WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

YARGITAY 7. CEZA DAİRESİ

A- A A+

7. Ceza Dairesi         2023/8772 E.  ,  2024/2300 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMELERİ : İstanbul 57. Asliye Ceza Mahkemesi, İstanbul 1. Asliye Ceza
Mahkemesi
SAYISI : 2013/423 Esas, 2019/562 Karar ve 2012/1397 Esas, 2015/190 Karar
SUÇ : 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının
Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet
İNCELEME KONUSU
KARARLAR : Sanığın mahkûmiyetine dair İstanbul 57. Asliye Ceza
Mahkemesi ile İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesi kararları
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararların kanun yararına bozulması

İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.03.2015 tarihli ve 2012/1397 Esas, 2015/190 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet (4733 sayılı Kanun) suçundan mahkûmiyet hükmü kurularak neticeten 1 yıl 8 ay hapis ve 500,00 TL adlî para cezasıyla cezalandırılmasına, kaçak eşyanın müsaderesine karar verildiği ve hükmün 24.06.2015 tarihinde kesinleştiği, İstanbul 57. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.12.2019 tarihli ve 2013/423 Esas, 2019/562 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 4733 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurularak neticeten 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezasıyla

cezalandırılmasına, kaçak eşyanın müsaderesine karar verildiği ve anılan karara yönelik 30.06.2020 tarihli kesinleştirme işleminin yapıldığı anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 15.03.2023 tarihli ve 94660652-105-34-25001-2022-KYB sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13.04.2023 tarihli ve KYB-2023/35801 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.04.2023 tarihli ve KYB-2023/35801 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamlarına göre, sanık hakkında 28.10.2011 tarihli tutanak ile ele geçirilen 123 karton sigara ve 44 şişe içki tespit edilen 4733 sayılı Kanun'a muhalefet eylemi nedeni ile İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 03.04.2012 tarihli ve 2012/8501 sayılı iddianame ile açılan davanın yapılan yargılaması sonunda, İstanbul 57. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.12.2019 tarihli ve 2013/423 esas, 2019/562 sayılı kararı ile sanığın mahkûmiyetine hükmedildiği, aynı tarihli aynı türden farklı tutanakla ele geçirilen 80 karton kaçak sigara ile tespit edilen eylemi nedeni ile İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 04.04.2012 tarihli ve 2011/194325 sayılı iddianamesi ile açılan davanın yapılan yargılaması sonunda İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.03.2015 tarihli ve 2012/1397 esas, 2015/190 sayılı kararı ile mahkûmiyetine hükmedildiği, hükümlünün her iki eyleminin aynı tarihli olması karşısında, birleştirme kararı verilerek, tek bir 4733 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde ayrı ayrı mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
A. İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.03.2015 Tarihli ve 2012/1397 Esas, 2015/190 Karar Sayılı Kararı Yönünden
Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrasındaki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.

B. İstanbul 57. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.12.2019 Tarihli ve 2013/423 Esas, 2019/562 Karar sayılı Kararı Yönünden
5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesi uyarınca hâkim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddî hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtay’ca bozulması istemini, yasal nedenlerini açıklayarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da hükmün veya kararın bozulması istemini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak, Yargıtay ceza dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtay’ca yerinde görülmesi halinde karar veya hüküm yasa yararına bozulacak, yerinde

görülmezse istem reddedilecektir.

Buna göre hâkim veya mahkemece verilen karar veya hükümlerin kanun yararına bozma konusu yapılabilmesi için istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmesi gerekmektedir.

Bu kapsamda inceleme konusu İstanbul 57. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.12.2019 tarihli ve 2013/423 Esas, 2019/562 Karar sayılı dava dosyası değerlendirildiğinde; 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. maddesine göre bilinen en son adreste tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde yer alan adresi araştırılarak buraya tebligat yapılması, bunun da bulunmaması halinde, kendisine daha önce kanuni usullere göre tebligat yapılmış olması şartı ile aynı adrese anılan Kanun'un 35. maddesine göre tebligat yapılması, daha önce kendisine tebligat yapılan adresin olmaması halinde ise, adres araştırması ile yeni adres tespitine çalışılıp, bulunamaması halinde ilanen tebligat yapılması gerektiği cihetle; sanığa gerekçeli karar Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebliğ edilmiş ise de, dosya kapsamına göre bu adrese daha önce yapılan geçerli bir tebligat olmadığından, gerekçeli kararın usulüne uygun tebliğ edilmediği anlaşılmıştır.

Bu itibarla, kanun yararına bozma konusu yapılan hükmün, sanığa usulüne uygun olarak tebliğ edilmemiş olması nedeniyle henüz kesinleşmediği anlaşılmakla, bu aşamada kanun yararına bozma yoluyla incelenmesi olanaklı görülmemiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

II. KARAR
İhbarnamede sanığın ismi ...yerine ...olarak yazılmışsa da, ihbarname içeriğinden bu hususun maddi yazım hatası olduğu anlaşılmakla yapılan incelemede;
A. İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.03.2015 Tarihli ve 2012/1397 Esas, 2015/190 Sayılı Kararı Yönünden
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.03.2015 tarihli ve 2012/1397 Esas, 2015/190 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca müteakip işlemlerin mahallinde yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

B. İstanbul 57. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.12.2019 Tarihli ve 2013/423 Esas, 2019/562 Karar sayılı Kararı Yönünden
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce hükmün henüz kesinleşmemiş olması nedeniyle yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.03.2024 tarihinde karar verildi.