WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2021/9230 E.  ,  2024/2937 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/183 E., 2015/383 K.
SUÇLAR : Cinsel saldırı, kasten yaralama, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Beraat, mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Katılan vekili, sanık müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
Sanık hakkında cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ile kasten yaralama suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, kasten yaralama suçundan ise, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 11 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Eksik inceleme sonucunda karar verildiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ve re'sen tespit edilecek hususlara ilişkindir.

B. Katılan Vekilinin Temyiz İsteği
Kararı temyiz ettiğine ve re'sen tespit edilecek hususlara ilişkindir.

III. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Cinsel Saldırı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Olayın intikal şekli ve süresi, aldırılan rapor içerikleri, savunma, tanık ifadeleri, katılanın aşamalardaki beyanları ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşılmakla hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Sanık Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Oluşa uygun kabule göre sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası ile 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında kalıp, belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 09.07.2015 tarihli mahkumiyet kararından, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

IV. KARAR
A. Sanık Hakkında Cinsel Saldırı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.07.2015 tarihli ve 2014/183 Esas, 2015/383 Karar sayılı kararında sanık müdafii ile katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.07.2015 tarihli ve 2014/183 Esas, 2015/383 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan Üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla, diğer suçlar yönünden oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

01.04.2024 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY

Mahkemece "... taraflar arasındaki yoğun görüşme trafiği, olayın görgü tanığı ...'in görgüye dayalı anlatımında yaralama olayını gördüğü ancak cinsel saldırıya ilişkin anlatımının bulunmaması, sanık ile katılan arasındaki maaş alacağına ilişkin anlaşmazlık ve husumet, katılanın eksik kalan maaş alacağını yoğun bir şekilde sanıktan istemiş olması, sanığın ödemek istememesi, bu nedenle katılanın sanığa husumet duyması, katılanın sanığı suçlamak için bir nedeninin bulunması, bu durumda hile ile hürriyetinden yoksun kılma eylemlerinin gerçekleşmemiş olabileceği, şüpheden sanığın yararlanmasının ceza hukukunun temel ilkesi olması bir arada değerlendirildiğinde sanığın atılı suçları işlediğine ilişkin katılanın soyut iddiasından başka her hangi bir delil bulunmadığı..." gerekçesi ile beraatına karar verilmiştir.
Sanık hakkında cinsel saldırı ve kasten yaralama suçuna yönelik verilen kararlar ile ilgili sayın çoğunluk ile bir uyuşmazlık söz konusu değildir. İhtilaflı olduğumuz konu, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun oluşup oluşmadığı hususuna ilişkindir.
Bir ay süreyle sanığın iş yerinde çalışan mağdurenin ücretini alamaması ve sigortasının yapılmaması nedeniyle iş yerinden ayrıldığı ve ayrılırken 1000 TL ücret verilmesi gerekirken 500 TL verildiği, sonraki zamanlarda mağdurenin ısrarlı olarak kalan ücretini istediği, bu nedenle sanığı sıklıkla aradığı ve mesaj gönderdiği, olay günü mağdur ile Cafe Bistro isimli yerde buluştukları, sanığın mağdureye ATM den para çekeceğini ve parasını o şekilde ödeyeceğini söyleyerek aracına binmesini istediği, bir süre sonra toprak yola saparak tenha bir yere gidip orada mağdureyi raporunda belirtildiği gibi kemerle vurarak basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde ve orta (2) derecede kemik kırığı oluşturacak şekilde yaraladığı, yoldan geçen tanık Radun'un olaya müdahale etmesi sonucu sanığın olay yerinden kaçarak uzaklaştığı, tanığın mağdureyi hastaneye götürdüğü mağdure beyanı kısmi sanık savunması, tanık anlatımı ve tüm dosya içeriği ile belirlenmiştir.
Sayın çoğunluk tarafından sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen beraat hükmünün onanmasına karar verilmiş ise de;
Mağdure aşamalarda araç ile tenha yere gittikten sonra sanığın kendisi ile birlikte olmak istediğini söylediğini ancak kabul etmediğini söylemiş ancak cinsel amaçlı bir temastan söz etmemiş olmakla birlikte mağdure ile sanık arasında kalan ücretinin alacağı nedeniyle bir husumet bulunduğu, bununla ilgili mağdurenin ısrarla sanığı değişik zamanlarda arayıp mesajlar gönderdiği veya bu amaçla iş yerine gittiği dosya içeriği ile sabittir.
Olay günü gerek mağdure beyanı gerekse bu beyanı doğrulayan iletişim tespit tutanaklarına göre 16.04.2014 günü olarak sanığın mağdureyi telefon ile arayarak buluşmak için Cafe Bistro isimli iş yerine çağırdığı, burada mağdureye parasını ödeyeceğini ancak ATM den çekmesi gerektiğini söyleyerek aracına binmesini sağladığı ve olayın gerçekleştiği tenha mahalle götürdüğü, mağdurenin ısrarlı aramaları ve para isteğini sonlandırmak isteyen sanığın kemik kırığı oluşturacak şekilde mağdureyi darp ettiği,
Ücret alacağından kalan parasını ödeyeceğini söyleyerek mağdurenin kendisi ile buluşmasını sağladıktan sonra ödeme yapabilmek için para çekmesi gerektiğini de söyleyip mağdureyi hile ile aracına binmesini sağladıktan sonra da tenha mahalle götürüp darp etmesi şeklinde gerçekleşen eylemin kasten yaralama suçunun yanında 5237 sayılı Kanun'un 109/2. Maddesinde fıkrasında yazılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu da oluşturacağı, uzun süredir kalan ücret alacağına kavuşmak isteyen mağdurenin hileli yollar olmadan rızası ile sanığın aracına binmesinin düşünülemeyeceği, tanığın olay yerine gelmesi sonucunda mağdurenin serbest kalabildiğinin anlaşılması karşısında sanığın atılı suçtan cezalandırılmasına karar verilmesi görüş ve kanaatinde olduğumdan beraata ilişkin hükmün onanması yönündeki sayın çoğunluk görüşüne iştirak etmiyorum.