8. Ceza Dairesi 2021/11345 E. , 2023/4199 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : 6136 sayılı Kanun'a muhalefet, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Urla Cumhuriyet Başsavcılığının 17.11.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında 6136 sayılı Kanuna muhalefet, mala zarar verme ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarından cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır.
2. Urla 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.07.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan 10 ay hapis cezası ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hapis cezasının ertelenmesine, mala zarar verme suçundan hapis cezasından çevrilmek suretiyle 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan doğrudan verilmek suretiyle 3.100,00TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, suçsuz olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, sanığın katılanın evinin yakınında, yanında bulunan, ruhsatsız ve yasak nitelikteki suça konu silahla havaya ateş ettiği, suça konu silahtan çıkan mermilerin, sanığın olaydan önce tanımadığı mağdurun evinde maddi hasar meydana getirdiği, bu suretle sanığın atılı suçları işlediği iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
1. Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hüküm yönünden;
A. Sanığın yasak nitelikteki silahla havaya ateş etmesi sonucu katılanın evinde maddi hasar meydana gelmesi eyleminin genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması ve mala zarar verme suçlarını oluşturmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 44 üncü maddesinde düzenlenen fikri içtima kuralı uyarınca daha ağır cezayı gerektiren suç olan genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan cezalandırılması gerektiği gözetilmeden, eylem bölünerek ayrıca mala zarar verme suçundan mahkumiyet hükmü kurulması, 5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesinin birinci fıkrasına aykırı bulunmuştur.
B. Mahkemenin kabul ve uygulamasının değerlendirilmesinde ise;
aa. Sanığın mağdura yönelik eyleminin olası kastla işlenen mala zarar verme suçunu oluşturduğu ve cezasından 5237 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca indirim yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
bb. Sanık hakkında mala zarar verme suçundan hüküm kurulurken, 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tespit edilen gün adli para cezası karşılığının, gerekçesiz olarak 31,00 TL şeklinde alt sınırın üstünde belirlenmesi,
cc. Mahkemece, sanık hakkında daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmadığı ve olumlu kanı olduğundan bahisle 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kurulan hükmün 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesi gereğince ertelenmesine karşın, mala zarar verme suçundan kurulan hükmün, sanığın adli sicil kaydı ile önceden hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunması, kasıtlı suçlardan sabıkalı oluşu, suçun işleniş şekil ve özellikleri, yeniden suç işlemeyeceğine dair bir kanaat oluşmadığından bahisle ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesi suretiyle hükmün gerekçesinde çelişkiye neden olunması hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'a muhalefet ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarından kurulan hükümler yönünden;
Anayasa Mahkemesi'nin, 02.08.2022 gün ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 21.04.2022 gün ve 2020/87 Esas, 2022/44 sayılı karan ile; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan "...kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış..." ibaresinin "...seri muhakeme usulü..." yönünden Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu suçların seri muhakeme usulüne tabi olması karşısında, sanıklar hakkında 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Urla 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.07.2016 tarihli ve 2015/506 Esas, 2016/519 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.06.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!