WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

YARGITAY 7. CEZA DAİRESİ

A- A A+

7. Ceza Dairesi         2020/799 E.  ,  2023/10169 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/1582 E., 2016/245 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : ... hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması, Murat
Yalım hakkında mahkûmiyet, eşya müsaderesi, nakil araçlarının
müsaderesine yer olmadığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İncelenmeksizin iade, ret, onama, bozma

Malen sorumlu ... adına...'ın temyiz isteği yönünden; malen sorumlu ...'ın 10.07.2013 tarihli vekaletname ile araç satma- satın alma ve kiralama yetkisi verdiği...'ın atılı suçtan zarar gören sıfatı bulunmadığından, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı,

Katılan ... idaresi vekilinin ve sanıkların temyiz istekleri yönünden; sanıklar hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı

Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İskenderun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.03.2016 tarihli ve 2014/1582 Esas, 2016/245 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca neticeten 1 yıl 8 ... hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, suça konu eşyanın müsaderesine, suçta kullanılan nakil araçlarının müsaderesine yer olmadığına, sanık ... hakkında ise atılı suçtan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz nedenleri; kararın ... plakalı aracın müsadere edilmemesine ilişkin kısmının bozulması talebine ilişkindir.

2.Sanık ... kararı temyiz etmek isteğini içeren dilekçe sunmuştur.

III. OLAY VE OLGULAR
1.07.07.2014 tarihinde Dembirport liman işletmesi nizamiyesinin yanından giden yol üzerinde deniz kenarında park halinde bulunan tırın deposuna ... plakalı araçtan indirilen kaçak akaryakıtın aktarıldığının ihbar edilmesi üzerine; kolluk görevlilerince bahse konu yerde ... plakalı çekici ve buna bağlı ...plakalı dorsenin park halinde olduğu, yanında ise ... plakalı aracın bulunduğu, bidonlardaki kaçak akaryakıtın tırın yakıt deposuna hortum vasıtasıyla sanıklar tarafından aktarılacağı esnada müdahale edildiği, yerdeki 3 bidonda ve otomobilin içerisinde 2 bidonda olmak üzere toplamda 300 litre gümrük kaçağı akaryakıtın ele geçirildiği anlaşılmıştır.

2.Sanık ... alınan savunmalarında, ... plakalı araç ile kaçak akaryakıt getirdiğini, tırın yakıt deposuna aktarım yapacakken yakalandığını ikrar etmiştir. Sanık ... da alınan savunmasında, tırın sürücülüğünü yaptığını, tırın yakıt deposuna kaçak akaryakıt aktarımı yapacakken yakalandığını ikrar etmiştir.

3.Türk Akreditasyon Kurumunca düzenlenen rapora göre, suça konu numunenin motorin olduğu, ulusal marker seviyesinin geçersiz olduğu bildirilmiştir.

IV. GEREKÇE
A.Sanık ...'ın Temyiz İstemi Yönünden
Sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yasa yoluna tabi olduğu anlaşılmıştır.

B.Malen Sorumlu ... adına...'ın Temyiz İstemi Yönünden
Malen sorumlu adına araç satma- satın alma ve kiralama yetkisi olan...'ın atılı suçtan

doğrudan zarar görmediği, davaya katılma ve hükmü temyize yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.

C.Katılan ... İdaresi Vekilinin Münhasıran ... Plakalı Nakil Aracına Yönelik Temyiz İstemi ile Sanık ...'ın Dava Konusu Nakil Araçlarına Yönelik Temyiz İstemi Yönünden
Dosyada mevcut ... varakası ile tespit edilen kaçak eşyanın değeri ile nakil araçlarının değeri nazara alındığında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca nakil araçlarının müsaderesinin hakkaniyete uygun olmadığı anlaşılmakla, nakil araçlarının müsaderesinin reddine dair mahkemenin kabul ve gerekçesinde isabetsizlik görülmemiştir.

D.Sanık ...'ın Hakkındaki Mahkumiyet Kararına Yönelik Temyiz İstemi Yönünden
Olay ve Olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilen olay tutanağı, sanıkların savunmaları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanığın diğer temyiz sebeplerinin reddine karar verilmiştir.
1.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, sanığın eyleminin 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası yollamasıyla aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları kapsamında kaldığı gözetilerek, sanığa ek savunma hakkı tanınarak anılan maddeler uyarınca cezalandırılması yerine, 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca yazılı şekilde temel cezanın belirlenmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

2.Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayınlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının "yimiüçüncü" fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek; hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar ... Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağı hüküm altına alındığı dikkate alınarak, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası kapsamında ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu bozmayı gerektirmiştir.

3.Katılan ... İdaresi lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca maktu vekalet ücretinin sanıklardan eşit olarak tahsiline hükmedilmesi gerekirken, hangi sanıktan alınacağı da belirtilmeden sanıktan tahsiline karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A.Sanık ...'ın Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yasa yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve itiraz mercii tarafından da gereğinin yerine getirildiği anlaşıldığından, dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,

B.Malen Sorumlu ... adına...'ın Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle, malen sorumlu ... adına...'ın temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

C.Katılan ... İdaresi Vekilinin Münhasıran ... Plakalı Nakil Aracına Yönelik Temyiz İstemi ile Sanık ...'ın Dava Konusu Nakil Araçlarına Yönelik Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenle, İskenderun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.03.2016 tarihli ve 2014/1582 Esas, 2016/245 Karar sayılı kararında katılan ... İdaresi vekili ve sanık ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanın Gümrük İdaresi vekilinin, sanık ...'ın temyiz sebeplerinin reddiyle nakil araçlarının müsadere talebinin reddine dair hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla ONANMASINA,

D.Sanık ...'ın Hakkındaki Mahkûmiyet Kararına Yönelik Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünde (D) bendinde açıklanan nedenlerle, İskenderun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.03.2016 tarihli ve 2014/1582 Esas, 2016/245 Karar sayılı kararına yönelik sanık ...'ın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.11.2023 tarihinde karar verildi.

KISMİ KARŞI DÜŞÜNCE

Sanıklar ... ve ... hakkında, 5607 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün sanıklar, malen sorumlu ve katılan ... İdaresi vekili tarafından temyizi üzerine, sayın çoğunluğun hükmün müsadereye ilişkin fıkrasının onanmasına dair kararı yerinde değildir. Şöyle ki;

Yerel Mahkemenin 01.03.2016 tarih ve 2016/245 K sayılı kararıyla sanıkların 5607 sayılı Yasaya aykırılık suçundan mahkumiyetine, suçta kullanılan araçların müsadere talebinin reddine karar verilmiştir. Temyiz incelemesi yapan Dairemiz, hükmün suçta kullanılan araçların müsadere talebinin reddine ilişkin fıkrasının onanmasına, mahkumiyete ilişkin kısmının ise bozulmasına karar vermiştir.

Esas hükümle birlikte Yargıtay’ın temyiz incelemesine tabi tutulan müsadere kararının, aynı davanın konusunu oluşturan suça doğrudan bağlı olduğu hallerde suça ilişkin mahkumiyet hükmü bozulduğunda, bu hükme bağlı olarak verilen müsadereye ilişkin hüküm fıkrasının onanması ya da düzeltilerek onanması mümkün değildir. Nitekim doktrindeki görüşler ile Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararları da bu yöndedir. Hükmün bozulması durumunda hüküm tümüyle ortadan kalkar, kısmi kesinleşme olmaz. (Nurullah Kunter, Temyiz Kanunyolunda Reform, Cumhuriyetin Ellinci Yılında Ceza Adalet Reformunun İlkeleri Sempozyumu Kanun Yolları, İstanbul 1973, s 97; Feridun Yenisey, Ayşe Nuhoğlu, Ceza Muhakemesi Hukuku, Seçkin, 5. Baskı, Ankara, Ekim 2017, s. 963; Veli Özer Özbek, M. Nihat Kanbur, Koray Doğan, Pınar Bacaksız, İlker Tepe, Ceza Muhakemesi Hukuku, Seçkin, Ankara 2011, s. 733). Bir karar bozulmakla tümüyle ortadan kalkmış ve hukuki gerekliliğini yitirmiş olacağından mahkeme bozmaya uyarsa yeni bir hüküm kurmak zorundadır. (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 14.11.1994 tarih ve 1994/5-262/280 E-K; 26.12.1994, 1994/1-350/375 E-K). Yukarda anlatılan doktrindeki görüşler ve Ceza Genel Kurulu kararlarına göre, özetle, bir karar hangi nedenle ve ne yönde bozulursa bozulsun tümüyle ortana kalkacak ve hukuki sonuç doğurma özelliğini kaybedecektir. Yine; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.07.2014 tarih ve 2014/66-365 E-K sayılı ilamı ile birçok ilamında, Dairemiz ile diğer Ceza Dairelerinin ilamlarında belirtildiği gibi müsadere kararı bir güvenlik tedbiri olmakla birlikte hükmün bir parçasını oluşturmaktadır. Müsadere kararı esas hükme konu suç ile doğrudan ilişkili ise, yani incelemeye konu dosyada olduğu gibi suçta kullanılan aracın müsaderesi işlenen suça bağlı olarak talep edilmişse, mahkemenin kurmuş olduğu hüküm bir bütün olup, bozma kararı verilmesi halinde hüküm tüm sonuçları ile ortadan kalkacak, yerel mahkeme ya da istinaf ceza dairesince bozma sonrası yapılacak yargılamada müsadere ile ilgili yeniden değerlendirme yapılarak bu konuda da karar verilecektir. Müsadere kararı esas hükme konu suç ile doğrudan ilişkili ise ancak asıl suç ve hükümle birlikte sonuç doğurabilir. Bu halde sadece müsaderenin infazı mümkün değildir. Hükmün bölünmek suretiyle, asıl suç ve hükümle birlikte sonuç doğuran müsadere ile ilgili fıkranın onanması, hükmün diğer kısımlarının bozulması halinde yerel mahkeme ya da istinaf ceza dairesi kararının ceza ve güvenlik tedbiri olarak birbirinden ayrıştırılması sonucunu doğuracaktır. Bunların yanı sıra 5237 sayılı Türk Ceza Yasası’nın 54/3. maddesinde belirtildiği gibi müsadere kararının verilip verilmeyeceği mahkemenin takdirine bırakılan hallerde ki, dosyamızdaki müsadere hususu hakimin takdirinde olup, takdir yetkisinin ve mahkemenin direnme hakkının elinden alınması sonucuna neden olacaktır. Bunun tek istisnası müsadere kararı esas hükme konu suç ile doğrudan ilişkili olmayıp müsadere konusu eşyanın üretimi, bulundurulması, kullanılması, taşınması, alım ve satımının suç oluşturmasıdır. Tüm bu anlatılanlar dikkate alındığında hükmün suçta kullanılan araçların müsadere talebinin reddine ilişkin kısmının onanmasına dair sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 22.11.2023