WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

YARGITAY 6. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

6. Hukuk Dairesi         2023/1807 E.  ,  2024/825 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/483 E., 2023/32 K.
DAVA TARİHİ : 02.07.2014
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı yüklenici vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında Ankara ili Keçiören ilçesi Hükümet Konağı Yapımı konusunda 22/11/2010 tarihli sözleşme imzalandığını, işin tamamlanarak teslim edildiğini, davalı kurumdan alacaklı gözükmelerine rağmen davalı kurum hesaplarında 113.969,48 TL fazla ödeme yapıldığı şeklinde tespit olduğunu, idarenin aldığı kesin hakedişte miktarların yanlış hesaplandığını, ilave yapılan imalatların dikkate alınmadığını belirterek minha edilmesi gereken miktarların yanlış hesaplanması ve ilave işlerin dikkate alınmaması sebebi ile 10.000,00 TL'nin dava tarihinden yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş; 09/03/2016 tarihli ıslah dilekçesinde dava değerini 119.468,53 TL olarak belirlemiştir.

II. CEVAP
Davalı iş sahibi vekili cevap dilekçesinde özetle; sözleşme ve şartname hükümlerine göre işlem yapıldığını, idarenin sözleşme eki uygulama projesi ve mahal listesine göre minha işler anlamında kesin hesap ve hak ediş raporu hazırladığını, yüklenici firmanın idarenin yazılı izni ve onayı olmadan yerine getirmiş olduğu imalatlar anlamında ... İşleri Genel Şartnamesi Hükümleri doğrultusunda kesin hesap ve hak ediş raporu hazırlamanın mümkün olmadığını bildirerek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 29.03.2016 tarihli ve 2014/338 Esas, 2016/157 Karar sayılı kararı ile; bilirkişi raporu dikkate alınarak taraflar arasında götürü bedel üzerinden sözleşme yapıldığı, davacı tarafa verilen projelerin davalı idarenin oluru ve bilgisi dahilinde revize edildiği, revize edilen proje ile sözleşme dışı işler yapıldığı, sözleşme dışı yapılan işler anlamında sözleşme bedeli + %10 keşif artışı kapsamı dışında kalan kısmın sözleşme hükümlerine göre değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, davacının davalı tarafın bilgisi dahilinde sözleşme dışı işler yaptığı, buna yönelik kesin hesap ve hakediş düzenlemesi sırasında herhangi bir değerlendirme yapılmadığı, her halükarda davalı tarafın talepleri ile ve bilgileri dahilinde yapılan sözleşme dışı işlerin bedelinin ödenmesi gerektiği, bilirkişi heyetinin vekâletsiz iş görmeden kaynaklı yapılan iş bedeli anlamında piyasa rayiçlerine göre %15 bedel tenzili sureti ile hesaplanan 119.468,53 TL üzerinden kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin 29.03.2016 tarihli 2014/338 Esas 2016/157 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 14/05/2018 tarihli ve 2018/260 Esas, 2018/1913 Karar sayılı kararı ile; Mahkemece bilirkişi kurulundan alınacak ek rapor ile davalının rapora yönelik teknik itirazlarının da cevaplandırılacak şekilde öncelikle sözleşme kapsamında yapılan imalâtlar ile sözleşme dışı imalâtların karşılaştırılarak denetime açık olarak belirlenmesi, çıkarılacak kesin hesapta ara hakedişlere giren ve itiraza uğramayarak kesinleşen imalâtların bedellerinin belirlenmesi, ihtilâflı metrajlar yönünden ara hakedişlerde itiraza gerek olmadığından metrajların projeler, mahal listeleri, pursantajlar da dikkate alınarak gerektiğinde keşif yapılarak kesin hesaba esas miktarlarının belirlenmesi, yine sözleşme kapsamı dışında olan imalâtlar yönünden ... İşleri Genel Şartnamesinin 21. maddesine göre işin götürü bedelli olduğundan %10 artış oranındaki imalâtların bedellerinin sözleşme fiyatlarıyla bu oranı aşan imalâtların ise yapıldığı yıl piyasa fiyatlarıyla bedellerinin hesaplattırılması, ödemelerin mahsubu ile davacı alacağının belirlenmesi gerektiğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

3. İlk Derece Mahkemesinin 21.05.2019 tarihli ve 2018/419 Esas, 2019/505 Karar sayılı kararı ile bozma ilamı doğrultusunda yapılan bilirkişi incelemesine göre taraflar arasında yapılan götürü bedelli sözleşme ile davacı tarafa verilen projelerin davalı idarenin talebi üzerine revize edildiği, revize edilen proje ile yapılan imalatların %10 keşif artışı dışında kaldığı, firma tarafından yapılan imalatların davalı tarafından kullanılan faydalı imalatlar olduğu anlaşıldığından raporla hesaplanan 108.598,18 TL'nin 10.000,00 TL'lik kısmının dava tarihi olan 02/07/2014, 98.589,18 TL'lik kısmının ıslah tarihi olan 09/03/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

4. İlk Derece Mahkemesinin 21.05.2019 tarihli ve 2018/419 Esas, 2019/505 Karar sayılı kararına karşı davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

5. Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 03/06/2020 tarihli ve 2019/3089 Esas, 2020/1254 Karar sayılı kararı ile Yargıtay'ın bozma kararına uyan mahkemenin, bozma kararı uyarınca işlem yapmak ve hüküm vermek zorunda olduğu, bozmaya uyulduktan sonra düzenlenen bilirkişi ek raporlarının ve verilen kararın bozmaya uygun olduğunun söylenemeyeceği, bu nedenle bilirkişi heyetinden bozma doğrultusunda hesaplama yapan, belirtilen ilke ve konuları kapsayan, mahkemenin ve Yargıtay'ın denetimine elverişli rapor alınması, bu rapora esaslı ve hukuken geçerli itiraz olduğu takdirde yeniden ek rapor alarak bu itirazların değerlendirilmesi ve raporun bozmaya uygun düzenlenip düzenlenmediğinin mahkemece denetlendikten sonra bozmaya uygun yapılacak hesaba göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

6. İlk Derece Mahkemesinin 27.05.2021 tarihli ve 2020/406 Esas, 2021/517 Karar sayılı kararı ile Yargıtay bozma ilamında belirtilen hususlara uygun olarak alınan bilirkişi raporuna göre sözleşme kapsamındaki işler için 82.157,02 TL ve sözleşme dışı işler için 47.560,79 TL olmak üzere toplam 129.717,81 TL alacaklı olduğu anlaşıldığından davacının talebiyle bağlı kalınarak 119.468,53 TL'nin 10.000,00 TL'sinin dava tarihi olan 02/07/2014, 109.468,53 TL'sinin ıslah tarihi olan 09/03/2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

7. İlk Derece Mahkemesinin 27.05.2021 tarihli ve 2020/406 Esas, 2021/517 Karar sayılı kararına karşı davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

8. Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 21.06.2022 tarihli ve 2021/5291 Esas, 2022/3482 Karar sayılı kararı ile davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile mahkemece 108.589,18 TL üzerinden karar verilmesi gerekirken usuli kazanılmış hak gözetilmeden 119.468,53 TL üzerinden karar verilmesinin uygun olmadığı belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesi, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; 14.05.2018 günlü bozma ilamına uyularak yapılan inceleme sonucunda davanın 108.589,18 TL üzerinden kısmen kabulüne dair verilen kararın yalnızca davalı iş sahibi vekilince temyiz edildiği, bozma ilamı üzerine uyma kararı verilmekle birlikte davalı açısından usulü kazanılmış hak oluştuğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulü ile 108.589,18 TL'nin 10.000,00 TL'sinin dava tarihi olan 02/07/2014, 98.589,18 TL'sinin ıslah tarihi olan 09/03/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.İdare yüklenici firmanın kesin hesap ve hakediş raporlarını hazırlarken dikkate almış olduğu minha işlerin sözleşme eki olan uygulama projesinde ve mahal listelerinde mevcut bulunduğundan ve yüklenici firmanın fazladan yaptığmı iddia ettiği ve hakedişine eklenmesini talep ettiği imalatların, idarenin yazılı izni ve onayı olmadan yerine getirmiş olduğu imalatları fazla miktarda malzeme kullanarak ve daha fazla emek harcayarak yaptığı imalatı öne sürmek sureti ile fazla bedel isteyemeyeceğini, bütün bu hususların ... İşleri Genel Şartnamcsi hükümleri doğrultusunda yerinde bir işlem yaparak kesin hesap ve hakediş raporu hazırladığını,

2.Bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, mimari proje ve vaziyet planında yer almasına rağmen, yapımından vazgeçilen imalatın kesin hesapta minha edilmesinin 4734 sayılı Kanunun temel ilkelerinden olduğunu, yüklenici tarafından imalatı gerçekleştirilen ancak ödemesi yapılmayan dikili tip priz ve Motifi Seramik imalatı ise idarece onaylı gerekçe rapor, Olur veya revize projelerde yer almadığını, ödeme yapılmaksızın imalata müsaade edildiğini, projede yer atan 40x40 granit seramik imalat yapılması pozu ise 60x120 seramiğin ödenmesi durumunda minha edilmesi gerektiğini, idarece kullanılmayan imalatın değerlendirmeye alınmaması gerektiği belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eser sözleşmesi uyarınca bakiye iş bedelinin tazmini istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3 ncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun (1086 sayılı Kanun) 427 nci maddesi, 437 nci maddesi, 818 sayılı Borçlar Kanununun 355-370

3. Değerlendirme
1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun geçici 3 ncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanunun 427.maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA,

Davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine,

03.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.