WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

YARGITAY 7. CEZA DAİRESİ

A- A A+

7. Ceza Dairesi         2023/4041 E.  ,  2023/10872 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/1890 E., 2022/786 K.
ŞİKÂYETÇİ : Gümrük İdaresi
SUÇ : 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet
HÜKÜMLER : Düşme, kaçak eşyanın müsaderesi
TEMYİZ EDENLER : Katılan ... vekili, sanıklar
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama

Sanıklar hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, suçtan zarar gören ... vekilinin katılma talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş ise de, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gören ...'nın yokluğunda verilen kararı temyiz hakkı olduğu kabul edilerek, katılan olarak davaya kabulü ile karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. GEREKÇE
Sanıklar hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda gösterilenlerin dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
1.Sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde, 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan 22.03.2010 tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, anılan kararın suçtan zarar gören Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu'na (TAPDK) tebliğ edilmeden kesinleştirildiği, sanık ...'ın 03.01.2011 tarihinde işlediği kasıtlı suç, sanıklar ... ve ...'ın ise 07.02.2011 tarihinde ihlal ettikleri zararın taksitler hâlinde ödenmesi yükümlülüğü nedeniyle sanıklar hakkındaki önceki hükümlerin açıklanmasına karar verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 7242 sayılı Kanun'un 61 inci ve 62 nci maddeleri ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü ve 5 inci maddelerinde sanıklar lehine hükümler içeren değişikliklerin yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu nedeniyle dava dosyasının mahalline iade edildiği ve temyize konu hükmün kurulduğu, suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği nazara alındığında, sanıkların yurt içinde kaçak sigara bulundurmaktan ibaret eylemlerinin 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a (4733 sayılı Kanun) muhalefet suçunu oluşturduğu, bu suçtan doğrudan zarar görenin ise ... (Kapatılan TAPDK yerine) olduğu, bu nedenle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 22.03.2010 tarihli karara yönelik Tarım ve Orman Bakanlığının itiraz hakkının bulunduğu, söz konusu kararın anılan kuruma tebliğ edilmediği için henüz kesinleşmediği ve sanıklar hakkındaki denetim süresi başlamadığı hâlde, denetim süresinde suç işlendiğinden ve yükümlülüğünün ihlal edildiğinden bahisle yeni esasa kaydedilen dosyada sanıklar hakkındaki önceki hükümlerin açıklanmasına karar verilerek hüküm tesisinin Kanuna aykırı olduğu, bu nedenle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın usulüne uygun şekilde kesinleşmemesi nedeniyle zamanaşımının durmadığı, sanıkların yargılama konusu eylemleri için, 4733 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereği belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü cihetle; 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca sanıkların 28.09.2009 tarihli zamanaşımı süresini kesen son işlem olan savunmalarından itibaren, hüküm tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu gerekçesi yerine hükmün açıklanmasının geri bırakılması nedeniyle zamanaşımının durduğu kabul edilerek 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle sanıklar hakkındaki kamu davalarının düşmesine karar verilmesi,

2.1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun verdiği yetkiye istinaden Türkiye Barolar Birliği tarafından belirlenen 2022 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin "Ceza davalarında ücret" kenar başlıklı 14 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen "Kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir." şeklindeki düzenleme karşısında, sanıklar hakkında zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi nedeniyle katılan lehine vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,

3.Suç konusu kaçak sigaraların 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delâletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği müsaderesi ile yetinilmesi gerekirken tasfiye edildiyse gelirinin Hazineye irat kaydına da karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.

II. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Diyarbakır 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.03.2022 tarihli ve 2020/1890 Esas, 2022/786 Karar sayılı kararına yönelik katılan ... vekili ve sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği, hükmün birinci fıkrasında yer alan " dosya kapsamına göre dava zaman aşımı süresi yönünden sanıklar hakkında mahkememizin 2009/386 esas sayıl ı dava dosyası üzerinde verilen HAGB kararı ile durma kararı olduğu, ancak bu kararın sanıkların 2011 yılında kararı ihlal etmesi nedeniyle 1 yıldan az bir süre olduğu bu itibarla toplam zaman aşımı dikkate alındığında sanıklar hakkındaki davanın 12 yıllık uzatılmış zaman aşımı süresinin dolması nedeniyle" ibaresi çıkartılarak yerine "sanıklar hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı usulsüz biçimde kesinleştirildiğinden zamanaşımı süresinin durmadığı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü cihetle; 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca sanıkların 28.09.2009 tarihli zamanaşımı süresini kesen son işlem olan savunmalarından itibaren, hüküm tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olması nedeniyle" ibaresinin eklenmesi, hükmün birinci fıkrasında yer alan "tasfiye edildiyse gelirinin hazine irat kaydına," ibaresinin çıkarılması, vekâlet ücretine ilişkin hükmün üçüncü fıkrasının çıkarılması suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.12.2023 tarihinde karar verildi.