WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

YARGITAY 6. CEZA DAİRESİ

A- A A+

6. Ceza Dairesi         2023/18884 E.  ,  2024/3112 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/343 E., 2023/242 K.
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 03.06.2013 tarih 2013/10739 No.lu iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli hırsızlık suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, 143 üncü maddesi, 58 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemli kamu davası açılmıştır.

2.Yapılan yargılama sonucu İstanbul 47. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.05.2015 tarihli ve 2013/248 Esas, 2015/187 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; nitelikli hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, 168 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3.İstanbul 47. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.05.2015 tarihli ve 2013/248 Esas, 2015/187 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 06.04.2022 tarihli ve 2021/10505 Esas, 2021/5178 Karar sayılı ilâmıyla;
" Müştekinin soruşturma aşamasında alınan beyanında; 29.05.2013 saat:02:50 sıralarında kalmış olduğu oteline yürürken sanığın yanına gelerek "ateşin var mı?" diye sorduğunu, kendisinin de " sigara kullanmıyorum" diyerek cevap verdiğini, o esnada bazı sorularla kendisini oyalamaya çalıştığını ve kendisine "sen kesinlikle yabancı değilsin, eğer yabancıysan seni sırtıma bindiririm "diyerek kendisini bacaklarından kucakladığını, sanığın elini cebine attığını ve cebindeki parayı da çıkardığını gördüğünü, şahıstan parayı vermesini istediğini, şahsın birden koşarak kaçmaya başladığını kendisinin de koşarak sanığı yakaladığını, sonrasında aralarında arbede olduğunu, bu esnada birden birincisi 175-180 boylarında üzerinde kırmızı renkli ceket olan sakalı ve bıyığı olmayan, düz kısa saçlı, 30-35 yaşlarında, ikincisi 160-165 boylarında 28-30 yaşlarında, eşgal bilgilerini hatırlamadığı iki şahıs daha olmak üzere toplam dört erkek şahsın da yanlarına geldiğini, olayı onlara anlattığını, sakin bir yere gittiklerini, 175-180 boylarında olan şahsın, sanıktan, üzerinde olan parayı çıkarmasını istediğini, sanığın çıkardığı paradan 400 TL para aldığını, diğer paraları ise sanığa iade ettiğini, sanığın birden koşarak kaçmaya başladığını, kendisinin de peşinden koşmaya başladığını, sanığı yine yakaladığını, o sırada yol üzerinde bir polis ekibi gördüğünü ve yardım istediğini, gelen polislerin kendisi ile boğuşan sanığı yakaladıklarını ve sanığın üst aramasını yaptıklarında üzerinde kendisine ait paraları bulduklarını belirtilmiş olduğunun anlaşılması karşısında; müştekinin parasını geri almaya çalıştığı esnada gerçekleşen sanık eyleminin yağma suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir ve tartışmanın üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, duruşmaya devam edilerek yazılı biçimde karar verilmesi,''
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

4.İstanbul 47. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.06.2022 tarihli ve 2022/269 Esas, 2022/356 Karar sayılı kararı ile sanığın eyleminin yağma suçunu oluşturup oluşturmayacağının değerlendirme yetkisinin Ağır Ceza Mahkemesinde olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilerek dosyanın Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

5. İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.05.2023 tarihli ve 2022/343 Esas, 2023/242 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c), (d) ve (h) bentleri, 168 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ancak kazanılmış hakkın gözetilerek neticeten 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, Vesaire,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Mağdur, 29.05.2013 günü saat 02.50 sıralarında kalmış olduğu oteline yürürken sanığın mağdurun yolunu kesmek suretiyle yanına gelerek "ateşin var mı?" diye sorduğu, kendisinin de "sigara kullanmıyorum" diyerek cevap verdiği, o esnada bazı sorularla kendisini oyalamaya çalıştığı ve kendisine "sen kesinlikle yabancı değilsin, eğer yabancıysan seni sırtıma bindiririm " diyerek kendisini bacaklarından kucakladığı, sanığın elini cebine attığı ve cebindeki parayı da çıkardığı, şahıstan parayı vermesini istediği, şahsın birden koşarak kaçmaya başladığı kendisinin de koşarak sanığı yakaladığı, sonrasında aralarında arbede olduğu, bu esnada birden birincisi 175-180 boylarında üzerinde kırmızı renkli ceket olan sakalı ve bıyığı olmayan, düz kısa saçlı, 30-35 yaşlarında, ikincisi 160-165 boylarında 28-30 yaşlarında, eşgal bilgilerini hatırlamadığı iki şahıs daha olmak üzere toplam dört erkek şahsın da yanlarına geldiği, olayı onlara anlattığı, sakin bir yere gittikleri 175-180 boylarında olan şahsın, sanıktan, üzerinde olan parayı çıkarmasını istediği, sanığın çıkardığı paradan 400,00 TL para aldığı, diğer paraları ise sanığa iade ettiği, sanığın birden koşarak kaçmaya başladığı, kendisinin de peşinden koşmaya başladığı, sanığı yine yakaladığı, o sırada yol üzerinde bir polis ekibi gördüğü ve yardım istediği, gelen polislerin kendisi ile boğuşan sanığı yakaladıklarının, yerel mahkemece maddi vakıa olarak kabul edildiği anlaşılmıştır.

2.Dosya içerisinde yer alan 29.05.2013 tarihli tutanak başlıklı belgenin içeriğinden; soruşturmada görevli kolluk personelinin ihbar üzerine olay yerine gittiklerinde, mağduru sanığın peşinden koşar vaziyette görmeleri üzerine çevredeki vatandaşların da yardımıyla sanığı yakaladıkları ve üzerinde mağdura ait suça konu 700,00 TL paranın ele geçirilmiş olduğu anlaşılmıştır.

3.Olayın bir kısmına tanık olan polis memurları M.E. ve A.U.'nun anlatımlarının mağdurun beyanlarını destekler mahiyette olduğu görülmüştür.

4.Sanığın yargılama aşamasında zararı giderdiği anlaşılmıştır.

5.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Kazanılmış hakka ilişkin uygulama maddesinin 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası yerine 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin üçüncü fıkrası olarak yazılmış olması hususunun mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

2.Olay günü sanığın önceden engeller koyarak ve tertibat alarak yol kesmek biçiminde bir hareketinin bulunmadığı ve bu bağlamda “yol kesmek” den söz edilemeyeceği gözetilmeden; 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının uygulama koşulları oluşmayan (d) bendi ile de hüküm kurulması; ve 5237 sayılı Kanun'un 168 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre; yağma suçunda zararın kovuşturma aşamasında giderilmiş olması halinde cezanın üçte birine kadar indirilebileceği düzenlenmiş olup, dava konusu olayda yerel mahkemece zararın kovuşturma aşamasında giderildiği kabul edildiği halde sanığın cezasından 1/2 oranında indirim yapılmak suretiyle eksik ceza tayin edilmesi; hususları hukuka aykırı bulunmuş ise de sonuç ceza kazanılmış hak gözetilerek belirlenmiş olduğundan sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.

3.Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemİn sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde gerekçe bölümünün (2) numaralı paragrafında izah edilen eleştiri dışında hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.05.2023 tarihli ve 2022/343 Esas, 2023/242 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle, ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
06.03.2024 tarihinde karar verildi.