WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki sıra cetvelindeki sıraya şikayet davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde taraflar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -K A R A R- Şikayetçi vekili, ... .... ... Müdürlüğünün 2015/7892 Esas sayılı takip dosyasında hazırlanan ....09.2015 tarihli sıra cetvelinde şikayet olunanın takibinin usulsüz ödeme emri tebliği ile kesinleştirilmiş olması sebebiyle cetvelde .... sırada yer alan şikayet olunan haczinin geçersiz olduğunu ileri sürerek sıra cetvelinin iptalini, şikayet olunan takibindeki ödeme emrine ilişkin tebligatın iptalini ve hacizlerinin kaldırılmasını talep ve şikayet etmiştir. Şikayet olunan vekili, şikayetin reddini istemiştir....

Borçlunun, kendisine gönderilen icra emri tebliğ işleminin usulsüz olduğunu ileri sürerek, tebliğ tarihinin düzeltilmesi istemiyle icra mahkemesine başvurması “şikayet” niteliğinde olup, İİK’nun 16/1. maddesi gereğince, şikayetin, öğrenme tarihinden itibaren yedi günlük sürede yapılması zorunludur (HGK. 05.06.1991 tarih ve 1991/12-258 E., 1991/344 K.). Somut olayda, borçlu tarafından icra mahkemesine sunulan 09.5.2012 tarihli şikayet dilekçesinde, takipten haberdar olma tarihi olarak 24.02.2012 tarihinin bildirilmiş olduğu gözetildiğinde, 09.5.2012 tarihinde icra mahkemesine yapılan şikayet, yasal yedi günlük süreden sonradır. O halde mahkemece, usulsüz tebligat şikayetinin süre aşımından reddi gerekirken, şikayetin esası incelenerek kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir....

Şikayetçinin haczin kaldırılması istemi, kamu düzenine ilişkin emredici yasa hükümlerinden kaynaklandığından bu konudaki şikayet İİK'nun 16/2. maddesi kapsamında olmakla süreye de tabi değildir. Mahkemece, 3. kişi nezdindeki teminatın haczinin, 4734 Sayılı Kanunun 34/son ve 2886 Sayılı Kanunun 28/son maddelerine aykırı ve usulsüz olduğu tespit ve kabul edildiğine göre, HMK'nun 26. maddesi nazara alınarak uyuşmazlık konusunu oluşturan ve haciz ihbarnamesinde geçen "nakti teminatların" sözcüklerinin yer aldığı kısmın iptaline karar verilmesi ile yetinmek gerekirken, yazılı gerekçe ile 89/1 haciz ihbarnamesinin tamamen iptaline karar verilmesi isabetsizdir....

-K A R A R- Şikayetçi vekili, müvekkilinin alacaklı olduğu ... dosyasında, bedeli paylaşıma konu araca ....06.2011 tarihinde ihtiyati haciz konulduğunu, ödeme emrinin borçluya ........2011 tarihinde tebliğ edildiğini ve takibin yasal süre içerisinde kesinleştiğini, şikayet olunan ...'ın alacaklı olduğu ... dosyasında ise aynı araca 05.07.2011 tarihinde haciz konulduğunu, fakat şikayet olunanın, ... müdürlüğünden takip talebine ilişkin tebligat mazbatasını elden alıp, ... PTT Müdürlüğü'ne götürdüğünü ve oradan bir görevliyi yanına alarak tebligat yaptırdığını, ayrıca borçlu şirkete yapılan tebligatın Tebligat Kanunu'nun .... maddesine de aykırı olduğunu, şikayet olunan ...'...

Borçlunun, kendisine gönderilen ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğunu ileri sürerek, tebliğ tarihinin düzeltilmesi ve bu tarihe göre icra dosyasına yaptığı itirazın süresinde olduğu nedeniyle takibin durdurulması istemiyle icra mahkemesine başvurması “şikayet” niteliğinde olup, İİK’nun 16/1. maddesi gereğince, şikayetin, öğrenme tarihinden itibaren yedi günlük sürede yapılması zorunludur (HGK. 05.06.1991 tarih ve 1991/12-258 E., 1991/344 K.). Somut olayda; borçlu tarafından icra mahkemesine sunulan 03/06/2016 tarihli şikayet dilekçesinde, takipten haberdar olma tarihi olarak 23.05.2016 tarihinin bildirilmiş olduğu gözetildiğinde, 03/06/2016 tarihinde icra mahkemesine yapılan şikayet, yukarıda açıklanan Yasa hükmünde öngörülen 7 günlük şikayet süresinden sonradır. O halde, mahkemece, usulsüz tebligat şikayetinin süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, işin esası incelenerek yazılı gerekçe ile istemin kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir....

Şikayet olunanlar vekili, sıra cetvelinde bir hata olmadığını savunarak şikayetin reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, şikayet olunanlar alacaklı vekilince satış avansın bir kısmının depo edilerek taşınmazın satışının talep edildiği aynı tarihte İcra Müdürlüğünce eksik avansın tamamlanmasına karar verildiği ancak bu karara rağmen eksik avans tamamlanmadığı gibi çıkartılan muhtıraya rağmen süresi, içerisinde de avansın ikmal edilmediği, dolayısıyla da şikayete konu sıra cetvelinde 1. sırada alacaklı olarak gösterilen şikayet olunanlar taşınmaz üzerine koymuş olduğu haczin düştüğü ve bu itibarla da davalı alacaklılara sıra cetvelinde yer verilmemesi gerektiği halde 1. sırada alacaklı olarak gösterilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığı gerekçesiyle şikayetin kabulüne karar verilmiştir. Kararı şikayet olunanlar vekili temyiz etmiştir. Dava sıra cetveline yapılan şikayet davasıdır. Aleyhine şikayet edilen alacaklılar murisi ......

ŞİKAYET Şikayetçi borçlu şikayet dilekçesinde; genel haciz yoluyla ilamsız icra takibinde, ödeme emri tebliğinin usulsüz olduğunu, usulsüz tebliğden 30.06.2020 tarihinde haberdar olunduğunu, ödeme emri ve 103 davetiyesi tebliğ evrakları üzerinde mühürsüz düzeltme/adres değiştirme işlemleri yapıldığını, tebliğin hangi adrese yapıldığının anlaşılamadığını, bu yolla tebliğlerin tahrif edilerek usulsüz hale getirildiğini, ayrıca tebliğ evrakında belirtilen... isminde bir komşusu bulunmadığını, adı geçen kişinin evrakta imzasının da bulunmadığını, ödeme emri ve 103 davetiyesi tebliğlerinin yapılan tahrifatlar ve beyanı alınan komşunun imzasının olmamasından dolayı usulsüz olduğunu ileri sürerek tebliğin tarihinin 30.06.2020 olarak düzeltilmesini, icra dosyasına yapılan itirazın süresinde olduğunun tespitini ve hacizlerin kaldırılmasını talep etmiştir. II....

Taşınmazın borçlunun mülkiyetinde olmadığı nedeni ile haczin kaldırılmasını istemek ve bu yönde şikayette bulunmak hakkı, taşınmaz maliki veya maliklerine aittir. Somut olayda, haczin kaldırılması istenen şikayet konusu ... İli, ... İlçesi, .... Mahallesi, 495 Ada, 50 Parsel sayılı taşınmazın dosyada mevcut tapu kaydının incelenmesinde, taşınmazın 1/2 ..., 1/2 payının ise verasette iştirak halinde ve (1)'er pay itibarı ile ... mirasçıları ...,....,...,...,... ve ... adına kayıtlı olduğu görülmektedir. Buna göre, şikayetçi ...'nin tapu kaydında adı geçen maliklerden biri olmadığı açıktır. Dosya arasında şikayetçinin taşınmazda hak sahibi olduğunu gösterir nitelikte (tapu kaydına göre taşınmaz maliklerinden herhangi birinin mirasçısı olduğunu tespit eden) bir veraset ilamı veya ayrıntılı nüfus aile kayıt tablosuna da rastlanmamıştır....

tebligat şikayetinin reddine; yine davacının İİK. 33/a ve 71/2. madde kapsamında kalan ve zaman aşımına yönelen şikayetlerinin de reddine karar verildiği, kararın borçlu tarafından temyiz edildiği görülmüştür....

Kurumların özel kanunlarında düzenlenen tahsil dairelerinin her biri idari makamdır ve kamu alacağının tahsili için yaptıkları tek taraflı her işlem idari işlemdir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde “İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için açılan iptal davalarının” idari yargının görev alanına girdiği belirtilmiştir. Belediye alacakları 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre tahsil edilir. Belediyenin tahsil dairesi, 6183 sayılı Kanun'a göre takip başlatır. Takip kesinleştikten sonra 6183 sayılı Kanun'un 62. maddesine göre haciz uygulanır. Kamu alacakları için yapılan takip ve haciz işlemlerinin her biri “İdari işlem”dir. İdari işlem olduğu için idari işlemin türüne göre vergi veya idare mahkemesinde bu işlemlerin iptali davası açılmalıdır. İdarenin koyduğu haczin kaldırılabilmesi için, yapılan takip veya haczin Kanuna aykırı ve/veya usulsüz olduğunun tespiti gerekir....

UYAP Entegrasyonu