WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

İcra Müdürlüğü'nün 2009/1674 sayılı takip dosyasında, ilk haczin tesbit edilmesi ve paranın ilk haczi koyan icra müdürlüğüne gönderilmesi gerekirken, bunun yapılmadığını, bu usulsüz işlemin ... 2. İcra Mahkemesi'nin 25.03.2010 gün ve 2010/36 E., 2010/314 K. sayılı kararı ile iptal edildiğini, kararda ilk haczi koyan icra müdürlüğünün sıra cetveli yapması gerektiğinin belirtildiğini, buna rağmen ilk haczi koyan icra müdürlüğünün yanlış belirlendiğini ve sıra cetvelinin hatalı olduğunu, İİK’nun 106/2. maddesi uyarınca, borçlunun üçüncü kişilerdeki alacağının menkul hükmünde olduğunu, birinci haciz ihbarnamesinin düzenlenmesi ile haczin konulacağını, tebliğin muhafaza tedbiri niteliğinde olduğunu, henüz mevcut olmayan, muhtemel hak ve alacakların haczinin mümkün bulunmadığını, müvekkilinin alacaklı olduğu ... 9....

Hukuk Dairesi HÜKÜM/KARAR : İlk Derece Mahkemesi Kararının Kaldırılması/Şikayetin Kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki şikayet nedeniyle yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir. Kararın şikayetçi alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince alacaklının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına, şikayetin kabulü ile; 13.07.2020 tarihinde uygulanan haczin İİK'nın 99. maddesine göre yapılmış sayılmasına dair memur işleminin iptaline ve haczin, istihkak iddiası bulunmaksızın yapılmış sayılmasına karar verilmiştir....

Mahkemece, jeneratörlerin ergitme fırınının bütünleyici parçası olduğunun tespiti ile bahse konu haczin kaldırılmasına karar verilmesi üzerine; hüküm, Alacaklı Vekilince temyiz edilmiştir. Haczedilmezlik şikayetinin, İİK'nun 16/1. maddesine göre 7 günlük sürede yapılması gerekir. Şikayet süresi haczin öğrenildiği tarihten itibaren başlar. Somut olayda, 29.04.2013 tarihli haciz işleminde Borçlu Vekilinin hazır olduğu, 07.05.2013 günü haczedilmezlik şikayetinde bulunduğu,7 günlük şikayet süresinin geçtiği anlaşılmıştır. Mahkemece; haczedilmezlik şikayeti süresinde yapılmadığından reddi gerekirken şikayetin kabulü ile hacizlerin yazılı gerekçe ile kaldırılması isabetsizdir. SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenle İİK'nun 366. ve HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4....

Hukuk Genel Kurulunun 5.6.1991 tarih ve 1991/12-258 esas ve 1991/344 karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere " .. usulsüz tebliğ işlemini öğrenen muhatabın bu tebliği öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde şikayet yolu ile tebligatın usulsüzlüğünü İcra Mahkemesi önüne getirmesi gereklidir." Borçlunun bildirdiği öğrenme tarihi esas olup, bu tarihin aksi karşı tarafça ancak yazılı belge ile ispatlanabilir. Hukuk Genel Kurulunun 12.02.1969 tarih ve 1967/172-107 sayılı kararında da benimsendiği üzere beyan edilen öğrenme tarihinin aksi tanık beyanıyla ispat edilemez. Muhatap, şikayet dilekçesinde öğrenme tarihi bildirilmemiş ise en geç şikayet tarihinde öğrendiğinin kabulü g Somut olayda borçlu şirket adına ödeme emrinin "....." adresine çıkarıldığı, 12.12.2008 tarihli Ticaret Sicili Gazetesine ve şikayet dilekçesine ekli imza sirkülerine göre ise borçlu şirketin ticari merkezinin ".... olduğu görülmektedir....

Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, usulsüz tebligat şikayetine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 7/a, 12, 13 ve 35. maddeleri, Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 57/2. maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup şikayet eden-borçlu vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI....

. - K A R A R - Davacı vekili; davalının müvekkilinin maaşına konulan haciz nedeniyle yapılan kesintileri başka bir takip dosyasında dosyadan çektiğini, şikayet üzerine mahkemece emekli maaşına konulan haczin kaldırıldığını, alacağın tahsili için başlatılan takibe davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; şikayet üzerine mahkemece haczin kaldırıldığını ancak emekli maaşından usulsüz kesilip alacaklıya ödenen paraların iadesi talebinin istirdat davasının konusunu teşkil etmesi nedeniyle reddedildiğini, davacının doğrudan icra takibi yapmasının hukuka aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece; bilirkişi raporu ve dosya içeriğinden davanın haklı olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının itirazının iptaline, takibin devamına, şartlar oluşmadığından inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir....

Somut olayda, borçlunun, daha önce de emekli maaşına konulan haczin kaldırılması için icra mahkemesine başvurduğu ve ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 23/11/2005 tarih ve 2005/555 E.-562 K. sayılı kararı ile “şikayetin kabulüne, .... icra Müdürlüğü'nün 12/01/2004 tarihli işleminin, davacının talebi ile bağlı kalınarak kısmen iptali ile davacının maaşı üzerindeki haczin 1/4'ü baki kalmak üzere haczin kaldırılmasına” karar verildiği, kararın 23/12/2005 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Bu durumda anılan icra mahkemesi kararı aynı konuda yapılan diğer şikayet yönünden kesin hüküm teşkil edeceğinden, mahkemece kesin hüküm nedeniyle şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir....

Ancak, talimat yazısı, borçluya ait menkul ve gayrimenkul mallar ile 3. kişilerdeki hak ve alacakların haczi yönünde ve genel nitelikli olmayıp da belli bir malın haczini isteyen "nokta haczi" biçiminde yazılmış ise bu halde anılan hacizle ilgili şikayet, talimatı yazan icra dairesinin bağlı olduğu icra mahkemesince incelenir. Bir başka deyişle, böyle hallerde İİK'nın 79. maddesi hükmü uygulanamaz. Yine, haciz işlemi talimat yoluyla değil de doğrudan müzekkere yazılarak yapılmış ise haciz işlemini yapan icra dairesinin bağlı olduğu icra mahkemesi şikayetleri incelemede yetkilidir. Somut olayda; şikayet konu haczin ... İcra Müdürlüğünün 2016/1021 takip sayılı dosyası ile yapıldığı, ... 3. İcra Müdürlüğü tarafından ise talimat doğrultusunda kıymet takdir raporu düzenletildiği, davacının taşınmaza ilişkin kıymet takdirine itiraz etmeyip haczedilmezlik şikayetinde bulunduğu anlaşılmakla anılan takip dosyası ile ilgili haczin kaldırılması talebini inceleme yetkisi, ... 1....

Mahkemece borçluya çıkartılan ödeme emrinini davacı şirket çalışanına Tebligat Kanununun 17 ve Tebligat Tüzüğünün 23. maddelerine aykırı olarak " Daimi işçisi" olduğu yönünde bir açıklama yapılmadan tebliğ edildiği,usulsüz ödeme emri tebliğine dayanarak haciz yapıldığı gerekçeleriyle davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekilince temyiz edilmiştir. Uyuşmazlık, davacı 3. kişinin İİK.nun 96 vd maddelerine dayalan istihkak davasına ilişkindir. Haciz 5.11.2009 tarihinde, borçlu İsmail Bahadır'ın noterde düzenlenen 22.5.2009 tarihli rehin sözleşmesinde belirtildiği resmi adresinde yapılmıştır. Mahkemece borçluya çıkartılan ödeme emrinin davacı şirket çalışanına Tebligat Kanunun 17 ve Tüzüğünün 23. maddelerine aykırı olarak tebliğ edildiği, usulsüz ödeme emri tebliğine dayanılarak haciz yapıldığı gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de söz konusu ödeme emri tebligatının dava konusu takip dosyasına ait olmadığı Kartal 2....

Mahkemece, davalıya ait ... dosyasındaki ödeme emri tebliğinin usulsüz olduğu, bu nedenle borçlu hakkındaki takibin henüz kesinleşmediği, takip kesinleşmeden ve haciz isteme hakkı doğmadan 07.....2010 tarihinde konulan haczin de hükümsüz olduğu, kesinleşmemiş ... takibi ve geçersiz haczin sıra cetvelinde birinci sırada pay almasının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne dair verilen karar, davalı vekilinin temyiz istemi üzerine, Dairemizin ........2012 tarih ve 5036 E, 7024 K sayılı ilamıyla, davanın sıra cetvelindeki alacağının sırasına ve esasına ilişkin olduğu, alacağın hem sırasına hem de esasına itiraz edildiğinde öncelikle sıraya itirazın inceleneceği, Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca dinlenen tanık borçlu ...’ın aynı gün tebligatı aldığını ifade etmesine göre, tebligatın usulsüz olduğundan bahsedilemeyeceği, bu durumda da, davalı alacağının muvazaalı olduğuna ilişkin iddianın incelenmesi gerektiğinden bahisle bozulmuştur....

UYAP Entegrasyonu