WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2024/244 E.  ,  2024/1351 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/484 E., 2023/782 K.
KARAR : El atmanın önlenmesi talebinin kabulüne, ecrimisil talebinin reddine

Taraflar arasında görülen el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; el atmanın önlenmesi talebinin kabulüne, ecrimisil talebinin reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin dava konusu 7 No.lu bağımsız bölümün 2009 Ocak ayından beri maliki olduğunu, davalının anılan taşınmazı hiçbir haklı sebep olmaksızın uzun yıllardan beri kiraya vererek tasarruf ettiğini, kendisine gönderilen ihtarnamelere rağmen de taşınmazdaki haksız tasarrufunu sürdürdüğünü ileri sürerek davalının taşınmaza el atmasının önlenmesine, taşınmazdan tahliyesine ve fazlaya ilişkin hakları saklı olmak üzere 10.000,00 TL ecrimisilin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulü ile müdahalenin men’ine, davacı tarafın ecrimisile yönelik talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesince; “…dosya kapsamından davalının dava konusu taşınmazı dava dışı eşi ...’a tebaen kullandığı ve eşiyle birlikte 10 yılı aşkın süreden beri taşınmazda oturdukları, bu nedenle davalı tarafın savunmasında bekletici mesele yapılmasını talep ettiği, Büyükçekmece 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/1003 Esas sayılı davacısı ..., davalıları SS ... 85 Konut Yapı Kooperatifi, ... ve ... Yapım Proje Kontrol İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti olan, dava konusu taşınmaz hakkında tapu iptali ve tescil istemli olarak 15.07.2009 tarihinde açılan ve Mahkemesince 2013/515 Karar sayısı ile 19.09.2013 tarihinde görevsizlik kararı verildiği anlaşılan dosyanın sonuçlanarak verilecek kararın kesinleşmesinin bekletici mesele yapılması ve iddia ve savunma çerçevesinde toplanmış ve toplanacak deliller çerçevesinde karar verilerek uyuşmazlığın giderilmesi gerekirken sözü edilen dosyanın bekletici mesele yapılmaksızın yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı olduğu üzere karar verilmesinin doğru olmadığı…” gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 12.10.2023 tarihli ve 2021/484 Esas, 2023/782 Karar sayılı kararıyla; Bakırköy 1. Tüketici Mahkemesinin 2019/205 (Büyükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/1003 Esasından görevsizlik kararı ile giden) Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapıldığı ve dosyanın gerekçeli karar, istinaf ilamı ve kesinleşme şerhinin dosya arasına alındığı, davaya konu taşınmaza ilişkin dava dışı ... tarafından bu dosyanın davacısına karşı açılan tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel ödenmesi, zarar ve masrafların tahsili talebine ilişkin görülen davada; tapu iptali ve tescil istemi yönünden talebin reddine karar verildiği, kararın istinaf incelemesinden geçerek 29.03.2023 tarihinde kesinleştiği, davacısının dava konusu taşınmazda malik olmaya devam ettiği, el atmanın önlenmesi talebi yönünden davanın kabulüne, davalı dava konusu taşınmazı dava dışı şirketten oturma amaçlı satın alarak fiili olarak kullandığı gerekçesiyle ecrimisil şartları oluşmadığı anlaşıldığından ecrimisil talebi yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 2009 yılında davalının eşini, 2014 yılında da davalının kendisini ihtar ettiklerini, ecrimisil talebinin de kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının aslında müvekkilinin eşi olması gerektiğini, haksız işgalin bulunmadığını, lehlerine delil değerlendirmesi yapılmadığını, tanık dinlenmemesinin, sunulan delillerin değerlendirilmemesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
Hemen belirtilmelidir ki, mülkiyet hakkı gerek Anayasa ve yasalarla gerekse Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve ek protokolleri ile kabul edilmiş temel haklardandır.

Eşyaya bağlı ayni haklardan olan mülkiyet hakkı herkese karşı ileri sürülebileceği gibi, hakka yönelik bir müdahale durumunda ne zaman gerçekleştiğine bakılmaksızın, ileri sürüldüğü andaki hak sahibi tarafından her zaman koruma istenebileceği de kuşkusuzdur. Anılan korumanın istenmesi durumunda da hakkın kötüye kullanıldığından söz edilebilmesine hukuken olanak yoktur.

Diğer yandan; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 683 üncü maddesinde; malikin hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, tasarrufta bulunma, yararlanma yetkilerine sahip olduğu, malını haksız olarak elinde bulunduran kişiye karşı her türlü el atmanın önlenmesi davası açabileceği öngörülmüştür.

3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı HMK’nin geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasının atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı HUMK’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birisinin varlığı halinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kayda üstünlük tanınmak suretiyle el atmanın önlenmesi talebinin kabulüne ve davalı tarafın kötü niyetli olmadığı gerekçesiyle ecrimisil talebinin reddine yönelik kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

06.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.