WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

YARGITAY 7. CEZA DAİRESİ

A- A A+

7. Ceza Dairesi         2024/1651 E.  ,  2024/3512 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/31 E., 2021/278 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere
İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 11.12.2023 tarihli ve 2022/12990 Esas, 2023/10892 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.03.2024 tarihli ve 2022/91034 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan aleyhe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, "Sanığın eylemi, suç tarihi itibariyle 5607 sayılı

Kanunun 3.maddesinin birinci fıkrası ve ikinci cümlesi, 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun ve sonraki dönemlerde ise 3/10 fıkrası ve 3/l. fıkrası ve ikinci cümlesine uymaktadır. Her üç dönemde de suçun nitelikli halleri de gözönüne alındığında kanunda öngörülen hapis cezasının üst sınırı itibariyle olağan dava zamanaşımı süresi sanık ... yönü ile T.C.K’nun 66/1-d,2 maddelerine göre 15 yıl olağanüstü zamanaşımı süresi ise 22 yıl 6 aydır. Suç tarihi olan 24.06.2009 tarihi ve zamanaşımını kesen son mahkûmiyet kararı olan 23.12.2021 tarihi de gözönüne alındığında temyize konu dosyada dava zamanaşımı süresi henüz dolmadığından sanık hakkındaki mahkumiyet kararının esastan incelenmesi" talebine ilişkindir.

II. GEREKÇE
Suça sürüklenen çocuğa atılı eylemin kül halinde 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi kapsamında kaldığı, bahse konu eylemin suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve lehe olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onuncu fıkrasında düzenlendiği cihetle; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7 nci ve 5252 sayılı Kanunun 9 uncu maddeleri hükmü karşısında; suça sürüklenen çocuğun 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi kapsamındaki eyleminin, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve lehe olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onuncu fıkrasındaki cezanın miktarına göre, tabi olduğu 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrasına göre zamanaşımı hususunun belirlenmesinin gerektiği cihetle;
Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğa yüklenen suç için öngörülen cezanın türü ve üst haddine göre davanın, 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, aynı maddenin ikinci fıkrası ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 5 yıl 4 aylık olağan, 7 yıl 12 aylık olağanüstü zamanaşımı süresine tabi olduğu tespit edilmiştir.
Suça sürüklenen çocuğa atılı suçun işlendiği 05.10.2009 tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar, 7 yıl 12 aylık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğunun anlaşılması nedeniyle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.

III. KARAR
1.Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy çokluğuyla REDDİNE,

2.5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 11.12.2023 tarihli ve 2022/12990 Esas, 2023/10892 Karar sayılı düşme kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

01.04.2024 tarihinde karar verildi.

KARŞI DÜŞÜNCE

Sanığın sınır kapısı dışından suça konu kaçak akaryakıt ve sigara sokma eylemi suç tarihi olan 05.10.2009 itibari ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunun 3/1-2 maddesinde yazılı kaçakçılık suçunu oluşturmaktadır,
5607 sayılı Kanunun 3/1 fıkrasının suç tarihi itibari ile yürürlükteki hali aşağıdaki gibidir;
Eşyayı, gümrük işlemlerine tâbi tutmaksızın Türkiye’ye ithal eden kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Eşyanın, belirlenen gümrük kapıları dışından Türkiye’ye ithal edilmesi halinde, verilecek ceza üçte birinden yarısına kadar artırılır.
Maddenin ikinci cümlesi suçun nitelikli hali olup, temel cezadan artırım yapılmasını emretmektedir.
Yerel mahkeme Dairemizin bozma kararı sonrasında sanık hakkında 5607 sayılı Kanunun 3/1-2 fıkrasında yazılı kaçakçılık suçundan hüküm kurmuştur,
Suç tarihinden sonra 11/04/2013 tarihinde yürülüğe giren 6455 sayılı Kanunun 54. maddesi ile değişik 5607 Sayılı Kanunun 10. maddesinde ise, kaçakçılık suçunun konusunun akaryakıt, tütün, tütün mamülü v.s olması hali de nitelikli hal olarak kabul edilmiş, kanun koyucu bu maddede temel ceza üzerinden artırım yapılması yerine, cezanın alt sınırını iki seneye çıkartmış ve üst sınırı da yine beş yıl olarak düzenlenmiştir. Kanunun 3/10 maddesi müstakil bir ceza maddesi olmayıp, 6455 sayılı Kanun ile yapılan değişiklerde korunan 3/1 fıkrasında ve diğer fıkralarda yazılı kaçakçılık suçlarının objektif tipikliğine ek olarak suç konusunun değişiklik gösterdiği nitelikli halidir. Kanun koyucu bu nitelikli hali kanundaki tüm kaçakçılık suçlarına hasrettiğinden ayrı bir madde olarak düzenlemiştir. Kanunun 6455 sayılı Kanun ile değişik halinde 3/10 maddesini, 6455 sayılı Kanun ile yapılan değişiklerde korunan 3/1 fıkrası ve ikinci fıkrasından ayrı uygulamak mümkün değildir. 3/10 fıkrasına göre kurulacak temel cezadan 3/1 fıkrasının 2 . cümlesi gereğince artırım yapılması gerekmektedir.
5607 Sayılı Yasanın 6455 sayılı Kanun ile değişik 3/10 maddesi aşağıdaki gibidir;
Kaçakçılık suçunun konusunu oluşturan eşyanın akaryakıt ile tütün, tütün mamulleri, etil alkol, metanol ve alkollü içkiler olması halinde, kaçakçılık suçunu işleyen kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
Suç tarihinden sonra 18/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 89. maddesi ile değişik 5607 sayılı Kanunun 10. maddesinde ise, suç konusunun akaryakıt, tütün, tütün mamülü olması halinin nitelikli hal olarak varlığı devam etmekle, bu sefer uygulamadaki bazı yanlış uygulamaları ortadan kaldıracak şekilde temel cezadan artırım yapılması şeklinde düzenlenmiştir.
5607 sayılı Kanunun 6545 sayılı Kanun ile değişik 3/10 fıkrası aşağıdaki gibidir;
Kaçakçılık suçunun konusunu oluşturan eşyanın akaryakıt ile tütün, tütün mamulleri, makaron, yaprak sigara kâğıdı, etil alkol, metanol ve alkollü içkiler olması halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek cezalar yarısından iki katma kadar artırılır, ancak bu fıkranın uygulanması suretiyle verilecek ceza üç yıldan az olamaz.
Sanığın eylemi, suç tarihi itibarıyla 5607 sayılı Kanunun 3. maddesinin birinci fıkrası ve ikinci cümlesi, 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun ve sonraki dönemlerde ise 3/10 fıkrası ve 3/l fıkrası ve ikinci cümlesine uymaktadır. Her üç dönemde de suçun nitelikli halleri de gözönüne alındığında kanunda öngörülen hapis cezasının üst sınırı itibarıyla olağan dava zamanaşımı süresi sanığın 15-18 yaş aralığında olması da hesaba katıldığında T.C.K'nun 66/1-d,2 maddelerine göre 10 yıl, olağanüstü zamanaşımı süresi ise 15 yıl, olağanüstü zamanaşımı süresi ise 15 yıldır, suç tarihi olan

05.10.2009 tarihi ve zamanaşımını kesen son mahkûmiyet kararı olan 01.06.2021 tarihi de gözönüne alındığında itiraza konu dosyada dava zamanaşımı süresi henüz dolmadığından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının KABULÜ yerine REDDİNE ilişkin sayın çoğunluğun görüşüne yazılı gerekçeler ile katılmamaktayız. 01.04.2024