5. Hukuk Dairesi 2023/9160 E. , 2024/2542 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1209 Esas, 2023/855 Karar
KARAR : Esastan ret/Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gölcük 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/226 Esas, 2022/54 Karar
Taraflar arasındaki çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman tahdidi içinde bırakılması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin asıl ve birleştirilen Gölcük 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/235 Esas, 2020/163 Karar ile tapu iptal ve tescil istemine ilişkin birleştirilen Gölcük Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/87 Esas,2020/69 Karar, 2020/88 Esas, 2020/70 Karar ve Gölcük 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/97 Esas, 2020/91 Karar sayılı davalarda yapılan yargılama sonucu İlk Derece Mahkemesince tazminat istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davaların kabulüne, tapu iptal ve tescil istemine ilişkin birleştirilen davaların usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı ... vekili ve birleştirilen davalarda davacı ... vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun davalı ... yönünden reddine, ... vekili yönünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, düzeltilerek yeniden hüküm kurulmak suretiyle tazminat istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davaların kabulüne, tapu iptal ve tescil istemine ilişkin birleştirilen davalar hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davaya konu Kocaeli ili, Gölcük ilçesi, ... Mahallesi 123 ada 13 parsel, 124 ada 1 parsel, 124 ada 5 parsel, 128 ada 59 parsel, 117 ada 1 parsel, 117 ada 15 parsel, 128 ada 47 parsel, 116 ada 1 parsel sayılı taşınmazların bulunduğu bölgede yapılan orman kadastro çalışmaları neticesinde taşınmazların orman sınırları içerisinde bırakıldığını ve davacıların mülkiyet haklarının sınırlandırıldığını, taşınmazların halihazırda tapu kaydında var olan "orman şerhi" sebebiyle kullanılamadığını, müvekkillerinin mağdur edildiğini ve maddi olarak zarara uğratıldıklarını ileri sürerek şimdilik 10.000,00 TL tazminatın işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2. Birleştirilen Gölcük 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/235 Esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde; davaya konu Kocaeli ili, Gölcük ilçesi, ... Mahallesi 117 ada 1 parsel, 117 ada 15 parsel, 128 ada 47 parsel 116 ada 1 parsel sayılı taşınmazların bulunduğu bölgede yapılan orman kadastro çalışmaları neticesinde taşınmazların orman sınırları içerisinde bırakıldığını ve davacıların mülkiyet haklarının sınırlandırıldığını, taşınmazların halihazırda tapu kaydında var olan "orman şerhi" sebebiyle kullanılamadığını, müvekkillerinin mağdur edildiğini ve maddi olarak zarara uğratıldıklarını ileri sürerek şimdilik 10.000,00 TL tazminatın işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
3. Davacı ... vekili birleştirilen Gölcük 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/87 Esas sayılı dosyasının dava dilekçesinde; dava konusu Kocaeli ili, Gölcük ilçesi, ... Mahallesinde kain olan 116 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tamamının tapu kayıt malikleri adına olan tapusunun iptaline, söz konusu taşınmazların orman vasfı ile Maliye Hazinesi adına kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
4. Davacı ... vekili birleştirilen Gölcük 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/88 Esas sayılı dosyasının dava dilekçesinde özetle; dava konusu Kocaeli ili, Gölcük ilçesi, ... Mahallesi 117 ada 1 parsel, 117 ada 15 parsel, 128 ada 47 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıt malikleri adına olan tapusunun iptaline, söz konusu taşınmazların orman vasfı ile Maliye Hazinesi adına kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
5. Davacı ... vekili birleştirilen Gölcük 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/97 Esas sayılı dosyasının dava dilekçesinde özetle; dava konusu Kocaeli ili, Gölcük ilçesi, ... Mahallesi 123 ada 13 parsel, 124 ada 1 parsel, 124 ada 5 parsel, 128 ada 59 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıt malikleri adına olan tapusunun iptaline, söz konusu taşınmazların orman vasfı ile Maliye Hazinesi adına kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Asıl davada davalı ... Hazinesi vekili cevap dilekçesinde; görev, zamanaşımı ve husumet itirazlarında bulunmuş, esastan da davanın reddini dilemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tazminat istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davaların kabulüne, tapu iptal ve tescil istemine ilişkin birleştirilen davaların usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve birleştirilen davalarda davacı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Birleştirilen davalarda davacı ... vekili istinaf dilekçesinde; Gölcük 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/226 Esas, 2022/54 Karar sayılı dosyası ile birleştirilen Gölcük 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2020/87 Esas, Gölcük 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2020/88 Esas, Gölcük 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2020/97 Esas sayılı dosyaları yönünde verilen hükmün idare aleyhine takdir edilen vekâlet ücreti bakımından 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 36 ncı maddesinin (A) bendi gereğince kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın idari yargının görev alanına girdiğini, asıl ve birleştirilen davada davacılar vekilinin davalarını ıslah ettiğini, fakat faiz miktarı yönünden yanlış hüküm kurularak ıslahla birlikte toplam alacak miktarı yönünden dava tarihleri yönünden faize hükmedildiğini, dava konu taşınmazların tapu kaydına konulan şerhin üzerinden 10 yıldan fazla süre geçtiğini, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 146 ncı maddesi uyarınca talebin zaman aşımına uğradığını, taşınmazların tapu kayıtlarına Orman şerhi konulduğunu, bu şerhten doğabilecek her türlü hukuki sorumluluğun ...'ne ait olduğunu, davalı ... yönünden davada pasif husumet ehliyeti bulunmadığından husumetten reddine dair karar verilmesi gerektiğini, davanın Orman Genel Müdürlüğüne yöneltilmesi gerektiğini, davacıların taşınmazlarının ellerinden alınmadığını, maddi olarak herhangi bir zarara uğramadıklarını, ortada yanlış veya hatalı tutulan bir tapu sicili bulunmadığından Hazinenin sorumluluğunun olmadığını, davacıların tazminat talep edebilmesi için sözleşmeye aykırılığın, haksız fiilin yahut sebepsiz zenginleşmenin bulunması gerektiğini, dava dilekçesi incelendiğinden idareden tazmini istenen hususun bu üç unsura dayanmayan bir tazminat talebi olduğundan ayrıca davacıların halen taşınmazların maliki olduğundan, davacıların hak sahipliğine Hazinenin herhangi bir itirazı olmadığından yasal dayanağı olmayan tazminat talebinin reddi gerektiğini, taşınmazların m² rayicinin bilirkişilerce fahiş olarak belirlendiğini, taşınmazların bilirkişi raporunda tarla olarak vasıflandırılarak arazi değeri bulunduğunu, taşınmazların bulunduğu konum itibarıyla değerin yüksek olduğunu, taşınmazları araçla ulaşım sağlandığını, taşınmazların ormanlık alanda sarp ve engebeli bir yapıda olduklarını, ulaşım imkanlarının yeterince gelişmediklerinden bilirkişilerce bulunan arazi bedelinin yüksek olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda taşınmazların değerinin getireceği gelirek göre belirlenmesine de itirazları bulunduğunu, istinaf başvurularının kabulü ile Gölcük 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/226 (Birleştirilen 2020/235 Esas) sayılı dosyasında verilen kararın Hazine yönünden kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda değerlendirme tarihinin doğru şekilde dava tarihi olarak alınması ve taşınmazların tarım arazisi olduğu kabul edilerek net gelir metoduna göre değer belirlenmesi doğrudur. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda taşınmazların bulunduğu bölgedeki coğrafi durum ve toprak yapısı itibarıyla kapitalizasyon faiz oranının %4 oranında alınması, taşınmazların konumu ile taşınmazları o bölgedeki diğer taşınmazlardan ayıran özelliklerde gözetilmek suretiyle her bir taşınmaz için ayrı ayrı objektif değer artış oranının uygulanması sonucu bulunan m² birim fiyatı bölge rayiçlerine uygun bulunmuş ve faiz başlangıç tarihinin dava açılış tarihi olarak kabul edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından davalı ... vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediği ancak asıl dava davacıları aleyhine ... tarafından açılan tescil davalarının taraf teşkili sağlanamaması nedeniyle usulden reddine karar verilmiş ise de anılan davaların davalıları ana davanın davacıları olup, hissedarları olduğu taşınmazlara ilişkin bedel takdir edilip, tescil kararı verildiğinden, birleştirilen davalara ilişkin karar verilmesine yer olmadığına karar vermek yerine davaların usulden reddine karar verilmesi doğru bulunmadığından birleştirilen dosya davacısı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, düzeltilerek yeniden hüküm kurulmak suretiyle tazminat istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davaların kabulüne, tapu iptal ve tescil istemine ilişkin birleştirilen davalar hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 4721 sayılı Kanun'un “Sorumluluk” başlıklı 1007 nci maddesinin birinci fıkrası.
3. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.11.2009 tarihli ve 2009/4- 383 Esas, 2009/517 Karar sayılı kararında tapu işlemlerinin kadastro tespit işlemlerinden başlayarak birbirini takip eden işlemler olduğu, tapu kütüğünün oluşumu aşamasındaki kadastro işlemleri ile tapu işlemleri bir bütün oluşturduğundan bu kayıtlarda yapılan hatalardan 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi anlamında Devletin sorumlu olduğunun kabulünün gerektiği, Devletin sorumluluğunun kusursuz sorumluluk olduğu, bu işlemler nedeniyle zarar görenlerin 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi gereğince zararlarının tazmini için Hazine aleyhine adlî yargıda dava açabilecekleri belirtilmiştir.
4. 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca kabul edilen Devletin sorumluluğu, tapu sicilinin önemi ve kişilerin bu sicile olan güven duygularını sağlamak bakımından aynî hakkının saptanması, herkese açık tutulmasında tekel hakkı sağlayan bir sicil olması esasına dayanmaktadır. Bu sorumluluk, asıl ve nesnel (objektif) bir sorumluluk olduğundan zarara uğrayan zararının ödetilmesini doğrudan Devletten isteyebilir.
5. 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi gereğince açılan davalarda, tapu kaydının iptali nedeniyle tapu sahibinin oluşan gerçek zararı neyse tazminatın miktarı da o kadar olmalıdır. Gerçek zarar, tapu kaydının iptali nedeniyle tapu malikinin mal varlığında meydana gelen azalmadır. Tazminat miktarı zarar verici eylem gerçekleşmemiş olsaydı zarar görenin mal varlığı ne durumda olacak idiyse aynı durumun tesis edilebileceği miktarda olmalıdır. Zarara uğrayan kişinin gerçek zararı ise tazminat miktarının belirlenmesinde esas alınacak değerlendirme tarihine göre belirlenecek olup bu tarihe göre tapusu iptal edilen taşınmazın niteliği ve değeri belirlenmelidir. Taşınmazın niteliği arazi ise net gelir metodu yöntemi ile arsa vasfında ise değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması suretiyle gerçek değer belirlenmelidir.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu taşınmazların 1960 yılında tesis kadastrosu ile davacıların murisi adına tescil edildiği, taşınmazların yenileme kadastrosu sonucunda 123 ada 13 parsel, 124 ada 1 parsel, 124 ada 5 parsel, 128 ada 59 parsel, 117 ada 1 parsel, 117 ada 15 parsel, 128 ada 47 parsel, 116 ada 1 parsel numaralarına kaydedildiği, taşınmazların tapu kayıtlarının beyanlar hanesine 1996 yılında Orman Genel Müdürlüğünün talebi üzerine şerh konulduğu anlaşılmıştır.
3. Hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza gelir metodu esas alınarak dava tarihi itibarıyla değer biçilmesinde ve taşınmazın bedelinin 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilerek taşınmazların davacılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile Hazine adına tesciline, birleştirilen tapu iptal tescil davalarında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!