WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

"İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, itirazın iptali,takibin devamı ve % 40 icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davacı vekili ve davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Dava, trafik kazası nedeniyle sigortalı için yapılan tedavi giderlerinin işlemiş faizi ile birlikte tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali,takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemine ilişkin olup, davanın yasal dayanağı 1479 sayılı Yasa'nın 63.maddesidir....

Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar, 96'ncı madde hükümlerine göre geri alınır.” düzenlemesine yer verilmiştir. 5510 sayılı Kanun, önceki sosyal güvenlik yasalarını birleştiren temel kanun niteliğinde olduğundan, gerek değiştirilen veya yürürlükten kaldırılan, gerekse geçici ve geçiş hükümlerinin yer aldığı maddelerle birlikte ele alınıp değerlendirmeye tabi tutulduğunda ise; Kanunun “Malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortasına ilişkin bazı geçiş hükümleri” başlığını taşıyan geçici 1'inci ve “5434 sayılı Kanuna ilişkin geçiş hükümleri” başlıklı geçici 4'üncü maddeleriyle, kanun koyucu tarafından, 5510 sayılı Kanunun yürürlüğü öncesinde yukarıda belirtilen beş adet sosyal güvenlik kanunu hükümleri uygulanmak suretiyle hak sahiplerine bağlanan aylığın, durum değişikliği sebebine bağlı olarak kesilmesi veya yeniden bağlanmasında, yine anılan kanun hükümlerinin esas alınması gerektiği benimsenmiştir....

Mahkemece; davanın kabulüne ile emeklilik tarihi şirketin vergi kaydının sona ermesinden sonra olduğundan, davacı adına sosyal güvenlik destek primi adı altında yapılan kesintiler ve gecikme cezalarının iptaline, varsa kesilen prim ve cezaların iadesine karar verilmiştir....

Oysaki Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan verilen hizmet cetvele dökümüne göre davacının çıkış tarihi 30.06.2009 olarak belirlenmiştir. Resmi belgeye itibar edilerek davacının iş akdini sona eriş tarihinin 30.06.2009 tarihi olarak kabul edilmesi ve kıdem ve ihbar tazminatları ile ücret alacağının bu tarihe göre belirlenmesi gerekir. Mahkemece resmi kurum olan Sosyal Güvenlik Kurumu’nun kayıtlarına itibar edilmeyerek davacının iş akdinin feshedildiği tarihin 05.08.2009 tarihi olarak kabul edilmesi ve kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve ücret alacağının fazla belirlenip buna göre hüküm kurulması hatalıdır. F) Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 13.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

İdari para cezasına karşı fiilin işlendiği tarihteki yasal düzenlemeye göre süresi içinde kuruma itiraz edilmemesi veya itirazın reddine karar verilmesi halinde yine süresi içinde ilgili mahkemeye dava açılmaması ya da ilgili mahkemece itirazın reddine karar verilmesi hallerinde idari para cezası kesinleşir ve Kurum alacağına dönüşür. Kesinleşen idari para cezasına karşı İş Mahkemesi'nde menfi tespit ve itiraz davası açılamaz. Burada söz konusu olan idari para cezasının kendisinin iptali olup, tahsili nedeniyle tanzim edilen ödeme emrinin iptali ya da borçlu olmadığının tespiti talepleri iş mahkemesinin görev alanındadır. Görev konusu kamu düzeni ile ilgili olup, mahkemelerce re'sen gözetilmesi gerekir....

İcra Müdürlüğü 2014/11809 sayılı dosya ile davacı kurumun icra takibi başlattığı,davalının borca itiraz ettiği ve ilgili takibin durduğu,davalının yapmış olduğu itirazın haksız olduğu gerekçesi ile işbu itirazın iptali ile %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili istenilen davada, Mahkemece; kurum kayıtları ve tutanaklar incelendiğinde;davalının fiilen çalışmadığı halde sigortalı gösterildiği,davacı kurumun 01.07.2011-30.05.2013 tarihleri arasında tedavi gideri sarf ettiği, davalı kurumun zararından sorumlu olduğu anlaşıldığı gerekçeleri ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkemece, Sosyal Güvenlik denetmeni tarafından tanzim olunan 11.11.2013 tarihli denetim raporunun ,davalının fiilen çalışmadığının tespitine yönelik değerlendirmede karara tek delil olarak esas alındığı,başkaca bir araştırma yapılmadığı ve delil elde edilmediği gözetildiğinde, kabul kararının eksik inceleme ve araştırma sonucu verildiği anlaşılmaktadır....

İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir. İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır....

"İçtihat Metni"Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Dava kredi kartı sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı, davacı banka ile kredi kartı sözleşmesi akdetmediğini, sözleşme altındaki imzanın kendisine ait olmadığını ve sözleşmedeki bilgilerin gerçeği yansıtmadığını ileri sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve uzman grafologtan alınan rapor içeriğine göre kredi kartı sözleşmesi altındaki imzanın davalının eli ürünü olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı banka vekili tarafından temyiz edilmiştir....

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, …tarih ve …sayılı sosyal güvenlik denetmeni raporuna istinaden ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu uyarınca 55.140,00 TL idari para cezası ile cezalandırılmasına yönelik İzmir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Urla Sosyal Güvenlik Merkezinin …tarih ve …sayılı işlemine yaptığı itirazın reddine ilişkin İzmir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Urla Sosyal Güvenlik Merkezinin …tarih ve E:…, K:…sayılı komisyon kararının iptali istenilmiştir....

Davalı; hak düşürücü süre içinde itirazın iptali davasının açılmadığını, muvazaalı boşanma iddialarının gerçek dışı olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir. Mahkemece; davalının boşandığı halde eşiyle yaşamaya devam ettiği, muvazaalı bir boşanma gerçekleştirdikleri gerekçesiyle, davanın kabulüne, ......

UYAP Entegrasyonu