6. Ceza Dairesi 2024/1135 E. , 2024/2938 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/4528 E., 2023/3413
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince nitelikli yağma suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 20.02.2023 tarih, 2023/10472 sayılı iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2.İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.06.2023 tarih, 2023/73 Esas, 2023/208 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) ve (e) bentleri ve 53 üncü maddeleri uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3.İstanbul 36. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.06.2023 tarih, 2023/73 Esas, 2023/208 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından istinafı üzerine;
İstanbul Bölge Adliye mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 13.09.2023 tarih, 2023/3107Esas, 2023/2203Karar sayılı kararı ile "sanığın eylemine uyan 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 148/3. maddesinin yollamasıyla aynı Kanun'un 149/1-d maddesi gereğince cezalandırılması gerektiği düşünülmeden yazılı şekilde Türk Ceza Kanunu'nun 149/1-d,e. Maddeleriyle hüküm kurulması" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4.İstanbul 36.Ağır Ceza Mahkemesinin 08.11.2023 tarih, 2023/309 Esas, 2023/355 Karar sayılı kararı ile bozmaya uyularak sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 148 inci maddesinin üçüncü fıkrası delaletiyle 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve 53 üncü maddeleri uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
5.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesi'nin 20.12.2023 tarihli ve 2023/4528 Esas, 2023/3413 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan vekilinin Temyiz Nedenleri
1.Nitelikli yağma suçu nedeniyle 5237 sayılı Kanunun 149 uncu maddesinin (e) bendi ile de uygulama yapılması gerektiği
2.Üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine
B. Sanık Müdafiinin Temyiz Nedenleri
1.Eksik inceleme ile karar verildiğine
2.Sanığın işlediği benzer eylemler gerekçe gösterilerek hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırılığına
3.Sanığın eyleminin nitelikli hırsızlık olarak değerlendirilmesi gerektiğine
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık ile katılan ...'ın olay gününden birkaç gün öncesinde tanıştıkları, birlikte oturduklar, 01.12.2022 tarihli olay gününde ise yine sanığın katılanı arayarak buluştukları ve birlikte yemek yedikleri ve alkol aldıkları, katılan ...'ın alkol alımı sonrasında oturdukları barda kendisinde bir rahatsızlık hissettiği ve kendisinden geçtiği, bilincini kaybettiği, sanığın katılan ...'ın cep telefonu ve kartını almak sureti ile işyerinden sayılan bardan ayrıldığı ve sonrasında ... ilçesindeki ... AVM içerisinde yer alan ... isimli şahsa ait Atasay Kuyumculuk isimli işyerinde katılana ait cep telefonu ve kredi kartını kullanmak sureti ile kuyumcu çalışanı ...'ın hesabına havale yaparak karşılığında altın-bilezik satın aldığı, katılanın biraz kendine geldiğinde oteline geri döndüğü ertesi gün tam anlamı ile bilinci açıldığında cep telefonu ve kredi kartının olmadığını ,hesabından 170.700,00 TL çekildiğinin farkına vardığı anlaşılmıştır.
2. Kolluk görevlilerince katılana sanık ... Kouakbi'nin fotoğrafı üzerinden yaptırılan teşhiste katılan sanığın kesin ve net olarak teşhis etmiştir.
3.Kolluğun düzenlediği yakalama tutanağında, sanığın 12.12.2022 günü kolluk görevlilerince yakalandığı, üzerinde ve çantasında yapılan aramalarda katılan ...'ın kaldığı otele ait kartvizit yanında, başka kişilere ait kredi kartları, çeşitli kuyumculara ait kartvizitler ve içerisinde sıvı bulunan bir takım materyallerin ele geçirildiği belirtilmiştir.
4.Adli Tıp Kurumunun 14.02.2023 tarih ve ...24762 sayılı raporunda özetle materyaller içerisinde alkol, uyuşturucu, uyarıcı, uçucu maddeler ile siyanür bulunmadığı tespit edilmiştir.
5.Katılan ...'ın kanı üzerinde yapılan inceleme sonucu Adli Tıp Kurumunun 30.12.2022 tarih ve ...24204 sayılı raporunda özetle kanda sistametiğimizdeki uyuşturucu veya uyarıcı maddeler ile ilaç etkin maddelerinin bulunmadığı tespit edilmiştir.
6.Kolluğun görüntü araştırma ve inceleme tutanağında,kuyumcuya ait kamera görüntülerinde sanığın işyerine gelerek altın satın aldığı belirtilmiştir.
7.Katılanın kolluk ifadesinde oluş ve diğer delillerle uyumlu beyanı mevcuttur.
8.Banka kayıtları ile katılanın hesabına ait hareketlerin dökümü ile işyerlerine ait kamera görüntü tutanakları dosya arasındadır.
9.Tanık E.R., sanığı işyerine gelerek altın satın alan ve eft işlemi yapan şahıs olarak duruşmada teşhis etmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1.Zilyedin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla olduğu yerden alınması hırsızlık suçunu oluşturur.
Yağma suçu, hırsızlığın zor kullanılmak suretiyle gerçekleştirilme halidir.
Yağma, başkasının zilyetliğindeki taşınabilir bir malı, zilyedin rızası olmaksızın faydalanmak amacıyla cebir veya tehdit kullanmak suretiyle alınmasıdır.
Cebir veya tehdit, ''yaşam hakkı, vücut dokunulmazlığı, cinsel dokunulmazlık ve malvarlığı hakkı'' şeklindeki hukuki değerlere yönelik olmalıdır.
Yağma icrai kuvvetle işlenebilen bir suç tipidir. Kullanılan cebir ve tehditin kişinin malı teslim etmeye veya alınmasına ses çıkarmamaya elverişli olmalıdır.
Cebir-şiddet, mağduru, men ederek ve zorlayarak, failin istediği davranışa sokacak fiillerdir.
5237 sayılı Kanun’un 148/3. maddesindeki mağdurun herhangi bir vasıta ile kendisini bilemeyecek ve savunamayacak hale getirilmesi nedeniyle yağma suçundan hüküm kurulabilmesi için özel olarak kullanılan bir vasıta ile kişinin kendisini bilemeyecek ve savunamayacak hale getirilmesi gerekmektedir.
Mağdurun herhangi bir vasıta ile kendini savunamayacak hale getirilmesi halinde yağmada cebir sayılacağı hususunda 5237 sayılı Yasa'nın 148/3 maddesindeki açık düzenleme karşısında tereddüt yoktur. Burada aranan yani kanunen cebir karinesi sayılan hal, bir kişiye cebir (5237 sayılı Kanun 108. maddede sayılan) veya tehdit (5237 sayılı Kanun 148/1 maddesinde sayılan) kullanmadan bunların dışında bir araçla kendisini savunamayacak, kendini bilemeyecek duruma sokarak, iradesini kontrolünü engelleme ve malının alınmasına karşı koyamama veya geri alınmasını engelleyememesini sağlanarak malın alınmasıdır. Kişiyi hipnoz etme, yiyecek veya içeceklerine ilaç katarak uyutma, veya hissettirmeden alkol veya uyuşturucu vererek şarhoş etme vs. ile kendini savunamayacak hale getirmeye örnek olarak verilebilir. Cebir karinesinin uygulanabilmesi için failin, mağduru bu duruma koyması gerekir. Failin iradi hiçbir hareketi olmadan mağdur zaten kendisinden kaynaklanan bir nedenle kendisini savunamayacak hale gelmiş veya o halde ise, fail onun bu durumundan istifade ederek mağdura başka cebir veya tehdit kullanmadan mallarını alırsa artık cebir karinesi uygulanamayacaktır. Eylem yağma değil eşyanın alınma yerine ve şekline göre nitelikli hırsızlık (5237 sayılı Kanun 142/2-a, 142/2-b) suçunu oluşturacaktır. (Benzer görüşler için bkz. Centel/Zafer/Çakmut kişilere karşı suçlar age s 390-391)
Anılan açıklamalar ışığında somut olayımıza gelince; katılanın olay günü sanık ile alkol içtikleri, bir süre sonra kendisinin yüzünün sıcakladığını, kendisinde halsizlik oluşmaya başladığını, hareketsiz kalıp sızdığını, muhtemelen kendisine ilaç verildiğini düşünen katılanın kendisine geldiğinde ayakta duramadığını ve bu durumda iken cep telefonu ile kartının çalındığını anlamış olması ve olay tarihinden sonra katılandan alınan kan örneğininin rapor içeriğindeki bilgilere göre geliş tarihinin 14.12.2022 olduğu ve inceleme tarihinin 16.12.2022 olduğu, Adli Tıp Raporuna göre sistematikteki uyuşturucu veya uyarıcı maddeler ile ilaç etkin maddelerinin bulunmadığı anlaşılmış ise de; olay tarihi ile inceleme tarihi arasından uzun bir süre geçmesi göz önüne alındığında olağan olduğu, sanığın katılanı kendisini bilmeyecek ve savunamayacak hâle getirip, beraber oturdukları işyerinden sayılan barda katılanın cep telefonunu ve kredi kartını alıp, Atasay Kuyumculuk isimli işyerinde katılanın kredi kartından harcama yapmak suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 148/3 maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 149/1-d maddesi uyarınca "İş Yerinde Yağma" suçunu işlediği anlaşılmakla; eyleminin nitelikli yağma suçuna oluşturduğunu kabul eden ilk derece mahkemesinin suç vasfının tayininde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.İşyerinde nitelikli yağma suçu işlediği anlaşılan sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, kastın yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak belirlenen cezanın hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 20.12.2023 tarihli ve 2023/4528 Esas, 2023/3413 Karar sayılı kararında katılan vekili ile sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 289. maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, hukuka aykırılık görülmediğinden aynı sayılı Kanunun 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 36.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
04.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!