürlüğü'nün 03.08.2010 tarihli yazısında haczin İİK'nun 106. ve 110. maddeler gereğince kaldırıldığının ve haczin kaldırılması işleminin şikayet konusu yapıldığı anlaşılmaktadır. İcra Mahkemesi kararlarından hangilerinin temyiz olunabileceği özel hükümlerle ve genel olarak da İİK'nun 363. maddesinde birer birer açıklanıp gösterilmiştir. Bunların dışında kalan Mahkeme kararları kesindir....

Hukuk Dairesi'nin 26.11.2018 tarih ve 2018/1272 E.-2018/2482 K. sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği görülmektedir. Şikayetçi, iddiasının dayanağı olan bütün vakıaları şikayet dilekçesinde göstermek zorundadır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 25. maddesi hükmüne göre de, hakim, şikayet dilekçesinde bildirilen vakıalarla bağlı olup, ileri sürülmeyen maddi olayları kendiliğinden gözetemez. Somut olayda, yukarıda içeriği özetlenen şikayet dilekçesi kapsamına göre, şikayetçi borçlunun vekiline yapılan satış ilanı tebliğ işleminin usulsüz olduğu açıkça ileri sürülmediği halde, ilk derece mahkemesince, borçlunun dilekçesinde dayandığı vakıaların dışına çıkılıp re'sen dikkate alınacak hususlar kapsamında da olmayan tebligat usulsüzlüğü nedenine dayalı olarak ihalenin feshine karar verilmesi, bölge adliye mahkemesince de istinaf başvurusunun esastan reddi doğru bulunmamıştır....

Bu durumda yukarıda belirtilen yasa maddesi uyarınca gelir aylık ve ödenekler borçlunun muvafakati bulunmadıkça nafaka borçları dışında haczedilemez. Somut olayda, borçlunun Emekli Sandığından almakta olduğu emekli maaşına borçlunun muvafakatinden sonra haciz konulduğu dikkate alındığında 5510 sayılı kanunun 93. maddesi uyarınca yasanın yürürlük tarihi olan 01.10.2008 tarihinden sonra şikayet halinde hacizlerin kaldırılması gerekeceğinden mahkemece şikayet tarihi olan 03/11/2008 tarihi de nazara alınarak bu tarih itibariyle şikayetin kabulü ile haczin kaldırılmasına karar vermek gerekirken borçlunun muvafakat ettiği gerekçe yapılarak istemin tümden reddi doğru değildir. SONUÇ : Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 28.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi....

İcra mahkemeleri, önlerine gelen takip hukukuna yönelik şikayet, itiraz ve itirazın kaldırılması talepleri hakkında kabul ya da ret kararı vermek zorunda olup, bu talepler hakkında görevsizlik kararı veremezler. Ancak dava niteliği taşıyan ve apaçık genel mahkemelerin görevine girdiği belli olan, örneğin; boşanma, tapu iptal ve tescil, nüfus, ortaklığın satış yoluyla giderilmesi...vb. davalar hakkında ise görevsizlik kararı vermeleri gerekmektedir....

Tersanesi’nde haciz konulması ve kıymet takdirinin yapılmasının istendiği, bu talimat uyarınca konulan haczin yukarıda açıklanan şekilde "nokta haczi" niteliğinde olduğu anlaşılmakla, haczin kaldırılması şikayetini inceleme yetkisi, haciz kararını veren esas icra müdürlüğünün bağlı olduğu icra mahkemesine ait olup, anılan yetki, kamu düzenine ilişkin kesin yetki niteliğinde olduğundan mahkemece re'sen nazara alınmalıdır. O halde mahkemece, yetkisizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca re'sen (BOZULMASINA), bozma nedenine göre borçlunun temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11.01.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi....

UYAP Entegrasyonu