8. Ceza Dairesi 2021/11220 E. , 2023/4209 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6136 sayılı Kanun'a muhalefet
HÜKÜM : Beraat
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Samsun Cumhuriyet Başsavcılığının 28.01.2016 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Samsun 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.07.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, önleme araması kararına istinaden sanık üzerinde yapılan aramanın hukuka uygun olduğu ve sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, Samsun 2. Sulh Ceza Hakimliği'nin 2015/3849 D.İş sayılı önleme araması kararına istinaden uygulama yaptıkları esnada parkta oturmakta olan sanığın kaba üst yoklamasından sonra sanığın kolluk görevlilerine üzerinde taşıdığı suça konu muştayı kendiliğinden teslim ettiği, bu suretle sanığın atılı 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
1. 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyetleri Hakkında Kanun'un 9 uncu maddesine göre "önleme araması", suç işlenmesinin veya bir tehlikenin önlenmesi için yapılan aramadır. Önleme aramasının muhatapları suç şüphesi altında olmayan kişilerdir. 5271 sayılı Kanun'un 116 ncı ve 119 uncu maddelerine göre "adli arama" ise, şüphelinin veya sanığın yakalanması ya da suç delillerinin elde edilmesi için yapılan aramadır. Somut bir suçun işlendiği şüphesi varsa önleme araması değil ancak adli arama yapılabilir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2013/610 Esas-2014/512 Karar, 2013/841 Esas-2014/513 Karar ve 2014/166 Esas-2014/514 Karar sayılı kararlarında da belirtildiği üzere; adli arama kararı gerektiren bir olayda önleme araması kararına dayanılarak ya da koşullarına uygun olmayan arama kararı üzerine yapılan arama hukuka aykırıdır. Böyle bir arama sonucu bulunan deliller ya da suçun maddi konusu 'hukuka aykırı yöntemlerle elde edilmiş' olacağından, Anayasa'nın 38 inci maddesinin altıncı fıkrası ile 5271 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 217 nci maddesinin ikinci fıkrası, 230 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca hükme esas alınamaz. Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde, sanığın suça konu muştayı kendiliğinden kolluk görevlilerine verdiğine dair beyanları ve aynı doğrultudaki, kolluk görevlilerince suça konu muştanın bulunmasına ilişkin tutanak, kriminal rapor ve tüm dava dosyası kapsamına göre, kolluk görevlilerinin söz konusu aramayı, suç şüphesi üzerine değil, Samsun 2. Sulh Ceza Hakimliği'nin 2015/3849 D.İş sayılı önleme araması kararına istinaden, rutin uygulama yaparken sanığın kimlik bilgilerini sorduktan sonra kaba üst araması şeklinde yaptıkları, suça konu muştanın kolluk görevlilerine sanık tarafından kendiliğinden teslim edildiği anlaşılmıştır. Sanığın üzerinde arama yapılabileceğine dair, Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği 7 nci maddesine göre usulüne uygun bir arama kararı da olduğu dikkate alındığında, kolluk görevlilerince yapılan işlemde ve suça konu muştanın ele geçiriliş şeklinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı görülmüştür. Bu itibarla, 6136 sayılı Kanun kapsamında yasak niteliği haiz olduğu tespit edilen suça konu muştayı üzerinde taşıdığı anlaşılan sanık hakkında atılı suçtan mahkûmiyet kararı verilmesi yerine, suça konu muşta ele geçirilirken önleme araması kararı yerine, adli arama kararı gerektiği, bu sebeple suça konu eşyanın hukuka aykırı şekilde elde edildiği gerekçesine dayalı beraat kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
2. (1) numaralı bozma sebebine göre ise;
Sanığa atılı, 6136 sayılı Kanun'un 15 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında kalan suçun, basit yargılama usulü ve seri muhakeme usulüne tabi suçlardan olduğunun anlaşılması nedeniyle dosyanın bu yönlerden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Samsun 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.07.2016 tarihli ve 2016/82 Esas, 2016/436 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.06.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!