7. Ceza Dairesi 2022/13016 E. , 2023/5560 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/1107 E., 2022/237 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Zamanaşımı nedeniyle düşme
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi
1.Sanık hakkında eksik ceza tayin edildiğine,
2.Nakil aracı hakkında da müsadere kararı verilmesi gerektiğine
İlişkindir.
B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi
Sanığın kurum zararını ödemesine rağmen bu hususun değerlendirilmediğine ilişkindir.
II. GEREKÇE
5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçu yönünden kamu davasına katılma hakkı bulunan Gümrük İdaresine sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair 12.11.2009 tarihli karara itiraz hakkının bulunmasına rağmen söz konusu kararın tebliğ edilmemesi nedeniyle bu kararın henüz kesinleşmediği ve sanık hakkındaki denetim süresi başlamadığından, yeniden suç işlediği gerekçesiyle sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına karar verilerek yazılı şekilde hüküm tesisi Kanun'a aykırı ise de,
1.Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2.5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlem olan sanığın savunmasının alındığı 12.11.2009 tarihinden, hüküm tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu gözetilerek davanın düşmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi isabetsiz görülmüştür.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Silopi 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.02.2022 tarihli ve 2020/1107 Esas, 2022/237 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, suça konu eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle 05.06.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!