WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2023/1565 E.  ,  2024/1883 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

KARAR : Başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 10. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/620 E., 2021/788 K.

Taraflar arasındaki müdahalenin men'i, kâl ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davacının İstanbul ili, Fatih ilçesi, ... Mahallesi, 802 ada 8 parselde kayıtlı taşınmazı 10.02.2016 tarihinde satın alarak maliki olduğunu, davalıların malik olduğu yan binanın, davacının parseline taştığının tespit edildiğini, davacıya ait taşınmaza davalılar tarafından yapılan haksız müdahalenin önlenmesini, taşkın binanın, kal giderleri davalılara ait olmak üzere kâl'ini, taşınmazı satın alma tarihi olana 10.02.2016 tarihinden itibaren haksız işgal söz konusu olduğundan, bilirkişi tarafından yapılacak tespit ile arttırılmak üzere şimdilik 1.000,00 TL ecrimisil tazminatının, işletilecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, talep arttırım dilekçesiyle istemini 88.898,00 TL olarak belirlemiştir.

II. CEVAP
Davalı ... vekili; davalının 802 ada 7 parselde kayıtlı gayrimenkulün 1/2 hissesini 05.05.1994 tarihinde satın aldığını, anılan gayrimenkulün 100 yılı aşkın süre evvel inşa edilmiş olduğunu, davalının taşma iddiasına konu binayı inşa etmediğini, ayrıca taşkın yapıya rıza gösteren komşunun, taşkın yapıya katlanması gerektiğini, davalıya ait gayrimenkulün İstanbul 1 numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü kararı muvacehesinde eski eser niteliğinde ve taşımaz kentsel ve tarihi SİT Alanında kaldığını, taşan kısmın yıkılması talebinin yerinde olmadığını, davacının ecrimisil tazminat talebinin zaman aşımına uğradığını, intifan men olgusunun gerçekleşmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının el atmanın önlenmesi ve kal taleplerinin reddine, davacının ecrimisil talebinin kabulü ile 88.898,00 TL ecrimisil bedelinin 44.449,00 TL'sinin davalı ...'den, 44.449,00 TL'sinin davalı ...'dan dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalıların maliki oldukları taşınmazın taşkın olduğunun sabit olduğunu, yıkım kararı verilememesinin tapudaki eski eser şerhi olduğunu belirterek; İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, tapu ve kadastro kayıtlarında davalıya ait dava konusu taşınmazın yüz ölçümünün hatalı kaydedildiğini, davalının taşma iddiasına konu binayı inşa etmediğini, gayrimenkulün kentsel ve tarihi sit alanında kaldığı ve eski eser niteliğinde olduğundan davalının gayrimenkul üzerinde herhangi bir müdahale ve işleminin söz konusu olamayacağını, ecrimisilin haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalılara ait 7 No.lu parselin sit alanında bulunun tescilli eski eser olduğu, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun 8 inci maddesi ile gerçek veya tüzel kişiye ait taşınmazlar üzerinde bulunan mütemmim cüz (ayrılmaz parça) olan yapı ile zemin arasındaki hukuki ilişki kesilmiş ve zemin malikinin tasarruf gücü kısıtlandığından bu nitelikte bir binanın yıkımı yasal olarak mümkün olamayacağı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi tarafından el atmanın önlenmesi ve yıkım isteminin reddi kararının yerinde olduğu, ancak her ne kadar ecrimisil isteminin kabulüne karar verilmiş ise de; taraflara ait taşınmazların kurul tarafından korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil edilmesi karşısında, yapıların kadastro ve imar uygulamalarından çok önce yapıldıkları, dava konusu taşınmaza tecavüzlü durumun idari tasarruflarla meydana geldiği ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun 9 uncu maddesine göre kurulun izni dışında yapıya hiç bir fiziksel müdahalede bulunulamayacağından davalıların mevcut taşkınlığı önleme imkanlarının olmadığı bu nedenle kusurlu olduklarının söylenemeyeceği, yapı maliki davalıların kötüniyetli işgalci olmadıkları belirtilerek; ecrimisil isteminin reddi yerine, kabulünün doğru bulunmadığı, öte yandan davacının dava açmakta haklı olduğu, taşınmazın eski eser olması nedeniyle el atmanın önlenmesi ve yıkım talebinin reddine karar verildiği dikkate alındığında davacının vekalet ücretinden sorumlu tutulmasının hukuka uygun olmadığı gerekçeleriyle istinaf başvurularının kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, müdahalenin men'i ve kâl taleplerinin reddine, davalı ... yönünden ecrimisil talebinin reddine, davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Şeymus Onay ve davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı Temyizi
Davacı vekili istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenleri tekrarla, kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı Temyizi
Davalı ... temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesince davalı ... yönünden ecrimisil talebinin reddine karar verildiğini ancak kendi aleyhine kabul kararı verildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, elatmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 683 ve 995 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Davalı Şeymus Onay'ın temyizi yönünden yapılan incelemede;

a. Davalı ..., İlk Derece Mahkemesince aleyhine verilen karara karşı, istinaf kanun yoluna başvurmayarak kararın kendisi yönünden kesinleşmesine neden olduğu, Bölge Adliye Mahkemesi kararında da davalı ... aleyhine yeni bir durum yaratılmadığı görülmekle; bu aşamada artık temyiz isteminde bulunamayacağı açık olup dilekçesinin reddine karar verilmiştir.

2. Davacı vekilinin temyiz istemine gelice;

a. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

b. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup birleştirilen dosyada davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
1. Yukarıda "V-C-3" bölümü altında "1.a." paragraflarında açıklanan sebeplerle;
Davalı Şeymus Onay'ın temyiz dilekçesinin REDDİNE,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

2. Yukarıda "V-C-3" bölümü altında "2.a.b." paragraflarında açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

01.04.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.