9. Ceza Dairesi 2024/330 E. , 2024/2879 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/241 E., 2015/340 K.
SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, şantaj
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat
TEMYİZ EDENLER : Suça sürüklenen çocuklar ve sanık müdafileri, mağdure vekili, o yer Cumhuriyet savcısı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma, kısmî düşme
Her ne kadar Tebliğnamede hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları yönünden sınırlı inceleme yönünde görüş bildirilmiş ise de; temyiz dilekçelerinin incelenmesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair verilen kararların temyiz edilmediği belirlenmiştir.
Mağdure vekilinin temyiz isteği yönünden; suç tarihinde on beş yaşından küçük mağdure Şirin'in kanuni temsilcisi olan babası Mecit'in duruşmada sanık ve SSÇ'lerden şikayetçi olmadığını beyan etmesi karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin davaya katılma ve hükümleri temyiz etme hakkı bulunmadığı belirlenmiştir.
Suça sürüklenen çocuklar ve sanık müdafiileri ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yönünden; sanık ve suça sürüklenen çocuklar (SSÇ) hakkında kurulan hükümlerin karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü :
I. HUKUKÎ SÜREÇ-OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, şantaj ve özel hayatın gizliliğini ihlal, SSÇ'ler hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve şantaj suçlarından açılan kamu davalarında Bursa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.10.2015 tarihli ve 2013/241 Esas, 2015/340 Karar sayılı kararı ile; sanık ... hakkında çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyetlerine, SSÇ'ler Abdulbaki ve Muhammed Çağrı hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, SSÇ'ler Abdulkadir, Oğulcan ve Muhammed Çağrı'nın şantaj suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 12.01.2024 tarihli ve 14-2015/411937 sayılı, SSÇ'ler Abdulkadir, Oğulcan ve Muhammed Çağrı hakkında açılan kamu davalarının olağanüstü zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle düşürülmesi gerektiği görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Sanığın iki yıl önceki ilk eylem tarihinde on altı yaşında olması nedeniyle yaş küçüklüğüne dair maddenin uygulanmamasının hatalı olduğunu, zincirleme suçun şartlarının oluşmadığını, mağdurenin yaşandığını iddia ettiği ilk olayda evde bulunduğunu iddia ettiği SSÇ Abdulbaki’nin bu durumu doğrulamadığını, intikal süresi ve mağdurenin çelişkili beyanları, iki yıllık süreçte kimseye anlatımının olmadığını, aksi düşünülse dahi eylemlerin sarkıntılık düzeyinde kaldığını, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurlarının mağdurenin rızası nedeniyle oluşmadığını beyanla şüpheden sanık yararlanır ilkesi, mağdure ve ailesinin şikayetlerinden vazgeçmeleri nedeniyle sanığın aleyhine olan tüm hükümlerin bozulması gerektiğine ilişkindir.
B. SSÇ Abdulbaki Müdafiinin Temyiz İsteği
Mağdurenin çelişkili beyanları dışında delil bulunmadığını ve iddialarının doktor raporuyla desteklenmediğini, intikalin mağdurenin iradesi dışında gerçekleşmesi nedeniyle suçlayıcı beyanlarda bulunduğunu, mağdurenin rızası ile görüntü vermesi ve SSÇ’nin yaşı dikkate alındığında fiilin anlam ve sonuçlarını algılayabileceğine dair raporun kabul edilemeyeceğini, çocuk psikiyatristinin de bulunduğu heyetten rapor aldırılması ve bu suretle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
C. SSÇ Muhammed Çağrı Müdafiinin Temyiz İsteği
SSÇ’nin fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamaması yönünde hüküm kurulması gerekirken anılan maddenin sadece indirim kısmı uygulanarak karar verilmesi nedeniyle hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.
D. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği
Mağdure hakkında aldırılan Adli Tıp Kurumu raporlarında ruh sağlığının bozulduğunun belirtilmesi nedeniyle SSÇ’ler Abdulbaki ve Muhammed ile sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin altıncı fıkrasının uygulanarak değişiklik sonrası Kanuna göre hüküm kurulması ve SSÇ’ler Abdulkadir, Oğulcan, Muhammed Çağrı hakkında verilen beraat kararlarının usul ve kanuna aykırı olması nedeniyle bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Suç tarihinde on beş yaşından küçük mağdure Şirin'in kanuni temsilcisi olan babası Mecit'in duruşmada sanık ve SSÇ'lerden şikayetçi olmadığını beyan etmesi karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin davaya katılma ve hükümleri temyiz etme hakkı bulunmadığı anlaşıldığından temyiz isteğinin reddine karar vermek gerekmiştir.
B. SSÇ'ler Muhammed Çağrı, Oğulcan ve Abdulkadir Hakkında Şantaj Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
1. Olay tarihinde on iki - on beş yaş grubunda bulunan SSÇ'lerin şantaj suçundan yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun'un 107 nci maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve ikinci fıkrası gereği 4 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 10.07.2013 sorgu tarihi olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 4 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
3. Suç tarihinin 2012 yılı eylül ayı olması ve olağan zamanaşımı süresinin daha önce gerçekleşmesi nedeniyle Tebliğnamede olağanüstü zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi yönündeki görüşe iştirak edilmemiştir.
C. Sanık Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma, SSÇ Abdulbaki ve Muhammed Çağrı Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu' nun 35. maddesine göre algılama ve yönlendirme yeteneğinin bulunup bulunmadığını takdir yetkisinin Mahkemeye ait bulunduğu, olay tarihinde on iki-on beş yaş grubunda bulunan SSÇ'ler hakkında 5395 sayılı Kanun'un 35. maddesi gereğince sosyal inceleme raporu aldırılmasının zorunlu olduğunun düzenlendiği, mevcut dosyada Devlet hastanesi ve Adli Tıp Şube Müdürlüğünden aldırılan raporlar tek başına değerlendirme yapmaya yeterli olmadığı gibi bu konunun salt hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile de çözümlenemeyeceği göz önüne alınarak, Mahkemece teknik bilgi gerektiren bu konuda ayrıca sosyal inceleme raporu alındıktan sonra sanık ve SSÇ'lerin cezai sorumluluğunun bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile yazılı şekilde hükümler kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
A. Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle, Bursa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.10.2015 tarihli ve 2013/241 Esas, 2015/340 Karar sayılı kararına yönelik mağdure vekilinin temyiz isteğinin, 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. SSÇ'ler Muhammed Çağrı, Oğulcan ve Abdulkadir Hakkında Şantaj Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle, Bursa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.10.2015 tarihli ve 2013/241 Esas, 2015/340 Karar sayılı kararına yönelik SSÇ'ler Muhammed Çağrı müdafii ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak SSÇ'ler hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
C. Sanık Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma, SSÇ Abdulbaki ve Muhammed Çağrı Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenle, Bursa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.10.2015 tarihli ve 2013/241 Esas, 2015/340 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve SSÇ'ler müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen; hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!