WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2023/462 E.  ,  2024/1889 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/2754 E., 2022/1430 K.

Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali, terditli talep tenkisi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davanın reddine asli müdahilin davasının kabulüne karar verilmiştir.
Kararın asıl ve birleştirilen davada davacılar ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleştirilen davada davacılar vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Asıl ve birleştirilen davada davacılar vekilleri dava dilekçelerinde özetle; müvekkillerinin murisi ...'un 01.02.2011 tarihinde dul ve çocuksuz olarak vefat ettiğini, murisin dil kanseri olduğunu, hastanedeki tedavi esnasında ve ölümünden beş gün önce bazı yakınlarının telkiniyle ... 1. Noterliğinin 26.01.2011 tarih ve 1170 yevmiye numaralı vasiyetnamesini düzenlediğini ve tüm mal varlığını davalılara vasiyet ettiğini, muris öldüğünde akli melekelerinin sağlıklı olmadığını, bu vasiyetname ile davacıların miras dışı bırakılarak saklı paylarının da ihlal edildiğini belirterek, muris ...'un vasiyetinin ehliyetsizlik sebebiyle iptaline, bu taleplerinin kabul görmemesi halinde ise ikinci kademede tasarrufun saklı payı aşan kısmının tenkisine karar verilmesi talep edilmiş, yargılama aşmasında tenkis talebinden vazgeçilmiştir.

2. Asli müdahil ... Genel Müdürlüğü vekili 24.04.2013 tarihli dilekçesinde ise özetle; davacılar ve davalılar murisi ...'un eşi olan...'un, ...'dan önce vefat ettiğini, ...'un 17.03.1966 tarihli vasiyetnamesinde mal varlığı yönünden vakıf kurulmasını vasiyet ettiğini, bu sebeple vekil eden idare yönünden davaya müdahil olma gereğinin doğduğunu, muris...'un ... Ltd Şti'nin % 40 hissedarı olduğunu, ... vasiyeti gereği eşi ...'un ölünceye kadar şirket geliri ve mülkler üzerinde kullanma hakkına sahip olduğunu, şirket hisseleri ve diğer malların mülkiyetinin... tarafından tarafların muris ...'a vasiyet edilmediğini, bu nedenle ...'un eşi...'dan intikal ettiği belirtilen gayrimenkuller üzerinde malik sıfatıyla hiçbir şekilde tasarruf hakkının olmadığını, ...'un ölümü ile de eşi...'a ait malların kullanma hakkının son bulduğunu, bu mal varlığı yönünden tüm mülkiyetin artık kurulacak vakfa ait olacağını, tarafların murisi ...'un eşi...'a ait şirket ve taşınmazlar yönünden vasiyetname düzenleme ve tasarruf yetkisi bulunmadığından vasiyetnamenin batıl olduğunu belirtmiştir.

II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; murisin kanser hastası olmasının tasarruf ehliyetine sahip olmadığı anlamına gelmeyeceğini, hastane tarafından düzenlenen epikriz raporunda bile 20.01.2011 tarihinden itibaren hastanın bilincinin sürekli açık olduğunun belirtildiğini, murisin çocuğu olmadığı için yeğenlerinin ona öz annelerinden farksız şekilde saygı ve sevgi gösterdiklerini, davacı olan kardeşinin murisi hiç arayıp sormadığını, dava konusu vasiyetnamenin geçerli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 08.07.2019 tarihli ve 2011/317 Esas, 2019/173 Karar sayılı kararında "...murisin vasiyetname düzenleme tarihi olan 26.01.2011 tarihi itibariyle temyiz kudretinin bulunup bulunmadığı ve tasarruf ehliyetine haiz olup olmadığı yönünde aldırılan Adli Tıp Kurumu raporuna göre...vasiyetname tarihinde murisin fiil ehliyetine haiz olduğunun anlaşıldığı...vasiyetnamenin ehliyetsizlik nedeniyle iptaline ilişkin asıl davada davacı tarafın iddialarının ispatlanamadığı...açılan asıl ve birleştirilen davanın muris ... adına kayıtlı taşınmazlar yönünden reddine karar vermek gerektiği....asli müdahil ... Genel Müdürlüğü yönünden....'un geçerli vasiyetnamesi ile vakıf kurma iradesine rağmen, vasiyetname kapsamında muris ...'un malvarlığı intifa hakkının ...'a ölümüne kadar devrettiği anlaşıldığından...muris...'a ait taşınmazların 17.03.1966 tarihli ... vasiyetnamesi kapsamında işlem yapılmak üzere ... terekesine iadesine karar vermek gerektiği...." gerekçeleriyle; asıl davanın reddine, birleştirilen davanın reddine, asli müdahilin davasının kabulü ile; muris ... geçerli vasiyetnamesi ile vakıf kurma iradesine rağmen, vasiyetame kapsamında muris ...'a ait malvarlığının intifa hakkının ...'a ölümüne kadar devrettiği anlaşıldığından ... 1. Noterliğinin 1170 yevmiye numaralı ve 26.01.2011 tarihli vasiyetnamenin mutlak butlanla batıl olduğu anlaşılmakla 17.03.1966 tarihli ... vasiyetnamesi kapsamında işlem yapılmak üzere ... terekesine iadesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davada davacılar vekilleri ile davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri
1. Asıl ve birleştirilen davada davacılar vekilleri dava dilekçesinde dayandığı hususları tekrarla; Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesinin vermiş olduğu raporun bir çok açıdan hüküm kurmaya elverişli olmadığını, bu raporun murisin fiili ehliyetinin varlığı hususunda esaslıca incelenme yapılmadan verilmiş bir rapor olduğunu, ...'un hiç bir zaman kendi mülkiyetine geçmemiş ve eşi ... tarafından vasiyetnamesi ile vakfa özgülenmiş taşınmazları kendi vasiyetnamesine konu etmiş olmasının akli melekelerinin sağlıklı olmadığının göstergesi olduğunu, vasiyetnamenin tanzimi sırasında murisin iyileşme sürecine girdiğinin ve malların yeniden murise iade edileceğinin telkin edildiğini, murisin bu inançla vasiyetnameyi düzenlediğini, aile hekimi tarafından tanzim edilen raporun vasiyetnameyi geçerli kılmayacağını, muris eşi ...mallarının terekeye dönmesine karar verildiğini ancak murise ait olan vasiyetnameye konu diğer mal varlığı yönünden müvekkillerinin miras haklarının ihlal edildiğini, Adli Tıp Kurumu Raporunda 15 Temmuz 2016 sonrası görevinden ihraç edilen iki uzmanın da yer aldığını, raporun bu sebeple de geçerli olmadığını, yeniden rapor alınması taleplerinin mahkemece reddedildiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemişlerdir.

2. Asıl ve birleştirilen davada davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; asli müdahil ... Genel Müdürlüğünün davasının reddedilmesi gerektiği halde kabulüne karar verilmesinin yerinde olmadığını belirterek, bu yönden mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 28.09.2022 tarihli ve 2020/194 Esas 2022/1012 Karar sayılı kararıyla "...mahkemece verilen kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu..." gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda (IV.C) bendinde belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davada davacılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleştirilen davada davacılar vekilleri, istinaf başvuru dilekçelerinde ileri sürülen nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmişlerdir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ehliyetsizlik hukuki nedenine dayalı vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114/1-d, 308 inci maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 557 inci maddesi

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleştirilen davada davacılar vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Asıl ve birleştirilen davada davacılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

01.04.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.