7. Ceza Dairesi 2023/18424 E. , 2024/2208 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/265 E., 2019/1166 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
KARAR : Mahkumiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Mahkemenin 24.10.2019 tarihli ve 2018/265 Esas, 2019/1166 Karar sayılı hükmünün katılan ... İdaresi vekili tarafından temyizi üzerine dosyanın temyiz incelemesine gönderildiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.08.2020 tarihli yazısı ile "15.04.2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına ilişkin Kanun'un, 61 ve 62. maddeleri ile sanığın mahkûm olduğu 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanun'unun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü ve 5 nci maddelerinde yapılan değişikliklerin sanık lehine hükümler içerdiğinden aynı Kanun'un 63 ncü maddesi gereği Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında bulunan dosyalar gelişlerindeki usule uygun olarak ilk derece mahkemelerine gönderilir" şeklinde yazısı ile dosyanın ilk derece mahkemesine gönderildiği, iade sonrası mahkemesince dosyanın yeni esasa kaydı, duruşma açılıp, taraflara davanın bildirilmesinden sonra yeni bir hüküm verilmesi gerektiği gözetilmeden, 14.01.2022 tarihli karar ile uyarlama davasının reddine, önceki hükümde değişikliğe yer olmadığına ve aynen infaza karar verildiği, devamında mahkemesince bu yanlışlığın fark edilerek 17.05.2022 tarihli ek karar ile sanığın 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyetine, suç eşyasının müsaderesine ve nakil aracının iadesine karar verildiği görülmüş ise de, ortada kesinleşmiş bir karar olmadan verilen uyarlama davasının reddine dair
14.01.2022 tarihli karar ile mahkemenin 17.05.2022 tarihli ek kararının hukuki değerden yoksun oldukları anlaşılmakla, temyiz incelemesinin mahkemenin 24.10.2019 tarihli ve 2018/265 Esas, 2019/1166 Karar sayılı kararına yönelik olarak yapılacağı anlaşılmış olup,
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi, nakil aracının müsaderesinin gerektiğine ve re'sen de gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Kolluk güçlerince yapılan uygulama sırasında, bir kamyonun plaka kısımlarının çamur ile sıvanmak suretiyle kapatılmaya çalışılmış olduğunun görülmesi üzerine, aracın takip edilmeye başlandığı, sanık ...'in sevk ve idaresinde olan ... plaka sayılı kamyon durdurularak önleme arama kararına istinaden yapılan aramada 50 kg'lık toplam 400 çuval içerisinde 20.000 kg. toz şeker ele geçirildiği anlaşılmıştır.
Sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık aşamalardaki savunmalarında, yükün ...isimli şahsa ait olduğunu, kendisinin sadece şoför olduğunu ve suça konu şekerin kaçak olduğunu bilmediğini beyan etmiştir.
...isimli şahıs hakkında ölüm nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmıştır.
Malen sorumlu araç sahibi ... dinlenmemiştir.
Dosyada bulunan Türkiye Şeker Kurumu raporuna göre suça konu şeker numunlerinin ülkemizde üretimi olmayan kamış şekeri olduğu ve yakalanan çuvalların dikişlerinin orijinal olmadıkları tespit edilmiştir.
Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre; aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı anlaşıldığından mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek; hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası
uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı ve soruşturma aşamasında etkin pişmanlık ihtaratında bulunulmamış ise indirim oranının 1/2 olacağı dikkate alınarak, suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası ile sonradan yürürlüğe giren 6545 ,7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci, yirmiüçüncü fıkraları ile aynı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası somut olaya ayrı ayrı uygulanarak lehe Kanunun tespiti zorunluluğu,
2.Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7188 sayılı Kanun) 24 üncü maddesi ile yeniden düzenlenen ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrasında hüküm altına alınan basit yargılama usulüne ilişkin aynı Kanun'un geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “...kovuşturma evresine geçilmiş...” ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi, aynı şekilde 16.03.2021 tarihli ve 31425 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile yargılama aşamasında olup, henüz kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış dosyalar yönünden, ceza miktarı üzerinde fail lehine etki doğuracağı, bu nedenle belirli bir tarih itibarıyla hükme bağlanmış olan dosyalarda basit yargılama usulünün uygulanmamasının Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen Geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan "...hükme bağlanmış..." ibaresinin iptal edildiği de dikkate alınmak suretiyle, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddeleri uyarınca sanığın eyleminin “Basit Yargılama Usulü” yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3.Ele geçen eşyanın miktar ve değeri ile nakil aracının bilinen değeri de dikkate alındığında nakil aracının müsaderenin hakkaniyete aykırı olmayacağı nazara alınarak; malen sorumlu usulüne uygun tebligat ile duruşmadan haberdar edilip, dinlenilmesinin ardından davaya katılma hakkı tanınarak iyiniyetli 3. kişi durumunda oIup olmadığı belirlendikten sonra müsadere ya da iade hususunda bir karar verilmesi gerekirken eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
III.KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 04.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!