Dosyasından 09.07.2012 tarihinde tedbir kararı verildiğini, bu kararla birlikte 11.07.2012 tarihindeki satışın düştüğünü, dava açılmamış olsa idi taşınırların 60.000,00 TL bedelle satılmış olacağını, yedieminlik ücreti kesintiye uğratılarak müvekkiline ait her iki dosyanın da infaz edilmiş olacağını, Bursa 7. İcra Hukuk Mahkemesinin 2012/386 E. 2013/379 K. Sayılı 30.12.2013 tarihli kararı ile İstihkak iddiasının reddedildiğini, tedbir kararının kaldırıldığını, mahkeme kararının 31/12/2013 tarihinde tehir-i icra talepli olarak davalı tarafından temyiz edilmesi nedeni ile haczedilen mallara ilişkin satışın durdurulması amacıyla Akbank Hürriyet Bursa şubesi, 12/02/2014 tarih ve 293283 numaralı 35.000,00 TL bedelli teminat mektubunun dosyaya sunulduğunu, icra müdürü tarafından davalıya icranın geri bırakılması kararı getirmek amacı ile 90 gün mehil verildiğini, istihkak davasının reddi kararını temyiz eden davalı Yargıtay 8....
Mah. 246 Ada 1 parsel ve 245 ada 1 parsel numaralı taşınmazların fiilen kamu hizmetinde kullanıldığı, bu nedenlerle şikayetin kabulü ile satışın durdurulması ve yapılan haciz işleminin kaldırılmasını talep etmiştir. II. CEVAP Alacaklı cevap dilekçesinde; cevap dilekçesi sunmamıştır....
Davalı vekili 27/07/2023 tarihli itiraz dilekçesinde özetle; Alacaklının icra kasasına giren parayı dahi alamaması yasa gereği %15 teminat koşuluna bağlandığında takibin durdurulması mahiyetinde olan satışın durdurulması kararının mahkemece %5 oranında fahiş derecede düşük bir teminata bağlanması nedeniyle İcra takibinden sonra kesinleşen icra takibine dayanak 3.200.000 TLlik senede ilişkin İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/494 Esas sayılı dosyasından 25.07.2022 tarihinde verilen ara kararın usul ve yasaya aykırı olduğundan ara kararın kaldırılmasını talep etmiştir....
Dosyanın incelenmesinde: anataşınmazın 4 kat bodrum, zemin kat ve 6 normal kat olarak projelendirildiği, dava dışı kat malikinin borcundan dolayı anataşınmazın tapu kaydına göre 29 nolu bağımsız bölümün icra suretiyle satışının yapıldığı, Satış işlemleri aşamasında alınan ilk kıymet takdir raporunda, 29 nolu dairenin yapılmamış olduğunun belirtildiği ve arsa payı üzerinden 30.000,00TL kıymet takdir edildiği, İtiraz üzerine alınan ikinci kıymet takdiri raporunda ise fiilen 29 nolu bağımsız bölümün bulunup bulunmadığı açıklanmadan 29 nolu bağımsız bölüme 70.000,00TL kıymet takdir edildiği, satışın bu değer üzerinden yürütüldüğü ve yapıldığı, 21.01.2013 tarihli 1. satış ilanında, 28.02.2013 tarihinde birinci, 28.03.2013 tarihinde ikinci satışın yapılacağı, satış ilanında ise “6.kat inşa edilmemiş” olduğunun belirtildiği, alıcı çıkmaması üzerine satışın düştüğü, 26.11.2013 tarihli 2. satış ilanında ise 30.01.2014 tarihinde birinci, 25.02.2014 tarihinde ikinci satışın yapılacağı, satış...
ŞİKAYET Borçlu icra mahkemesine başvurusunda; taşınmazın kıymet takdirinin öncelikle hatalı olarak yapıldığını, hatalı kıymet takdirine dayanan satış ilanının da hukuka aykırı olduğunu, satış ilanının vekile tebliğ edilmediğini, esas icra dosyasına 19.10.2019 tarihinde Av. ... tarafından vekaletname sunulduğunu ve talimat dosyasına vekil olarak eklendiğini, aynı zamanda dosyayla hiçbir ilgisi olmayan Av. ...'ın da esas icra dosyasına vekil olarak eklendiğini ve talimat icra dosyasına bildirildiğini, 05.10.2020 tarihinde dosyadan 1300 sayfa fotokopi alındığını, tebligatın kendilerine değil dosyayla ilgisi olmayan vekile tebliğ edildiğinin bu şekilde öğrenildiğini, ihaleye hazırlanmak için makul süre bulunmadığını, ihaleden bir gün önce satışın durdurulması talebinin reddedildiğini ileri sürerek ihalenin feshine karar verilmesini talep etmiştir. II....
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle mahkemenin satışın durdurulması konusunda verdiği kararın gerekçesi İcra İflas Kanunu’nun 72/3 maddesi uyarınca “İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında mahkemeden ihtiyati tedbir yolu ile icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir” hükmü karşısında hatalı ise de, icra takibinden sonra takibin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği, icra takibi nedeni ile satışın ihtiyati tedbir yolu ile durdurulması isteminin bu gerekçe ile reddinin gerektiği anlaşıldığından ret kararı sonuç itibari ile usul ve yasaya uygun olduğundan, davacının kanunu yoluna başvurusunun REDDİNE" karar verilmiştir....
Şubesinden kredi kullanıldığını, ayrıca bankadan teminat mektubu alınarak başka şirketlere verildiğini ve bu işlemlerin hepsinde kendisinin kefil gösterildiğini, sözleşme fotokopilerini incelediğinde kefil olarak adına atılan imzaların kendisine ait olmadığını tespit ettiğini, imzaların kendisi adına bilgisi dışında başkaları tarafından atıldığını ve bu şekilde borçlandırıldığını, hakkında icra takibi başlatılarak evinin satışa çıkarıldığını, satışın durdurulması için İcra Hukuk Mahkemesine müracaat ettiğini ve davanın devam ettiğini, bu şirketin bir çok usulsüz işlem yaptığını ve bu duruma İş Bankası .... Şube Müdürlüğünün müdahale etmeyerek kayıtsız kaldığını, bu şekilde kendisini mağdur eden .... Petrol Nakliyat İnşaat Sanayi ve Tic. Ltd....
Davacının dilekçesinden talebinin özetle icra takip dosyalarında satışa konu edilen şirket hisselerinin tesbitinde hatalar ve yolsuzluklar yapıldığı iddiası ile satışın durdurulması konusunda ihtiyati tedbir kararı verilmesi, verilen kararın icra daireleri ve icra hukuk mahkemelerine bildirilmesi istekleri olduğu anlaşılabilmektedir. Eldeki davaların tamamı, şirket ortaklığından çıkarma ve diğer ortağa davacı tarafça yöneltilen maddi ve manevi tazminat istekleridir. Elde ki asıl ve birleşen davalarda menfi tesbit davası yer almamaktadır.İstinaf başvuru dilekçesinde , verilen senetlerden , icra takip dosyalarından,başkaca mahkemelerde görülen davalardan bahsedilmekle birlikte ,icra dosyasında yapılan kıymet takdirlerinin konusunu teşkil edecek taleple açılmadıkları belirlenmektedir....
ŞİKAYET Borçlular şikayet dilekçelerinde; satış ilanının şikayetçilere tebliğinin usulsüz olduğunu ve yeni yılın ilk gününe ihale günü verilmesinin katılımı azaltıcı nitelikte olduğunu ileri sürerek, tapunun 67 parselinde kayıtlı taşınmaz ihalesinin feshini talep etmiştir. II. CEVAP Şikayet edilen alacaklı cevap dilekçesinde; şikayetçilere yapılan tüm tebligatların usulüne uygun olduğunu, borçlular tarafından başka bir dosyada yapılan, satışın durdurulması talebine ilişkin şikayetin ilgili mahkemece reddedildiğini ileri sürerek şikayetin reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararı ile; satış kararının usulüne uygun olduğu ve ihalenin feshini gerektirir bir neden bulunmadığı belirtildikten sonra re'sen incelenmesi gereken hususlarda da bir eksiklik olmadığı gerekçesiyle şikayetin reddine ve şikayetçi borçlular aleyhine ihale bedeli üzerinden %10 oranında para cezasına hükmedilmiştir. IV. İSTİNAF A....
İcra Hukuk Mahkemesinde görülen davanın ise satışın durdurulması talebine ilişkin olup, talebin reddedildiği ve dosyanın istinaf aşamasında olduğu, İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/574 E. sayılı dosyasında devir sözleşmesinin iptali talepli açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verildiği tespit edilmiştir. İİK 22. maddesi ve genel mahkemede açılan dava sırasında icranın durdurulmasına ilişkin herhangi bir karar verilmediği nazara alındığında, icra müdürlüğünce talep üzerine kıymet takdiri yapılmasına ilişkin karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı borçlunun 01.06.2021 tarihli esasa ilişkin kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. İLK DERECE MAHKEMESİ EK KARARI Mahkemece verilen kararın İİK'nın 363. maddesi uyarınca kesin olarak verildiği görülmekle istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A....


