Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi/borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Şikayetçi borçlunun icra mahkemesine başvurusunda; satışın durdurulması talebinin reddine ilişkin icra müdürlüğü kararının iptalini talep ettiği, işbu şikayetten önce 18.12.2020 tarihinde ise ......
Şikayet olunan ..., beyanda bulunmamıştır. ... Mahkemesi'nce; şikayet olunan Kooperatifçe, davaya konu taşınmazlara ........1999 tarihinde haciz konulduğu, ....08.2001 tarihinde satış yapılması için yazı yazıldığı, ancak satışın yapılamadığı, 07.05.2003 tarihinde yeniden satış yazısının yazıldığı, ihalede alıcı çıkmaması sebebiyle satışın düştüğü, ....01.2005 tarihinde alacaklı tarafından yeniden satış talebinde bulunulduğu, ....08.2006 tarihinde ihalenin yapıldığı, ne var ki, ... ... Hukuk Mahkemesi'nce ihalenin feshine karar verildiği, ....07.2007 tarihinde alacaklı vekilinin yeniden satış talebinde bulunduğu ve nihayet taşınmazların ... ... Müdürlüğünün 2000/1247 Esas sayılı dosyasında ....08.2008 tarihinde ihalesinin yapıldığı, satış taleplerinin yasal süreler içinde yapıldığı, paylaştırmada eksik pay alan şikayet olunanların ...'nin 654 parsel üzerinde haczinin bulunmamasına itiraz etmediği gerekçesiyle, şikayetin reddine karar verilmiştir....
-K A R A R- Şikayetçi vekili, şikayet dışı borçluya ait taşınmazın satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde, şikayet olunanın haczinin iki yıllık sürede satış istenmemesi nedeniyle düştüğü halde birinci sırada yer verildiğini ileri sürerek, sıra cetvelinin iptalini talep etmiştir. Şikayet olunan vekili, şikayetin reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; şikayet olunanın takip dosyasında ....08.2009 günü bedeli paşlaşıma konu taşınmaza haciz konulduğu, 05.....2009 tarihinde satış avansı yatırılarak satış istendiği, bu talep üzerine ihale yapıldığı ancak ... .... ... Hukuk Mahkemesi'nin ....08.2010 tarih ve 2010/493 Esas, 2010/860 Karar sayılı ilamı ile ihalenin feshine karar verildiği, kararın ....08.2010 tarihinde kesinleştiği, ihalenin feshi davası nedeni ile satışın iki yıllık süre içinde yapılamadığı, bu durumun şikayet olunan açısından mücbir sebep olduğu gerekçesiyle, şikayetin reddine karar verilmiştir....
İlk Derece Mahkemesince verilen (satışın durdurulması kararının iptali talebine ilişkin) karar konu itibariyle kesin nitelikte olduğundan, İİK’nın 365/3. maddesi gereğince istinaf isteminin reddi kararı doğru olup, anılan Bölge Adliye Mahkemesinin temyiz talebinin reddine ilişkin son kararının onanması gerekmiştir. SONUÇ: Davacının iddia ve savunmasına, dayandığı belgelere, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesinin temyiz talebinin reddine dair son kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), alınması gereken 427,60 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, 01.07.2024 gününde oy birliğiyle karar verildi....
Satışın reddine ilişkin ... müdürü kararına karşı şikayet yoluna gidilmemesi ve bu suretle kararın kesinleşmiş olması nedeniyle, geçerli bir satış talebinin varlığından söz edilemez. Şikayet olunanın alacaklı olduğu ... dosyasındaki ... Müdürünün satış talebinin reddi kararı ile ilgili muamelenin tarafı olan şikayet olunan tarafından şikayet yoluna gidilmediği halde, başka bir ... dosyasının alacaklısı olan şikayetçinin sıra cetveli ile ilgili şikayet üzerine ... Hakimi önüne getirildiğinin kabulü mümkün değildir. ... Hukuk Genel Kurulu'nun ....03.2010 tarih ve 2010/...-45 E-140 K. sayılı kararı da bu yöndedir. Bu durumda, mahkemece, süresi içerisinde geçerli bir satış talebi bulunmayan şikayet olunanın haczinin düşmüş olduğu dikkate alınarak, şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde, yanılgılı gerekçeyle hüküm kurulması doğru olmamıştır....
İcra müdürünün, satışın yapılamayacağının tesbiti mahiyetinde kabul edilmesi gereken red kararının, satışın istenmemiş sayılması sonucunu doğurması ve bu bağlamda haczin düştüğünün kabulü hakkın özüne zarar vermektedir. Kararın bu gerekçelerle onanması görüşünde olduğumuzdan, sayın çoğunluğun bozma yönünde oluşan görüşüne katılamıyoruz....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ:Satışın İptali-Satışın Tedbiren Durdurulması Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 90.00 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 07.05.2012 (Pzt.)...
Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki şikayet eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye elektronik olarak gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Somut olayda, şikayet eden/alacaklının icra müdürlüğünün satışın düşürülmesine dair kararının kaldıırlması istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, ... 2. Hukuk Mahkemesi’nin 25/03/2022 T. ve 2022/167 Esas 2022/210 Karar sayılı kararı ile talebin reddine karar verildiği, şikayet eden tarafından, talebin reddine dair ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulduğu, yerel mahkemenin 23.05.2022 tarihli ek kararı ile İİK’nun 365/3. maddesi gereğince istinaf isteminin reddine karar verildiği, ek karara karşı şikayet eden tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine ......
İcra Müdürlüğü'nün 2009/13048 sayılı dosyasındaki haciz tarihinin 06.01.2010 olduğunu, satışın ise 16.01.2012 tarihinde gerçekleştiğini, şikayet olunanın amacının satış değil diğer alacaklılar aleyhine haczi korumak olduğunu, bu davranışın hukuka aykırı olduğunu, müvekkiline ait ... 7. İcra Müdürlüğü'nün 2009/1294 sayılı dosyasında taşınmazın 06.03.2009 tarihinde haciz konulup 04.03.2011 tarihinde satış talep edilip avansın yatırıldığını ancak satışın yapılmadığını, taşınmaz üzerindeki ilk haczin müvekkili tarafından konulduğunu, sıra cetvelinde müvekkilinin ilk sırada olması gerektiğini ileri sürerek, sıra cetvelini şikayet etmiştir. Şikayet olunanlar, Akbank A.Ş. ve T. İş Bankası A.Ş. Vekilleri şikayetin reddini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda sıra cetvelinin şikayetçinin alacaklı olduğu ... 7. İcra Müdürlüğü'nün 2009/1294 sayılı dosyasından yapılması gerektiği, nedeni ile şikayetin kabulüne karar verilmiş, kararın şikayet olunan Akbank TAŞ ile T....
Satışın durdurulması talebinin kabul edilebilmesi için yaklaşık ispat yeterli olup çekişmeli olan vakıanın gerçeğe yakın bir derecede ispatlanması gerekir. Mahkeme tarafından mevcut delillere göre tedbir isteyen tarafın hakkını muhtemel görmeli ve satışın durdurulması kararının verilmesini gerektirir sebepleri de varit görmelidir. HMK'nun 390/3. maddesinde satışın durdurulması talebinin haklılığı konusunda tam bir kanaat değil, kuvvetle muhtemel yaklaşık bir ispatın yeterli olacağı öngörülmüştür. Somut uyuşmazlık, yapılan genel açıklamalar ve bahse konu yasa maddeleri ile bir bütün halinde değerlendirildiğinde; eldeki davanın icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkin olduğu, İİK'nun 72/3. maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında satışın durdurulmasına karar verilemeyeceği sonuç ve kanaatine varılmakla satışın durdurulması talebinin reddine karar verilmiştir....


