7. Ceza Dairesi 2023/18113 E. , 2024/2207 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/432 Değişik iş
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
İNCELEME KONUSU
KARAR : Uyarlama sonucu mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Bursa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.09.2019 tarihli ve 2019/105 Esas, 2019/672 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi ve 51 inci maddesi uyarınca erteli 10 ay hapis cezası ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ve mahkûmiyet hükmü istinaf edilmeden 15.11.2019 tarihinde kesinleşmiştir.
15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun kapsamında Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı ilamat ve infaz bürosu tarafından uyarlama yargılaması yapılmasının talep edilmesi üzerine dosyanın yeniden ele alınarak yapılan uyarlama yargılaması sonucunda Bursa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.03.2021 tarihli ve 2020/1051 Esas, 2021/559 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında lehe hükümler içerdiği gerekçesiyle 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci
fıkrası delaletiyle aynı maddenin beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca sonuç olarak 1 yıl 10 ay 15 gün hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına hükmedildiği, anılan karara yönelik katılan Gümrük İdaresi vekilinin itirazının ise Bursa 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.07.2021 tarihli ve 2021/432 Değişik iş sayılı kararı ile reddedildiği ve söz konusu kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin olduğu anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 24.11.2022 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.01.2023 tarihli ve KYB-2022/150475 sayılı Tebliğnamesi üzerine Dairemizin 13.03.2023 tarihli 2023/3163 Esas, 2023/2319 Karar sayılı ilamıyla bazı hususlarda ek görüş istenmek suretiyle tevdii kararı verilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.10.2023 tarihli ve KYB-2023/105266 sayılı Tebliğnamesi ile ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.10.2023 tarihli ve KYB-2023/105266 sayılı kanun yararına bozma isteminin; Bursa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.03.2021 tarihli ve 2020/1051 Esas, 2021/559 Karar sayılı kararına yapılan itirazın reddine ilişkin Bursa 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/432 Değişik İş sayılı kararına ilişkin olduğu ve "Dosya kapsamına göre, uyarlama yargılaması yapılırken infaz kanunu hükümleri nazara alınmaksızın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2. maddesi ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddesindeki “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenleme karşısında, önceki ve sonraki temel ceza kanunlarının ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın belirlenmesi gerektiği,
Dosya kapsamına göre, 15/04/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 5607 sayılı Kanun'da yapılan değişiklik nedeniyle uyarlama yargılaması yapılarak sanığın 1 yıl 10 ay 15 gün hapis ve 80,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına dair karar verilmiş ise de, uyarlama yargılaması öncesi Bursa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/09/2019 tarihi ve 2019/105 esas, 2019/672 sayılı kararı ile sanığa hükmedilen 10 ay hapis ve 80,00 Türk lirası adlî para cezasına karar verildiğinin anlaşılması karşısında, anılan cezanın sanık lehine kazanılmış hak oluşturacağı gözetilmeden, sanık aleyhine olarak yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir "
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.01.2023 tarihli ve KYB-2023/150475 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Uyarlama yargılaması yapılırken infaz kanunu hükümleri nazara alınmaksızın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2. maddesi ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddesindeki “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenleme karşısında, önceki ve sonraki temel ceza kanunlarının ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın belirlenmesi gerektiği,
Dosya kapsamına göre,
1- 5607 sayılı Kanun'un 18. maddesindeki "Bu Kanunda tanımlanan suçlar dolayısıyla açılan davalarda mahkeme, iddianamenin bir örneğini ilgili gümrük idaresine de gönderir. Başvurusu üzerine, ilgili gümrük idaresi açılan davaya katılan olarak kabul edilir." şeklindeki düzenleme karşısında, 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan doğrudan zarar gören ve davaya katılma hakkı bulunan Gümrük İdaresinin 05/03/2019 havale tarihli dilekçesi ile katılma talebinde bulunduğu ve Mahkemece 11/06/2019 tarihli celsede anılan kurumun katılan olarak davaya kabulüne karar verildiği cihetle, uyarlama yargılaması sırasında yeniden davaya katılma talebinde bulunulması gerekmediği gözetilerek itirazın değerlendirilmesi gerekirken, anılan kurum vekilinin davaya katılma talebi bulunmadığından bahisle itirazın reddine karar verilmesinde,
2- Sanığa ait iş yerinde 17 adet kaçak kol saati ve 28 adet kaçak cep telefonu ele geçirildiği nazara alındığında, suç tarihi ve ele geçen eşyaların niteliğine göre sanık hakkında 28/06/2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 89. maddesiyle değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/5. maddesi gereğince uygulama yapılması ve ele geçen eşyaların değerinin hafif olması sebebiyle belirlenen temel cezada anılan Kanun'un 3/22. maddesi gereğince değer azlığı indiriminin uygulanması gerekirken ele geçirilen eşyanın "kaçak sigara" olduğu şeklindeki dosya kapsamıyla ilgisi bulunmayan gerekçe ile 6545 ve 7242 sayılı Kanun'lar ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi delaletiyle 3/5, 3/10 ve 3/22 maddeleri somut olaya uygulanarak uyarlama yargılaması sonunda sanığın mahkûmiyetine karar verildiği cihetle, katılan Gümrük İdaresi vekilinin itirazının kabulü yerine reddine karar verilmesinde,
Kabule göre de,
3- 15/04/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 5607 sayılı Kanun'da yapılan değişiklik nedeniyle uyarlama yargılaması yapılarak sanığın 1 yıl 10 ay 15 gün hapis ve 80,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına dair karar verilmiş ise de, uyarlama yargılaması öncesi Bursa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/09/2019 tarihi ve 2019/105 esas, 2019/672 sayılı kararı ile sanığa hükmedilen 10 ay hapis ve 80,00 Türk lirası adlî para cezasına karar verildiğinin anlaşılması karşısında, anılan cezanın sanık lehine kazanılmış hak oluşturacağı gözetilmeden, sanık aleyhine olarak yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçelere dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Kanun yararına bozma müessesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrasındaki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesinin, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamelerindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamelerindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Bursa 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.07.2021 tarihli ve 2021/432 Değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!