WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ

A- A A+

8. Ceza Dairesi         2021/9956 E.  ,  2024/2159 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/322 E., 2016/307 K.

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Malkara Cumhuriyet Başsavcılığının 04.05.2015 tarihli iddianamesiyle, sanık hakkında çocuğa karşı eziyet suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Malkara 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.04.2016 tarihli kararıyla, sanık hakkında çocuğa karşı eziyet suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Mağdur ... vekilinin temyiz isteği; sanığın üzerine atılı suçu işlediğinden, cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
B. Mağdur ... vekilinin temyiz isteği; kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, sanığın cezalandırılması için yeterli delil olduğuna ilişkindir.
C. Katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteği; sanığın üzerine atılı suçu işlediğinden cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, mağdur ...'nin yaklaşık 17 aydır sanığın öğretmen olarak çalıştığı özel bir kreşte eğitim gördüğü, 06.12.2014 tarihinde katılan ...'nin çocukları olan mağdurun karın kısmında morluklar tespit ettiği, mağdurun kreşte iken altını ıslatması üzerine sanığın kendisini bir süre tek ayak üzerinde durdurduğunu ve tuvalete götürüp altını temizlerken karın kısmını eliyle sıkıştırdığını söylemesi üzerine şikayetçi olduğu, soruşturma devam ederken 17.12.2014 tarihinde mağdur ...'nin babası olan katılan ...'nin Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunarak aynı yerde eğitim gören kızının kendisine 06.12.2014 tarihinde sanık tarafından öğle yemeği verilmeden akşama kadar aç bırakıldığını, bacakları ağrıyana kadar kapı önünde ayakta bekletildiğini, kapıya kadar kolundan çimdiklenerek götürüldüğünü, arkadaşları oyun için alt kata inerken kendisini ceza maksatlı sınıfta bırakıldığını ve bütün bunları anlatırsa anne ve babasının onu kreşten almayıp hafta sonu kreşte bırakacaklarını söylediğini ifade ettiği böylece sanığın mağdurlara yönelik eziyet suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.

IV. GEREKÇE
1.Dosya kapsamında yer alan 20.02.2015 tarihli Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'ndan, mağdur ... hakkında alınan raporda, mağdurun karın bölgesindeki ekimotik lezyonların bu bölgeye yönelik künt travamlar ile iddia edildiği şekilde parmakla sıkıştırma sonucu oluşmasının tıbben mümkün ve yaralanmasının basit nitelikte olduğunun; 05.12.2014 tarihli Komisyon Raporu'nda ise sanık tarafından suça konu eylemin gerçekleştirildiğinin düşünüldüğü belirtilmiştir.
2. Tanık Hatice B.'nin alınan ifadesinde "...İzem'in olayında birlikte yemek yerken İzem altına kaçırmıştı, Zerrin de normal bir şekilde çocuğu kaldırarak tuvalete götürdü, yemek yediğimiz yer ile tuvalet arası çok fazla bir mesafe değildir, bu esnada da tuvaletin kapısı açık olduğu için ben temizlenirken gördüm, herhangi bir şekilde çocuğun karnını sıktığını görmedim, zaten görsem hemen müdahale ederdim, ayrıca Belinay ile ilgili iddialar da doğru değildir..." şeklinde beyanda bulunduğu,
Tanık Reyhan U.'nun alınan ifadesinde "...olayın olduğu iddia edilen gün hep birlikte ikindi kahvaltısını yapıyorduk ve o sırada...altına yaptı ve .... öğretmen ile birlikte tuvalete gittiler, giderken İzem ağlıyordu, yemekhane ile lavabonun arası yakındır, fakat ben lavabonun içerisini görebilecek mesafede değildim, bu nedenle nasıl temizlik yapıldığını bilmiyorum, daha sonra çocuk masaya geldi ve yemeğine devam etti, geldiğinde ağlamıyordu, ayrıca Belinay ile ilgili iddialara da ben tanık olmadım..." şeklinde beyanda bulunduğu,
Tanık Sibel B.'nin alınan ifadesinde "...suç tarihinde... herhangi bir ani bağırma sesine de şahit olmadım, lavaboya giderken İzem ağlıyordu, daha sonra yemekhaneye geri döndü ve normal bir şekilde yemeğe devam etti, ben İzem'in önceki öğretmeni olduğum için zaman zaman bacaklarında ufak morluklar görüyordum ve bunu ailesi ile paylaştığımda da kardeşi ile boğuştukları şeklinde cevaplar alıyordum, bu husus suç tarihinden yaklaşık olarak 1 yıl önceydi, ayrıca ben ... öğretmenin.... 'ı yemekhaneye götürmemesi ya da kendisine şiddet uygulaması gibi bir olaya şahit olmadım..." şeklinde beyanda bulunduğu,
Tanık...'nın alınan ifadesinde "Ben Malkara Aydede Kreşi'nde eğitim gören ...'nın babasıyım, olay günü kızımı almaya kreşe gittiğimde ...n annesini görünce "Ceza verilen çocuğun annesi geldi" diye bir söz söyledi, daha sonra Zerrin öğretmen de ...ya "Biz sana da ceza veriyoruz yaramazlık yaptığında" şeklinde bir söz söyledi, daha sonra İzem'in annesi de ...'ya "Bu konuda seninle özel olarak görüşelim" dedi, olayın hemen sonrasında kızıma sorduğumda herhangi bir şey söylemedi, vurdular mı diye sorduğumda cevap alamadım, kızım geçen yıl kreşe gitme konusunda çok istekli değildi, fakat bu yıl daha isteklidir, bu yazdan beri öğretmeni Kübra hanımdır, onun öncesinde Zerrin öğretmendi.." şeklinde beyanda bulunduğu,
Tanık...E.'nin alınan ifadesinde "Ben polis memuruyum, 2011 yılında kızım Aydede Kreşi'ne gitmişti, ... o dönem kendisinin öğretmeniydi, 2014-2015 yıllarında da oğlum aynı kreşe devam etmektedir, hale hazırda da devam etmektedir, yaşandığı iddia edilen olaya ilişkin görgüye dayalı malumatım yoktur, her iki çocuğum da mutlu bir şekilde kreşe devam ettiler..." şeklinde beyanda bulunduğu, tanık olarak dinlenen ... K. ve... A.'nın da benzer şekilde beyanda bulundukları;
Tanık Sinem S.'nin alınan ifadesinde "Ben olay tarihinde Tekirdağ Aile ve Sosyal Politikalar il Müdürlüğünde sosyal çalışmacı olarak görev yapıyordum... görüşme sırasında mağdurun yaşı küçük olduğu için olayı anlatabilmesi açısından oyun oynayarak kendisine yaklaştık, bir tane bebeği öğrenci olarak kullandık, bu sırada mağdura bebeğin altına kaçırdığını söyledik, o da bunun üzerine bebeğin karın bölgesine cimcik attı, neden böyle yaptığını sorduğumuzda ise bebeğe ceza verdiğini söyledi, ardından sen böyle yaptığında sana ceza veren var mıydı diye sorduk, o da sanığın ismini söyledi..." şeklinde beyanda bulunduğu, tanık olarak dinlenen ....'nin de benzer şekilde beyanda bulunduğu;
Tanık ... C.'nin alınan ifadesinde "Ben olay tarihinde özel Aydede Kreşinin kurucusuydum... mağdur ... le ilgili olaydan yaklaşık 15 gün kadar önce sanık bana mağdur ...'in genital bölgesine yakın bacak arasında morluk olduğunu, bunu da yardımcı personelimiz ...'la birlikte gördüklerini, bu durumu mağdurun annesine sorduklarını, mağdurun annesinin de çocuğunun kanepeye çarptığını bu yüzden morluklarının olduğunu ve önemli olmadığını söylediğini de anlatmıştı, mağdur ... le ilgili olay olduktan sonra mağdurun annesi bana sanığın kızına göbeğini severken koca göbişli dediğini, ayrımcılık yaptığını, bu olay olmasa bile bunun hesabını sanıktan soracağını söyledi, sanığın kreşteki diğer çocuklara karşı da kötü bir muamelesini görmedim, sanık aksine kreşteki çocuklarla ilgiliydi, kendisi disiplinli bir öğretmenimizdi, kötü bir davranışını görmüş olsaydım zaten işine son verirdim." şeklinde beyanda bulunduğu tespit olunmuştur.
3. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) "Eziyet" başlıklı 96 ncı maddesinin birinci fıkrasında eziyet suçunun maddi unsuru,“bir kimsenin eziyet çekmesine yol açacak davranışları gerçekleştirmek” şeklinde belirtilmiş, ancak bu davranışların ne olduğu somut olarak ortaya konulmamıştır. Ancak maddenin gerekçesinde; eziyet olarak, bir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, aşağılanmasına yol açacak davranışlarda bulunulması gerektiği belirtilmiştir.
Eziyet serbest hareketli bir suçtur. Mağdurun gerek bedensel gerek ise ruhsal yönden acı çekmesine neden olacak, mağdurda utanma, korku, acizlik ve değersizlik duygusu uyandırıp onurunu zedeleyecek hareketler eziyet kapsamındadır. Bu suç tipinde mağdur, objektif olarak aşağılayıcı ve eza verici hareketler aracılığıyla, insan olma niteliğinin gerekli kıldığı düzeyin objektif olarak altında kalan ve kişiliğinin derhal ya da ileride gelişebilmesi için gerekli olan dengeye olarak etki edebilecek muamelelere tabi kılınmaktadır.
Eziyet teşkil eden fiiller, kasten yaralama, hakaret, tehdit, cinsel taciz niteliği taşıyabilirler. Ancak, bu fiiller, ani olarak değil, sistematik bir şekilde ve belli bir süreç içinde işlenmektedir. Eziyetten söz edebilmek için, maddenin gerekçesine göre eziyet oluşturan fiillerin sistematik bir şekilde gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Sistematik olmaktan kastedilen, mağdura karşı yapılan birden fazla saldırının, genel bir tutum çerçevesinde gerçekleştirilen davranışların bir parçası olması ya da önceden kararlaştırılmış, organize ve düzenli bir seyir izlemesidir. Sistematik olma hali, hareketlerin eziyet suçunu oluşturup oluşturmadığını tespite yarayan kriterlerden biridir. Hareketlerin sistematik biçimde uygulanması, mağdura yönelik davranışların belli bir süreç içinde düzenli ve bir bütünlük arz eder biçimde yapılmasını gerektirir. Bu sebeple mağdura yönelik hareketler, fail tarafından bilerek ve istenerek belirli bir süreçte genel bir tutum çerçevesinde bir bütünün parçası olarak veya belirli bir plan dahilinde işlenirlerse eziyet suçu oluşur. Burada çeşitli nitelikteki hareketler objektif olarak belirli bir şiddeti içermekte, asgari düzeyde bir ağırlığa ulaşmaktadır. Hareketler bir bütün halinde objektif olarak eziyet teşkil edecek boyuta ulaştığında, başka bir deyişle asgari bir düzeyde şiddete ulaştığında suç tamamlanmış olacaktır.
4. Dosya kapsamında, sanığın aşamalarda değişmeyen inkara yönelik savunmaları karşısında, mağdurlara karşı belli bir süreçte ve sistematik olarak bedensel veya ruhsal yönden acı çekmelerine, aşağılanmalarına yol açacak davranışlarda bulunulduğuna dair mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak ve kesin nitelikte delil elde edilemediği anlaşılmakla, Mahkemece verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
5. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan Bakanlık vekili ile mağdurlar vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Malkara 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.04.2016 tarihli,2015/322 Esas ve 2016/307 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili ile mağdurlar vekilleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan Bakanlık vekili ile mağdurlar vekillerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.03.2024 tarihinde karar verildi.