WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

YARGITAY 9. CEZA DAİRESİ

A- A A+

9. Ceza Dairesi         2021/6514 E.  ,  2024/3254 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2014/198 E., 2015/199 K.

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edildi.

5271 sayılı Kanun'un 260 ncı maddesinin birinci fıkrasına göre katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolunun açık olduğu nazara alındığında, suçtan zarar gören mağdurenin duruşmada sanıktan şikâyetçi olup davaya katılma talebinde bulunmasına rağmen Mahkemece bu hususta bir karar verilmemiş ise de Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel

Kurulunun 19.10.2010 gün ve 2010/9-149 Esas, 2010/205 Karar sayılı kararı da göz önüne alındığında mağdurenin suçtan zarar gördüğü hususunda araştırma yapmayı gerektirecek bir durum bulunmadığı anlaşıldığından, aynı Kanun'un 237 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca mağdurenin katılan ve vekilinin de katılan mağdure vekili olarak davaya kabulüne karar verildikten sonra gereği görüşüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi, 63 üncü maddesi, 109 uncu maddesinin birinci fıkrası ile beşinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.05.2015 tarihli ve 2014/198 Esas ve 2015/199 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a) Nitelikli cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 7 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b) Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği
Dosya kapsamı ve toplanan deliller, tanık beyanlarına göre sanığın üzerine atılı nitelikli cinsel saldırı suçunu da işlediğine dair mahkûmiyetine yeter her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, bu haliyle sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği halde mahkumiyetine karar verilmiş olduğuna, ayrıca kabule göre de sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanmamasının usul ve kanuna aykırı olduğuna ve diğer hususlara ilişkindir.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Nitelikli cinsel saldırı suçundan verilen cezanın usul ve kanuna aykırı olduğuna, kuşkudan uzak inandırıcı kanıtlar bulunmadığına, dinlenen tanıkların ilişkinin zorla olduğuna dair beyanda bulunmadıklarına, Adli Tıp Raporunda da katılanla zorla cinsel ilişkiye girildiğine dair bulgu bulunmadığına, katılanın beyanı dışında zorla cinsel ilişkiye girildiğine dair delil bulunmadığına, hüküm sanığın yokluğunda kurulduğuna, savunma hakkının kısıtlandığına, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanmamasının usul ve kanuna aykırı olduğuna ve diğer hususlara ilişkindir.

C. Katılan Vekilinin Temyiz İsteği
Kişi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan sanığa beraat kararı vermiş olup iş bu kararın bozulması gerektiğine, katılanın nişanlısının yanından sanık ile ayrılırken ki iradesinin at ya da köpek çiftliğine gitmek olduğuna, iradesinin hile ile aldatıldığına, suçun hile yolu ile işlediği sabit iken beraat kararı

verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna, nitelikli cinsel saldırı suçundan verilen cezanın onanması, kişi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen beraat kararının bozulması gerektiğine ve diğer hususlara ilişkindir.

III. GEREKÇE
Dosya kapsamına göre Mahkemece sanığın savunması alınmadan hüküm kurulduğu anlaşılmış olup 5271 sayılı Kanun'un 195 inci madde hükmü saklı kalmak üzere sanığın usulüne uygun şekilde sorgusunun yapılmasından sonra toplanacak delillere göre hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, 12.02.2015 tarihli duruşmaya getirilen başka suçtan tutuklu sanığın ifadesi alınmadan eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle aynı Kanun'un 191, 193 ve 216 ncı maddelerine muhalefet edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.05.2015 tarihli ve 2014/198 Esas ve 2015/199 Karar sayılı kararında o yer Cumhuriyet savcısı, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.04.2024 tarihinde karar verildi.