WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2023/2372 E.  ,  2023/3114 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/449 E., 2022/469 K.
KARAR : Davanın reddi

Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili; vekil edenine ait 960 parsel sayılı taşınmazın 749,62 m²'lik kısmına tecavüz ederek kullandığını belirterek davalıların vaki haksız müdahalesinin men'i ile taşınmazın üzerinde ve arzın altındaki yapı ve tesislerin kal'ine, taşınmazın 749,62 m²'lik kısmını kullanamayan davacı şirkete aylık 1.500,00 TL üzerinden kira karşılığı olmak üzere 11.10.2008 tarihinden dava tarihine kadarki 5 yıllık süre için toplam 90.000,00 TL ecrimisil bedelinin davalı ... A.Ş'ye ihtarname tebliğinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, diğer davalı Mızrak Gıda Ltd. Şti. yönünden ise bu taşınmazı 05.04.2010 tarihinden bu yana intifa hakkı sahibi ile yaptığı bayilik sözleşmesine istinaden kullanmakta ve ticari gelir elde etmekte olduğundan bu davalının bu taşınmazı kullanımı haksız ve hukuka aykırı olduğundan taşınmazı kullandığı 05.04.2010 tarihinden dava tarihine kadar süreye ilişkin ecrimisil bedeli olan 63.000,00 TL'lik kısmının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
1. Davalı ... A.Ş. vekili, davanın reddini savunmuştur.

2. Davalı Mızrak Gıda Maddeleri Dağ. Paz. Sig. Ace. Hiz. İnş. Ltd. Şti. vekili, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 21.04.2016 tarihli ve 2013/279 Esas, 2021/272 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulü ile; davalı tarafın dava konusu 960 parsel sayılı taşınmazın 749,62 m²'lik kısmına davalıların yapı yapmak sureti ile müdahalenin önlenmesine, davalılarca yapılan-kullanılan tüm yapıların kal'ine, 05.04.2010 tarihinden dava tarihi olan 22.10.2013 tarihinde kadar 21.799,50 TL ecrimisil alacağının ve aylara işlemiş faiz toplamı olan 3.412,31 TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, tahsilatta mükerrer olmamak kaydıyla; 23.11.2009 tarihinden dava tarihi olan 22.10.2013 tarihine kadar 23.626,39 TL ecrimisil alacağının ve aylara işlemiş faiz toplamı olan 4.013,25 TL'nin davalı ... A.Ş'den alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A.Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... A.Ş vekili ve davalı Mızrak Gıda Maddeleri Dağıtım Pazarlama ve Sigorta Acentelik Aracılık Hizmetleri İnşaat Sanayi Ticaret Ltd. Şti. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 11.01.2021 tarihli ve 2018/6641 Esas, 2021/74 Karar sayılı ilamıyla; “...öncelikle davada ileri sürülen isteklerden el atmanın önlenmesi ve kal istekleri ile ilgili keşif icra edilmek suretiyle tespit edilecek dava değeri üzerinden peşin harcın alınması, bu zorunluluk yerine getirildiği takdirde davaya devam edilmesi gerekirken, anılan husus gözardı edilerek işin esası bakımından hüküm kurulması doğru olmamış, bu sebeple bozulmasına karar vermek gerekmiştir...” gerekçesiyle hükmün bozulmasına, bozma nedenine göre davalılar vekillerinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile (özetle); “... davalılardan davalı ... A.Ş'nin intifa hakkına dayalı, Mızrak Gıda Maddeleri Dağ. Paz. Sig. Ace. Hiz. İnş. Ltd. Şti'nin ise bayilik sözleşmesine dayalı olarak taşınmazı kullandığı ve davacının da bahsi geçen davalının taşınmazda kiracı olarak bulunduğunu bildiği hususları birarada değerlendirildiğinde, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 2018/11008 Esas, 2019/1323 Karar sayılı ilamları gözetildiğinde davalıların kullanımının haksız ve kötüniyetli olduğunu söyleyebilme olanağı yoktur. Tüm bu nedenlerle mahkememizin bozma öncesi 21/04/2016 tarihli ilamının, 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca harcın tamamlanmayıp yargılamada esasa ilişkin hüküm verildiğine dair bozulduğundan usule ilişkin kazanılmış hakta bulunmadığı...” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde (özetle),
1. Verilen kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu,

2. Gerekçeli kararda hükme dayanak yapılan Yargıtay kararı ile somut olayın farklı olduğunu,

3. Tevhit ve ifraz işlemleri ile 960 parsel sayılı taşınmazın oluştuğunu,

4. Davalı ... A.Ş lehine (eski 921 parsel için) 2.979,34 m² üzerine tesis edilen 21.04.2006 tarihli intifa hakkının bu haliyle 960 parsel sayılı taşınmaz üzerine aktarıldığını,

5. İntifa hakkının eski 921 parsel yani 2.979,34 m2 için verildiğini,

6. Bu yönü ile 960 parsel sayılı taşınmazın 2.979,34 m2’si intifa hakkı kapsamında kalmış olup 749,62 m2’sinin ise intifa hakkı kapsamında kalmadığını,

6. Dava konusu taşınmazın 749,62 m²’sine davalılar tarafından haksız şekilde el atıldığını,

7. Davalılar lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil istemine yöneliktir

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası,

2.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi,

3. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki bentin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Davacı vekilinin el atmanın önlenmesine yönelik temyiz itirazlarına gelince;
a. Tüm dosya içeriği ve toplanan delilerden, eski 921 parsel sayılı sayılı (ve 2.729,34 m² miktarlı) taşınmaz üzerinde davalılardan ... A.Ş lehine 21.04.2006 tarihli işlem ile 15 yıl süreli intifa hakkı tesis edildiği, taşınmazın (intifa hakkı ile birlikte) 15/06/2007 tarihinde davacı Şirket tarafından satın alındığı, Balıkesir Valiliği İl Encümenin 16/04/2008 tarih ve 230 karar sayılı kararı ile eski 921 ve 950 parsel sayılı taşınmazların önce tevhit edilerek 19.845,70 m² yüzölçümlü eski 958 parsel sayılı taşınmazın oluşturulduğu, akabinde bu gayrimenkulün iki kısma ifraz edilerek 20.04.2008 tarihinde dava konusu (3.728,96 m²’lik) 960 parsel sayılı taşınmazın davacı adına tescil edildiği, davalı ... A.Ş. lehine tesis edilen intifa hakkının yeni parsel üzerine aktarıldığı ve davalılar arasında 05.04.2010 tarihli bayilik sözleşmesi yapıldığı anlaşılmaktadır.

b. Somut olaya gelince; 21.04.2006 tarihinde intifa hakkı tesis edilirken eski 921 parsel sayılı taşınmaz 2.729,34 m² yüzölüçümüne sahip olup tevhit ve ifraz yolu ile oluşan yeni 960 parsel sayılı taşınmaz ise 3.728,96 m² üzerinden davacı adına kayıt edilmiştir.

c. Bu yönü ile he ne kadar davalı ... A.Ş. lehine tesis edilen intifa hakkı güncel 960 parsel sayılı taşınmaza aktarılmış ise de 28.01.2022 tarihli fen bilirkişi raporuna yansıyan toplam 749,62 m²’lik alanın ilgili intifa hakkı kapsamında kalmadığı görülmektedir.

d. Benzer şekilde davalılar ... A.Ş. ve Mızrak Gıda Maddeleri Dağıtım Pazarlama ve Sigorta Acentelik Aracılık Hizmetleri İnşaat Sanayi Ticaret Ltd. Şti. arasında imzalanan bayilik sözleşmesinde bu doğrultuda değerlendirilmesi gerekmektedir.

e. Hâl böyle olunca, (intifa hakkı kapsamında kalmayan kısım yönünden) davalılardan Mızrak Gıda Maddeleri Dağıtım Pazarlama ve Sigorta Acentelik Aracılık Hizmetleri İnşaat Sanayi Ticaret Ltd. Şti. hakkında açılan el atmanın önlenmesi talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde sonuca gidilmesi doğru görülmemiş bu sebeple hüküm bozulmuştur.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Yukarıda (3.1.) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. (3.2.a, 3.2.b, 3.2.c, 3.2.d, 3.2.e,) No.lu bentlerde açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,

Peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

06.06.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.