9. Ceza Dairesi 2024/966 E. , 2024/2925 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1342 E., 2022/1235 K.
SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı
TEMYİZ EDENLER : Katılan Bakanlık vekili, sanık müdafileri
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi temyiz ret, kısmi onama
İlk Derece Mahkemesince kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin nitelikte olduğu anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiasıyla ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.09.2022 tarihli ve 2022/95 Esas, 2022/262 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanığın, kayda göre on üç yaşında bulunan katılan mağduru "Gel sana para vereyim bir şeyler al." şeklinde söylemlerle iş yerine çağırarak kıyafetlerini çıkardıktan sonra cinsel organına tükürüğünü sürüp katılan mağdurun anal bölgesine sokmak suretiyle cinsel ilişkide bulunduğunun kabulü ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddesi uyarınca 13 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası üçüncü fıkrasının (f) bendi ve beşinci fıkrası ile 62 nci ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına dair kararın katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 22.11.2022 tarihli ve 2022/1342 Esas, 2022/1235 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca kısmi temyiz ret, kısmi onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Katılan mağdurun yaşı ve ruhsal rahatsızlığı gözetilerek alt sınırdan ceza tayini ile sanık hakkında takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasının hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğine ve vekil ile temsil edilmelerinden ötürü lehe vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Sanık Müdafilerinin Temyiz İstemi
Bozma kararına karşın düzenlenen iddianamede sanığa atfedilen eylemlerin delillerle birlikte izah edilmemesinden ötürü usulüne uygun şekilde açılmış bir davadan söz edilemeyeceğine, katılan mağdurun yaşının kesin surette tespiti yapılmadan hüküm kurulduğuna, basit mental retardasyon rahatsızlığı olan katılan mağdurun çelişkili beyanlarına itibar edilip edilmeyeceği hususunda müşahade altına alınarak rapor alınmamasının esasa etkili eksiklik olduğuna, katılan mağdurdan alınan sürüntü örneklerinde sanığa ait DNA profiline rastlanıp rastlanmadığı hususunda teknik inceleme yaptırılmadığına, sanığa ait iş yerindeki halıda adı geçene ait meni örneğine ulaşılmasının katılan mağdurun iddilalarıyla irtibat sağlayamacağına, anılan DNA örneğinin sanığın bir başka şahısla cinsel ilişkisi veyahut bel soğukluğu rahatsızlığından ötürü bulaşmış olabileceğine, olayın intikalinde sanığın etkisine ve lehe beyanda bulunan tanık polis memurlarının beyanlarına itibar etmeme nedenine gerekçede yer verilmediğine, olay mahallinde keşif icra edilmediğine, katılan mağdurun suç isnadında bulunduğu başka bir şahısla ilgili yargılamada katılan mağdurun beyanlarına itibar edilemeyeceği yönündeki uzman görüşüne dayanılarak beraat kararı verildiğine, katılan mağdurun ifadesinin duruşma huzurunda alınmamasının adil yargılanma ve savunma hakkını ihlal ettiğine, mevcut deliller karşısında mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden
İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezaların tür ve miktarları ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı nazara alınarak 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan Bakanlık vekilinin ve sanık müdafilerinin temyiz isteminin aynı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden
1. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde
a) Dosya kapsamı ve İlk Derece Mahkemesinin gerekçesi dikkate alınarak sanık hakkında üst hadden ceza verilmesi ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine yönelik temyiz istemleri yerinde görülmemiştir.
b) Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup, Bakanlığa yüklenen bir kamu görevidir. Bu kapsamda değerlendirme yapıldığında 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartı katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve vekili lehine koşulları sağlanmadığından vekalet ücretine hükmedilmemesi, hukuka aykırı bulunmamıştır.
2. Sanık Müdafilerinin Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde
a) Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış olup, bu kapsamda hükümde eleştiri nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
b) Sanığın tutuklulukta geçirdiği sürenin 5237 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi uyarınca cezalarından mahsubuna karar verilmemiş ise de, bu hususun infaz aşamasında gözetilebileceği anlaşılmıştır.
IV. KARAR
A.Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle; katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafilerinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle; Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 22.11.2022 tarihli ve 2022/1342 Esas, 2022/1235 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!