İlk Derece Mahkemesi tarafından, davacının davalı bankada açtırdığı vadeli hesaba ceza mahkemesince 14/02/2007 tarihinde paranın çekilememesi yönünde tedbir kararı verildikten sonra davalı bankanın söz konusu mevduatı vadesiz hesaba çevirerek nemalandırmadan beklettiği, ceza mahkemesince verilen beraat kararı ile 12/06/2013 tarihinde mevduat üzerine konulan ihtiyati tedbir kararının kaldırılması üzerine davacının ihtirazi kayıtla parasını bankadan aldığı, davalı bankanın mevduata faiz işletmemesinin bankacılık mevzuatı uygulaması ve genel hukuk ilkelerine aykırı olduğu, davalı bankanın nemalandırma işlemini sonlandırdığı tarihten paranın çekildiği tarihe kadarki döneme ilişkin faiz bedelinden sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, 151.073,15 TL'nin 10/01/2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hükme karşı davalı banka vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur....
Hukuk Dairesi'nin 17.10.2017 tarih ve 2016/2949 E. - 2016/5444 Karar sayılı ilamının da bu yönde olduğunu, yine emsal nitelikteki bölge adliye mahkemesi kararlarını da sunduklarını, Huzurdaki dava dosyasında mevcut durum itibariyle henüz ön inceleme aşamasında verilen ihtiyati tedbir kararının, hukuka aykırılık teşkil ettiğini, davacı tarafından ileri sürülen iddiaların, yaklaşık olarak dahi ispat edilememişken verilen tedbir kararının yerinde olmadığını, Kaldı ki, kesinlikle ihtiyari tedbir kararını kabul anlamına gelmemek kaydıyla, 100.000,00 TL teminat bedeli karşılığında verilen tedbir kararı hakkaniyete aykırı niyet hakkının ihlali niteliğinde olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir....
oranlı ve amaca uygun olmadığını beyan ederek mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılması, kabul edilmemesi halinde ise en azından sermaye koyma borcu ve faizi ile asıl borca dava sürecinde işleyecek faizi de karşılayacak tutarda nakdi teminat alınmasına karar verilmesini talep etmiştir....
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Talep; ihtiyati tedbir kararının kaldırılması istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince; 08/07/2025 tarihli ara kararı ile aleyhine tedbir talep edilen davalı tarafın ihtiyati tedbir kararına yönelik itirazlarının REDDİNE karar verilmiş karara karşı itiraz eden vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır....
Dava konusu olayda davacının yürüttüğü ticari faaliyetlerde elektrik enerjisi verilmemesi hâlinde telafisi imkansız zarar meydana geleceği, bu durumun "gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir verilebilir." kriterine uygun olduğu ve somut olayda HMK'nin 389. maddesinde düzenlenen ihtiyati tedbir kararı verilmesi şartlarının mevcut olduğu anlaşılmıştır. İhtiyati tedbir kararı verilmesi şartlarının mevcut olduğu anlaşılmakla, Mahkememizce verilen ihtiyati tedbir kararına davalı tarafça yapılan itirazın reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. İhtiyati tedbir kararına itirazın REDDİNE, ..." karar vermiştir....
A.Ş'nin davalı ... hakkında herhangi bir yasal işlem dahi başlatmadığını belirterek satış sözleşmesine ilişkin muvazaalı işlemin davacı müvekkil şirket açısından iptali ile İİK 281/2 maddesi uyarınca icra dosyasındaki alacak üzerine ihtiyati haciz kararı verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... A.Ş vekili; davacı tarafın iddiasına konu ödemelerin tespit edilemediği, dava konusu araçlara ilişkin yapılan ödemenin de söz konusu olmadığından araçlar üzerindeki ihtiyati tedbir kararının kaldırılması ile davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Davalı ... Lojistik Ltd.Şti.; davaya cevap vermemiştir....
A.Ş'nin davalı Beğdeş hakkında herhangi bir yasal işlem dahi başlatmadığını belirterek satış sözleşmesine ilişkin muvazaalı işlemin davacı müvekkil şirket açısından iptali ile İİK 281/2 maddesi uyarınca icra dosyasındaki alacak üzerine ihtiyati haciz kararı verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... A.Ş vekili; davacı tarafın iddiasına konu ödemelerin tespit edilemediği, dava konusu araçlara ilişkin yapılan ödemenin de söz konusu olmadığından araçlar üzerindeki ihtiyati tedbir kararının kaldırılması ile davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Davalı Beğdeş Lojistik Ltd.Şti.; davaya cevap vermemiştir....
Davalıların ihtiyati tedbir kararının kaldırılması talebinin reddine ilişkin ek kararına yönelik temyiz incelemesinde; 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda, ihtiyati tedbir kararlarına karşı temyiz yolu kapalı bulunduğuna göre bu kararların temyizen incelenmesinin yasal dayanağının bulunmadığı izahtan varestedir. O halde, davalıların temyiz isteği yerinde değildir, reddine. Davacıların temyiz itirazlarına gelince; dosya içeriğinden, toplanan delillerden; miras bırakan ...’in 15.03.2010 tarihinde öldüğü,mirasçı olarak davacı annesi ile diğer davacı kardeşini bıraktığı,davacı annesi ...'ün de yargılama sırasında vefat ettiği,murisin ölümünden önce 16.10.2009 tarihinde davalılardan ...'yı, maliki olduğu 1 parsel sayılı taşınmazda 12 nolu bağımsız bölümü satması için satış yetkisi vererek vekil tayin ettiği,davalı ...'nın bu vekaletnamedeki satış yetkisine istinaden anılan taşınmazı murisin ölümünden sonra diğer davalı ...'...
tedbir kararının da haksız ve hukuka aykırı olduğunu, Davacının haklılığını yaklaşık olarak ispat edemediğini, markalar arasında iltibas tehlikesi ve müvekkilinin davacının marka haklarına tecavüz teşkil eden bir eyleminin bulunmadığını, İşbu dava sonucunda müvekkilinin haklı çıkması halinde ihtiyati tedbir kararı nedeniyle müvekkilinin zarara uğrayacağının açık olduğunu, bu nedenle ihtiyati tedbir kararının kaldırılması gerektiğini belirterek, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir....
D.İş sayılı dosyası üzerinden ihtiyati haciz kararı almış olup, bu karara borçlular tarafından itiraz edilmediğini ve ihtiyati haciz kararının kesinleştiğini, ihtiyati haciz kararı, tarafımızca süresi içinde Antalya ... İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyası üzerinden kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan takip ile infaz edildiğini, davacı yanın imzanın kendisine ait olmadığı yönündeki iddialarını kabul etmediklerini, dava sonuna kadar alacaklıya ödenmemesi yönünden verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılması gerektiğini, haksız ve hukuka aykırı olan davanın reddine, haksız ve kötüniyetli davacının toplam alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı şirket yetkilisinin ilgili kurum ve kuruluşlardan imzasını içerir belgeler celp edilmiştir. Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası celp edilerek dosya arasına alınmıştır. İncelenmesinde; Alacaklı tarafından borçlular ... Ltd....


