4. Ceza Dairesi 2021/26863 E. , 2024/4802 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/67 E., 2016/513 K.
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında;
1. Görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci ile dördüncü fıkraları, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü, 58 inci maddeleri ile 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,
2. 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, aynı Kanun'un 15 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci, 53 üncü, 58 inci maddeleri ile 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 5 ay hapis cezası ve 400 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Hak yoksunluklarının uygulanmasına, cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve suçta kullanılan eşyaların müsaderesine karar verilmiştir
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanığın temyiz isteği; verilen cezaların haksız olduğuna, vesaire ilişkindir.
2. O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; Mahkemece polis memuru şikâyetçi ... yargılama aşamasında dinlenilmeden ve katılma talebi bulunup bulunmadığı da sorulmadan karar verilmek suretiyle temyiz hakkının engellendiği, zorla getirme emrine rağmen hazır edilemeyen tanık ... hakkında yeteri kadar araştırma yapmadan dinlenmesinden vazgeçilmesi, olaya tanık olan ve beyanları esasa etkili olabileceği düşünülen Ü. Yıldız, Ü. Keleş ve E. B.'nin yargılama aşamasında dinlenmemiş olmaları usul ve yasaya aykırı olduğundan görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Meskun mahalde silahla ateş edildiği ihbarı üzerine olay yerine gelen polis memurlarının sanıktan kimliğini isteyip, üst araması yapmak istediklerinde, sanığın polis memuru ...'nin gözüne yumruk attığı, akabinde kaçmaya başladığı, kovalama esnasında “Gelme silahla vururum seni ” diyerek kuru sıkı silahını ateşlediği, diğer polis memuru ... S.'nin kovalamaca sonunda merdivenlerde sanığı yakaladığı, aralarında yaşanan boğuşma esnasında sanık ile katılan polis memuru ... S.'nin merdivenlerden yuvarlandıkları, yuvarlanma esnasında sanığın elinde olan silahın ve cebindeki muştanın yere düştüğü, aldırılan rapora göre muştanın 6136 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinde sayılan yasak niteliği haiz aletlerden olduğu, sanığın böylelikle üzerine atılı suçları işlediği Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın kısmi kabul içeren savunması, polis memurlarının beyanları, tanıkların anlatımları ve adli muayene raporları ile mahkemenin oluşa dair kabulü karşısında, sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan verilen mahkûmiyet hükmünde hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın ve O yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanırken birden fazla suçtan hükümlülüğü içeren ilamdaki hangi cezanın tekerrüre esas alındığı gösterilmemiş ise de; 5275 sayılı Kanun'un 108 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince en ağır cezayı içeren hükümlülüğün infaz aşamasında gözetilebileceği,
Anlaşıldığından, sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Sanık Hakkında 6136 Sayılı Kanun'a Muhalefet Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğinde göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 250 inci maddesinde; Seri Muhakeme Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “Hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2021/44 Karar sayılı kararıyla "Seri muhakeme usulü" yönünden Anayasa'ya aykırı görülerek iptaline karar verildiği ve 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinin onbirinci fıkrasında yer alan "Seri muhakeme usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması halinde uygulanmaz" hükmünün suç tarihinden sonra ek cümle ile 08.07.2021 tarihinde düzenlendiği anlaşılmıştır.
Somut olayda, sanığın üzerine atılı 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçları ile birlikte görevi yaptırmamak için direnme suçunu da işlediği ancak seri muhakeme usulünün bu kapsama girmeyen başka bir suçla işlenmiş olması halinde uygulanamayacağına ilişkin hükmün suç tarihinden sonra düzenlenmesi ve Anayasa Mahkemesi'nin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2021/44 Karar sayılı iptal kararı karşısında itiraza konu suçlar yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 ve 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
2. Sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanırken birden fazla suçtan hükümlülüğü içeren ilamdaki hangi cezanın tekerrüre esas alındığının gösterilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık Hakkında Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın ve O yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle HÜKMÜN, Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık Hakkında 6136 Sayılı Kanun'a Muhalefet Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!