WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2023/3210 E.  ,  2023/4194 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

Suça sürüklenen çocuk hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen beraat kararı ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyizinin mümkün olmadığından kesin nitelikte olduğu görülmüştür.
Suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının iddinamesi ile suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ile üçüncü fıkrasının (c) bendi ve dördüncü fıkrası ile aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (f) bendi ve beşinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2. İstanbul Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.05.2021 tarihli ve 2021/183 Esas, 2021/237 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine, çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ile üçüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25.Ceza Dairesinin, 15.09.2021 tarihli ve 2021/1347 Esas, 2021/1556 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik yapılan istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

4. Dairemizin 01.11.2022 ve 2022/11901 Esas, 2022/9736 Karar sayılı kararı ile özetle kayyımın istinaf dilekçesinin değerlendirilmemesi nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

5. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 20.12.2022 tarihli ve 2022/2276 Esas, 2020/2482 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik yapılan istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Temsil Kayyımının Temyiz İstemi
Tehdit suçundan cezalandırılması gerektiğine, alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğine, zincirleme suç hükümlerinin üst hadden uygulanması gerektiğine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Suça sürüklenen çocuğun, katılan mağdurenin ağabeyi olduğu, suça sürüklenen çocuk ve katılan mağdurenin annesinin anneannesine bakmaya gitmesi, babalarının ise çalışması nedeniyle ikametlerinde zaman zaman yalnız kaldıkları, tam günü belirlenemeyen 2019 yılının Ekim ayı içerisinde bir gün katılan mağdure ile suça sürüklenen çocuğun ikametlerinde yalnız bulundukları sırada katılan mağdurenin banyodan çıkarak odasına gittiği sırada suça sürüklenen çocuğun katılan mağdurenin peşinden odaya geldiği ve suça sürüklenen çocuğun, katılan mağdureyi yatağa yatırdığı, ardından katılan mağdurenin üzerinde bulunan bornozunu çıkararak pantolonunun fermuarını açtığı ve cinsel organı açık vaziyette katılan mağdurenin üzerine çıktığı, katılan mağdurenin suça sürüklenen çocuktan korkması sebebiyle durumu annesine anlatamadığı, yine korona salgını başlangıç döneminde suça sürüklenen çocuğun katılan mağdure ile evde yalnız bulundukları sırada katılan mağdurenin üzerinde bornoz bulunduğu şekilde banyodan çıktığı sırada suça sürüklenen çocuğun, katılan mağdurenin peşinden odaya geldiği ve katılan mağdurenin üzerinde bulunan bornozunu çıkararak yatağa yatırdığı ve pantolonunun fermuarını açtığı ancak cinsel organını çıkarmadan katılan mağdurenin üzerine çıktığı ve sonrasında kendiliğinden katılan mağdurenin üzerinden kalktığı, söz konusu olaydan bir iki hafta kadar sonra suça sürüklenen çocuk ile katılan mağdure arasında aynı olayın tekrar ettiği, 15.10.2020 tarihinde ise yine suça sürüklenen çocuk ve katılan mağdurenin evde yalnız bulundukları sırada katılan mağdurenin bornozlu vaziyette banyodan çıktığı sırada suça sürüklenen çocuğun, katılan mağdurenin peşinden odaya geldiği ve katılan mağdurenin üzerinde bulunan bornozunun önünü açarak katılan mağdurenin göğüslerine, bacağına ve özel bölgesine dokunduğu, bu sırada suça sürüklenen çocuk ve katılan mağdurenin yengesi ...'nın, odaya geldiği ve katılan mağdure ve suça sürüklenen çocuğu görmesi üzerine suça sürüklenen çocuğa tepki gösterdiği, katılan mağdurenin başından geçenleri önce yengesi ...'ya, sonra annesine anlatması üzerine eylemin ortaya çıktığı olayda katılan mağdurenin, soruşturma aşamasında alınan yer/zaman/sebep-sonuç ilişkisi belirtilerek kararlılıkla dile getirilen beyanlarının samîmî olduğu, söz konusu eylemi duraksamasız biçimde ve yaşı ile uyumlu şekilde dile getirdiği, katılan mağdure anlatımlarında olay tarihlerinde banyodan çıkarak odasına gittiği sırada suça sürüklenen çocuğun peşinden odaya geldiğini ve suça sürüklenen çocuğun, kendisini yatağa yatırdığını, ardından üzerinde bulunan bornozunu çıkararak üzerine çıktığı beyanının suça sürüklenen çocuk tarafından doğrulandığı, bu hali ile suça sürüklenen çocuğun aşamalarda yaptığı savunmalarda; eylemi katılan mağdure anlatımları ile uyumlu şekilde anlatarak ikrarda bulunduğu, ayrıca katılan mağdure anlatımlarında olay tarihine ilişkin detaylı anlatımlarda bulunduğu, yine tanık ... anlatımlarında; suça sürüklenen çocuğun, katılan mağdurenin göğüsüne ve ön cinsel organına dokunduğunu görmesi üzerine ortaya çıktığı, bu hali ile katılan mağdure anlatımlarının tanık ... anlatımları ile de doğrulanması karşısında; suça sürüklenen çocuğun cinsel organı ile, katılan mağdurenin üzerine çıkarak katılan mağdurenin cinsel organına sürtünmesi, eli ile katılan mağdurenin göğüslerine, cinsel organına dokunmak ile cinsel arzusunu tatmin edebilmek amacıyla katılan mağdurenin vücut dokunulmazlığını ihlal ettiği, cinsel nitelikteki hareketlerini ısrarla devam ettirdiği, eylemlerinin ani, kesiklik gösteren nitelikte olmayıp belli bir süre devamlılık arz ettiği göz önüne alınarak suça sürüklenen çocuğun, katılan mağdurenin on beş yaşından küçük olduğu dönemle denk gelen zaman diliminde katılan mağdureye karşı cinsel istismar suçunu işlediği ve eyleminine uyan 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ile üçüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca cezalandırılmasına, katılan mağdurenin sonrasında tanığa suça sürüklenen çocuğun kendisine zorla birşey yapmadığı anlatımları karşısında suça sürüklenen çocuğun eylem sırasında zor kullandığına dair şüphe oluştuğu ve bu husus suça sürüklenen çocuk lehine değerlendirilerek suça sürüklenen çocuk hakkında aynı Kanun'un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanmasına yer olmadığı, suça sürüklenen çocuğun, katılan mağdureyi cinsel istismar eylemi ile sınırlı süre ile yanında tuttuğunun anlaşıldığı, nazara alındığında; cinsel istismar eylemi ile sınırlı olarak hürriyetten yoksun kılmanın ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturmayacağından beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Karar Yönünden
5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer verilen "On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak (...) istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararları" temyiz incelenmesine tabi olmadığından kararın kesin nitelikte olduğu anlaşılmıştır.

B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
İlk derece mahkemesinin gerekçesi ile tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, temsil kayyımın temyiz istemleri yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesi gereğince, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçu Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükme ilişkin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 20.12.2022 tarihli ve 2022/2276 Esas, 2020/2482 Karar sayılı kararında temsil kayyımı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.06.2023 tarihinde karar verildi.

Hükme iştirak eden üye ...'un karar yazımından önce 28.07.2023 tarihinde vefat etmesi nedeniyle imza eksikliğinin giderilemediğine dair 5271 sayılı CMK'nın 232/5. maddesine istinaden düşülen iş bu şerhin altı imzalanmıştır.