WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ

A- A A+

8. Ceza Dairesi         2023/3042 E.  ,  2023/9670 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/485 E. 2023/258 K.
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) hükümleri gereği temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kızılcahamam Cumhuriyet Başsavcılığının, 14/08/2015 tarihli iddianamesi ile sanığın, çocuğa karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve şantaj suçlarından cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Kızılcahamam Asliye Ceza Mahkemesinin, 2015/370 (E) ve 2016/24 (K) sayılı kararı ile sanığın, ek savunması alınmak suretiyle çocuğa karşı, cinsel amaçlı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, etkin pişmanlık hükümleri de uygulanarak 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, şantaj suçundan ise 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
3. İlgili kararın, sanık tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin, 2020/3412 Esas, 2022/18109 Karar sayılı kararı ile ''Sanığın eylemleri nedeni ile kül halinde TCK'nun 109/2, 109/3-f ve 109/5. maddeleri gereğince cezalandırılması gerektiği, ayrıca somut olayda sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanamayacağı" gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.
4. Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada; Kızılcahamam Asliye Ceza Mahkemesinin 29.03.2023 tarihli, 2022/485 Esas, 2023/258 Karar sayılı kararı ile sanığın, çocuğa karşı, cinsel amaçlı, cebir, tehdit veya hile ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kazanılmış hakkı gözetilerek sanığın cezasının 3 yıl hapis cezası olarak infazına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz sebepleri;
1. Atılı suçun yasal unsurları oluşmamasına rağmen sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna,
2. Aksi kanaat halinde somut olayda cinsel amaç olmadığına, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay; sanığın, olay tarihinde parkta gördüğü 18 yaşından küçük mağduru, "ben senin babanı tanıyorum, erkeklerle tanıştığını babana söyleyeceğim, baban beni görevlendirdi", "ben seni takip ediyorum, benimle gelirsen ben sana herşeyi gösteririm" şeklinde tehdit etmek ve kolundan tutmak suretiyle ormana doğru çektiği, ormanın içine vardıklarında da sarılıp, öpmeye çalıştığı iddiasına ilişkindir.
2. Mağdur beyanında " Sanığın kendisini tehdit ederek zorla ormana götürdüğünü ve öpmeye çalıştığını" ifade etmiştir.
3. Sanık savunmasında "...'nın iddia ettiği gibi kendisini kolundan sürükleyerek ormana götürmediğini, sarılıp öpmeye çalışmadığını" beyan ederek suçlamayı kabul etmemiştir.
4. Tanık B.A alınan ifadesinde "... yanımıza gelerek ve ...'yı kastederek 'seni babana söyleyeceğim, senin sevgilin olduğunu babana söyleyeceğim, ancak şu çardakta oturup, doğru dürüst aranızda olanları bana anlatırsan belki babana söylemem, o çocuğu biliyorum, sen o çocukla konuşmayı bırak, bir daha o çocuk sana mesaj dahi atamayacak' dediğini duydum ve ...'ın ...'nın bileğinden tuttuğunu gördüm, ben oradan ayrıldım, tekrar 5 dakika sonra olay yerine geldiğimde ... ve ... orada yoktu, oradaki vatandaşlara sorduğumda ... ve ...'ın ormana doğru gittiğini söylediler, akabinde orman tarafından bir çığlık sesi duydum" şeklinde beyanda bulunmuştur.
5. Tanık D.D alınan ifadesinde, " ... isimli şahsın ... Parkına doğru gittiğini gördüm, saat:19,00 sıralarında benim kullanmış olduğum 0553 ... 77 67 nolu telefonuma 0532 ... 18 45 nolu telefondan çağrı geldi, telefonu açtığımda karşıdaki şahıs ...'nın dedesi olduğunu söyledi, kendisini görüp görmediğimi sordu, ben de ...'yı korktuğumdan dolayı görmediğimi söyledim, akabinde ...'yı aradım, telefonu tanımadığım bir erkek şahıs açtı, ben de telefonu açan babasıdır diye konuşmadan telefonu kapattım, akabinde saat:19.30 sıralarında ... aynı numaradan beni aradı, telefonda bana telaşlı bir şekilde Durali bana yardım et dedi ve yerini söyledi, ben de yanına gittim, kendisi yanına gittiğimde korktuğunda titriyordu, ne olduğunu sorduğumda şahıs bana hitaben tanımadığım bir erkek şahıs geldi, beni ormana götürdü, ormana bana sarılmaya kalktı, beni öpmeye çalıştı dedi" şeklinde beyanda bulunmuştur.

IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafinin Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Sübuta İlişkin
Dosyadaki olgular itibari ile, sanığın, olay tarihinde parkta gördüğü 18 yaşından küçük mağdurun yanına giderek "ben senin babanı tanıyorum, erkeklerle tanıştığını babana söyleyeceğim, baban beni görevlendirdi", "ben seni takip ediyorum, benimle gelirsen ben sana herşeyi gösteririm", diyerek kolundan tutmak suretiyle ormana doğru çektiği, ormanın içine vardıklarında "senden hoşlanıyorum, seninle arkadaş olmak istiyorum" diyerek kolundan tutup sarılıp, öpmeye çalıştığı ancak mağduru ittirmesi nedeni ile öpemediği, daha sonra mağduru tekrar parka geri getirerek oraya bıraktığı, sanık suçlamaları kabul etmemiş ise de, mağdurun aşamalardaki istikrarlı iddialarının tanıkların anlatımları ile doğrulandığı anlaşılmakla; mahkemenin, sübuta dair kabulünde herhangi bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Suçun Vasfına ve Ceza Miktarına İlişkin
Sanığın, mağduru zorla ormana götürdükten sonra sarılıp öpmeye çalıştığı, bu bağlamda eylemini cinsel amaçla işlediği anlaşılmakla, sanık hakkında cezalandırma yapılırken, dairemizin 30.11.2022 tarihli bozma ilamında da belirtildiği üzere, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası uygulanmak suretiyle cezasının arttırılmasında ve 5237 sayılı Kanun'un 3 üncü ve 61 inci maddeleri gereğince, sanığın üzerine atılı suç için kanunda ön görülen alt ve süt sınırlar arasında, usanığın kastının yoğunluğu, suçun işleniş biçimi, sanığın güttüğü amaç ve saik nazara alınarak, temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle tayin edilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
B. Tebliğname ve Diğer Yönlerden
Dairemizin bozma ilamı ile, sanığın gerçekleştirdiği şantaj suçunun, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsuru kabul edilmesi karşısında, kazanılmış hakka konu ceza miktarının, bozmaya konu ilamdaki iki ayrı suçtan verilen cezaların toplamı esas alınarak belirlenmesi gerekirken sadece kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen ceza miktarı esas alınarak belirlenmesi karşı temyiz olmadığından, tebliğnamedeki düşüncenin aksine bozma nedeni yapılmamıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımın, eleştirilen neden dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin sair temyiz itirazları reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Kızılcahamam Asliye Ceza Mahkemesinin 29/03/2023 tarihli, 2022/485 E. 2023/258 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz talebinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.12.2023 tarihinde karar verildi.