WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

YARGITAY 7. CEZA DAİRESİ

A- A A+

7. Ceza Dairesi         2023/14570 E.  ,  2024/2229 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/276 E., 2023/62 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; sigaraları kişisel kullanım için bulundurduğuna, aramaların hukuka aykırı olduğu ve ikrarı da olmadığından beraatine karar verilmesi gerektiğine, lehe hükümlerin uygulanmadığına, vekâlet ücretinin fazla belirlendiğine ve sair nedenlere ilişkindir.

II. GEREKÇE
Olay tutanakları ve dosya kapsamına göre;
08.10.2013 tarihinde, Mucur'da, önleme araması kararına istinaden oluşturulan yol kontrol noktasında durdurulan yolcu otobüsünün bagajında yapılan aramada, sanığa ait olduğu anlaşılan 5 adet karton kutu içerisinde, gümrüklenmiş değeri 15.338,09 TL olan 2699 paket,

05.09.2013 tarihinde, Muş'ta, önleme araması kararına istinaden oluşturulan yol kontrol noktasında durdurulan yolcu otobüsünün bagajında yapılan aramada, sanığa ait olduğu anlaşılan 6 adet karton kutu içerisinde, gümrüklenmiş değeri 19.924,29 TL olan 3450 paket,

15.09.2013 tarihinde, Muş'ta, önleme araması kararına istinaden oluşturulan yol kontrol noktasında durdurulan yolcu otobüsünün bagajında yapılan aramada, sanığa ait olduğu anlaşılan 1 adet karton kutu içerisinde, gümrüklernmiş değeri 2.310,06 TL olan 400 paket,

26.09.2013 tarihinde, Mucur'da, önleme araması kararına istinaden oluşturulan yol kontrol noktasında durdurulan yolcu otobüsünün bagajında yapılan aramada, sanığa ait olduğu anlaşılan 2 adet karton kutu içerisinde, gümrüklenmiş değeri 5.398,74 TL olan 950 paket,

02.12.2013 tarihinde, Gevaş'ta, ihbar üzerine Cumhuriyet savcısının emriyle durdurulan yolcu otobüsünün bagajında yapılan aramada, otobüs muavini olan sanığa ait olduğu anlaşılan, bagajda poşetler ve su kolileri içerisinde, gümrüklenmiş değeri 21.830,09 TL olan 3780 paket muhtelif markalarda sigara ele geçirildiği ve bu olaylarla ilgili sanığın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle ayrı ayrı kamu davaları açıldığı, bilahare tüm davaların 08.10.2013 tarihli olaya ilişkin temyiz incelemesine konu dosyada birleştiği anlaşılmıştır.

Sanık 05.09.2013, 15.09.2013, 26.09.2013 ve 08.10.2013 tarihli olaylarla ilgili savunmalarında, çalışmaya gittiğini, sigaraları kendisi ve arkadaşları için götürdüğünü ileri sürerken, 02.12.2013 tarihli olayla ilgili Cumhuriyet Başsavcılığında alınan beyanında sigaraları satmak için götürdüğünü kabul edip, Mahkemedeki savunmasında sigaralarla ilgisinin olmadığını savunmuştur.

02.12.2013 tarihli olayla ilgili kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır.

Tüm dosya kapsamına göre sanıkta ticari miktar ve mahiyette sigaraların ele geçirilmesi karşısında, sanığın atılı suçları işlediğinin sabit kabul edilip hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Hapis cezasına mahkûmiyetin Kanuni sonucu olarak 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanması gerektiği hususunun infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilmiştir.

Sanık hakkında kurulan hükümde; 05.09.2013 tarihli eylemle ilgili düzenlenen 17.09.2013 tarihli iddianamenin hukukî kesinti oluşturması nedeniyle, 05.09.2013 ve 15.09.2013 tarihli eylemlerin kendi içinde, 26.09.2013, 08.10.2013 ve 02.12.2013 tarihli eylemlerin ise kendi içinde ayrı bir zincirleme suçu oluşturdukları gözetilmeksizin sanık hakkında yazılı şekilde tek bir zincirleme suçtan hüküm tesisi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği

anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

04.03.2024 tarihinde karar verildi.