8. Hukuk Dairesi 2023/1055 E. , 2023/3481 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1497 E., 2022/1525 K.
KARAR : İstinaf başvurularının esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2020/395 E., 2021/461 K.
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davacının ve asli müdahilin davalarının reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekili ile asli müdahil vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asli müdahil vekili tarafından duruşma istemli, davacı vekili tarafından ise duruşma istemi olmaksızın temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne, duruşma isteminin değerden reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 ... Kadastro Kanunu’nun (3402 ... Kanun) Geçici 8 inci maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışması sırasında, 128 ada 18 parsel ... 627,77 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının edinme sebebi bölümünde, mülga 2613 ... Kadastro ve Tapu Tahriri Kanunu (2613 ... Kanun) ile 5602, 509 ve 766 ... kanunlara göre yapılan kadastro/tapulama çalışmaları sırasında, kadastroya tabii tutulmayarak tespit harici bırakılan Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunup ekonomik yarar sağlaması mümkün olan yerden olduğu ve ...'in 1990 yılından beri kullanımında bulunduğu ve beyanlar hanesi bölümünde taşınmaz üzerindeki yapının aynı kişinin kullanımında olduğu belirtilmek suretiyle tarla vasfıyla, 128 ada 19 parsel ... 654,30 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise aynı nedenle ve vasıfla edinme sebebinde eşit paylarla ... ve ... ...'ın 1990 yılından beri kullanımında bulunduğu belirtilmek suretiyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir.
2. İtirazı kadastro komisyonu tarafından reddedilen davacı ... vekili dava dilekçesiyle; 128 ada 18 ve 19 parsel ... taşınmazın, davacıya ait 128 ada 325 parselin arka dağ tarafına bakan cephesi olduğunu, davacıya ait olan 325 parselin 2000'li yıllarda 953 parsel olarak değiştiğini, bu değişen 953 parsel içinde davacının yıllar önce yaklaşık 2000 yılında yapıp bitirdiği ve halen oturduğu evi bulunduğunu, bu evin bir kısmının 953 parsel içinde olduğunu, evin bir kısmının bu parsele bitişik tapulama harici yerin içinde bulunduğunu, tapulama harici olan yerin yaklaşık 1.500,00 metrekare civarında olduğunu, bu kısmı atalarından bu yana davacının kullandığını, 953 parsel ... taşınmazın içerisinde bulunan ağaçların 45 - 55 yaş aralığında olduğunu, ancak dava konusu tapulama harici 1.500,00 metrekare olan taşınmazın 128 ada 18 ve 19 olarak ikiye bölündüğünü, 128 ada 19 parsel ... taşınmazda ... ... ve ...'ın hak sahibi olmalarının mümkün olmadığını, davacının evinin bulunduğu 953 parselin yan tarafından bulunan eski parsel numarası 324 olan taşınmazı ... ...'ın 1975 yıllarında Hakkı Mert'ten satın aldığını, ... ... ve ...'ın, ... ...'ın oğulları olduğunu, taşınmazlar hakkında ceza mahkemelerince verilmiş olan kararların bulunduğunu ileri sürerek, 128 ada 18 ve 19 parsel ... taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile taşınmazların davacı adına tesciline, tescilin mümkün olmaması halinde davacının adının kullanıcı hanesine yazılmasına karar verilmesi istemiyle Kadastro Müdürlüğü'nü davalı olarak göstermek suretiyle dava açtıktan sonra, yargılama sırasında tespit maliki olan Hazine'nin davaya katılımı sağlanmıştır.
3. Asli müdahil ... vekili müdahale dilekçesinde; 128 ada 19 parselin, ... ve ... ... adına tespit gördüğünü, asli müdahilin tapulu taşınmazının sınırında bulunan bir taşınmaz olduğunu, bu tapulu taşınmazı 1976 yılında asli müdahilin babası olan ... ...'ın satın aldığını, 1983 yılında bu yere tapu verildiğini, taşınmazında tapulu yerlerinin 1983 yılında tapusunun verildiğini ve bu yerin 1976 yılından beri asli müdahilin kullanımında olduğunu, taşınmaz ile ilgili olarak asli müdahilin kardeşi ... ...'ın ... Sulh Ceza Mahkemesinin 1196/153 E ... dosyasında ceza alarak 147 gün ceza evinde kaldığını, taşınmazın davacı ile ilgisinin bulunmadığını, dava konusu edilen 128 ada 19 parsel ... taşınmazın tespitte olduğu gibi aynen korunarak ... ve ... ... adlarına 1/2'şer hisse olarak tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; şahıslar lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu 128 ada 19 parsel yönünden; mahkeme gözleminde, bilirkişi heyet raporundaki hava fotoğrafları ve uydu görüntülerine göre taşlık çalılık olduğu, taşınmazın üzerindeki ağaçların kendilinden yetişen ağaçlar olduğu, eğiminin fazla olup taşınmazın imar ihya edilmediği, keşifte yerel bilirkişi olarak dinlenilen ... ...'in taşınmazda ekin ekildiğini hiç görmediği, tespit bilirkişilerinin ise taşınmazın evvelden beri taşlık çalılık olduğu, tespit çalışmalarında taşınmaza geldiklerinde daha fazla çalılık olduğu beyanı ile taşınmazın imar ihya faaliyetlerine dahi başlanılmadığını beyan ettikleri, davacı tanıklarından ...'ün 128 ada 19 parseli bilmediği, ... ...'un ve yerel bilirkişi ... davacının bu taşınmazda ağılı olduğu, yerel bilirkişi olarak dinlenilen ... ... ... ise, taşınmazın düzlük yerlerinde taşlıkların arasına davacının bakla ektiğini 1990 yılında gördüğünü, daha sonra ise orman sınırı nedeniyle taşınmaza ekin ekildiğini görmediğini beyan ettiği, 128 ada 19 parselin tarım toprağı sıfatını kazanmadığı ve imar ihya edilmediği ve taşınmazı ağıl olarak kullanmanın ekonomik amacına uygun zilyetlik sayılmayacağı, dava konusu 128 ada 18 parsel ... taşınmaz yönünden ise parselin bir kısmında 3 katlı yapının bulunduğu ve bu yapıda davacının 20 yıldan fazla süre ile ikamet ettiği keşifte dinlenilen beyanlarla anlaşıldığı, bilirkişi heyet raporunda parselin imar ihya edilmediği, tarım toprağı sıfatının oluşmadığı, taşınmazın üzerindeki ağaçların kendiliğinden yetişen ağaçlar olduğu ve taşınmazın üzerinde çok yıllık çalıların bulunduğunun belirtildiği, davacının dava dilekçesinde dayandığı, ... Sulh Ceza Mahkemesinin 1993/662 Esas, 1993/1500 Karar ... dosyadaki 23.11.1993 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde dava konusu olan yerin 874-875 orman tahdit hattının batısında kaldığı fakat dava konusu taşınmazların orman tahdit hattının doğusunda orman sayılmayan alanda kaldığı, sonuç olarak bu dosyadaki dava konusu taşınmazın eldeki davada dava konusu olan 128 ada 18 ve 19 parseli kapsamadığının anlaşıldığı, yine ... Sulh Ceza Mahkemesinin 1995/4 Esas, 1998/42 Karar ... dosyası incelendiğinde sanığın davacı olmadığı gibi, dava konusu taşınmazın eldeki dava ile ilgisinin olmadığının anlaşıldığı, müdahilin müdahale dilekçesinde dayandığı ... Sulh Ceza Mahkemesinin 1996/153 Esas, 1997/199 Karar ... dosyasındaki 20/08/1996 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde dava konusu taşınmazın 874 O.T.S. Noktalarının batısında orman sınırları içerisinde kaldığı, dava konusu taşınmazın ise bu hattın doğusunda orman sayılmayan alanda kaldığı, bu taşınmazın eldeki dava konusu olan 128 ada 19 parseli kapsamadığının anlaşıldığı, neticeten, keşif tarihi itibari ile dahi dava konusu taşınmazların taşlık, çalılık vaziyette bulunduğu, bilirkişi heyet raporu ve ekli hava fotoğrafları- uydu görüntüleri beraber değerlendirildiğinde taşınmazın imar ihya edilmeden 18 parsel ... taşınmazın bir kısmının üzerine bina yapıldığı, bu nedenle şahıslar lehine zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davacı ...'in Kadastro Müdürlüğüne yönelik davasının pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, Hazine'ye yöneltilen davanın sübut bulmadığından reddine, müdahil davacı ...'ın davasının sübut bulmadığından reddine, 128 ada 18 ve 19 parsel ... taşınmazlar hakkında 3402 ... Kanun'un Geçici 8.maddesine göre yapılan kadastro tespitleri ve komisyon kararları gibi işlem yapılarak tarla vasfıyla Hazine adına tapuya tescillerine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararına karşı davacı vekili ile asli müdahil vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; tüm taşınmazlar yönünden, kararın usul ve kanuna aykırı olduğu gibi eksik araştırma ve inceleme yapıldığını, taşınmazlara uzun yıllardır zilyet olduğunun ispatlandığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davasının kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2. Asli müdahil vekili istinaf dilekçesinde; 128 ada 19 parsel yönünden müdahale dilekçesindeki iddialarını tekrarlayarak, kararın usul ve kanuna aykırı olduğu gibi eksik araştırma ve inceleme yapıldığını, keşfin asli müdahilin yokluğunda yapıldığını, keşif zabıtlarını ve tanık anlatımlarını, bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, dava konusu taşınmazın tapulu yerlerinin kuzey kısmında olduğunu, dava konusu taşınmazın 1796 yılından beridir müdahilin babasının ve ondan sonra müdahil Musa ve kardeşi ...'nin kullanımında olduğunu, zeytin ağaçlarının müdahile ait olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davasının kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı ...'in, her iki taşınmazda zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının kendisi lehine gerçekleştiği gerekçesiyle tespitin iptali ve taşınmazın adına tescili istemiyle eldeki davayı açtığı, müdahil ...'ın aynı gerekçelerle yalnızca 128 ada 19 parsel yönünden dosyaya müdahil olduğu, İlk Derece Mahkemesince icra edilen keşifte dinlenen yerel bilirkişiler, tespit bilirkişileri ve tanıkları davacının bina yapmak, ağaç dikmek gibi kullanımlarından bahsetmişlerse de keşif neticesi alınan bilirkişi raporlarına göre taşınmazların eğimi, üzerindeki ağaçların niteliği, hava ve uydu fotoğraflarında taşınmazların görünüşü dikkate alındığında öncesi çalılık olan ve tarla niteliği ile tespit gören taşınmazlarda imar ihyanın tamamlanmadığının ve kazanma koşullarının oluşmadığının açık olduğu, 18 parsele davacıya ait binanın bir kısmı taşma yapmışsa da bina yapmanın imar ihya faaliyeti sayılamayacağı, müdahilin yeniden keşif isteminin de mahkemece gerekçeleri ile reddedildiği, bu kapsamda yukarıda açıklanan bilimsel delillere göre yeniden keşif yapılmasının dosyaya bir katkı sunmayacağı, bu nedenle İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekili ile asli müdahil vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacı vekili ile asli müdahil vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçelerle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
2. Asli müdahil vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçelerle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazlar üzerinde davacı ve / veya asli müdahil taraf lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 ... Kanun'un 14, 17 ve Geçici 8 inci maddeleri,
3. Değerlendirme
1. Davacı vekilinin çekişmeli 128 ada 18 parsel ... taşınmaz yönünden temyiz itirazlarının incelemesinde; İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesince, taşınmaz üzerinde davacı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Şöyle ki, çekişmeli taşınmaza bitişik olan 128 ada 8 parsel ... taşınmazın 1970 yılında yapılan tesis kadastrosunda, taşınmazın davacı adına tespit edildiği, davacının bu parsel üzerine yapmış olduğu evin bir kısımının çekişmeli parselin içerisinde kaldığı ve keşif sırasında dinlenen kişilerin de taşınmaz üzerindeki ağaçları davacının diktiğini beyan ettikleri, bu haliyle, taşınmaz üzerinde davacı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu anlaşılmakla, bu taşınmaz yönünden, davacının davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi isabetsiz olup, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
2. Çekişmeli 128 ada 19 parsel ... taşınmaza ilişkin yönünden ise;
a) Davacı vekilinin temyiz itirazlarının temyiz itirazlarının incelenmesinde; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere,6100 ... Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, davacının 128 ada 19 parsel ... taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
b) Asli müdahil vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesince, taşınmaz üzerinde şahıslar lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, ilk derece mahkemesince, asli müdahilin iddialarına yönelik araştırma ve inceleme yapılmaksızın karar verilmiştir. 6100 ... Kanun'un 27 nci maddesinde yer bulan “Hukukî Dinlenilme Hakkı” gereğince, davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir. Mahkeme iki tarafa eşit şekilde hukukî dinlenilme hakkı tanıyarak hükmünü vermelidir. Anayasanın 36 ncı maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ncı maddesinde düzenlenen “Adil yargılanma hakkı”nın en önemli unsuru olan hukukî dinlenilme hakkı, adil yargılanma hakkı içinde teminat altına alınmıştır. Bu hakka, tarafın hâkime meramını anlatma hakkı ya da iddia ve savunma hakkı da denilmektedir. Ancak, hukukî dinlenilme hakları, bu ifadeleri de kapsayan daha geniş bir anlama sahiptir.
Bu itibarla; İlk Derece Mahkemesince, mahallinde yapılan keşiften sonra davaya katılan asli müdahilin iddia ve savunmaları hakkında, taşınmaz başında keşif yapılmadan karar verilmiş olması isabetsiz olup, asli müdahil vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu parsel yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Davacı vekilinin, dava konusu 128 ada 19 parsel ... taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının (V.C.3.2.a) bendinde yazılı nedenlerle REDDİNE,
Davacı vekilinin dava konusu 128 ada 18 parsel ... taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının (V.C.3.1) bendinde yazılı nedenlerle, asli müdahil vekilinin ise 128 ada 18 parsel ... taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının (V.C.3.2.b) nolu bentte yazılı nedenlerle kabulü ile istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!