4. Ceza Dairesi 2021/23943 E. , 2024/4602 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/107 E. 2016/334 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ile dördüncü fıkrası, 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca taksitler halinde 7.080,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olup, sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle hüküm aynen açıklanmıştır.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteminin özetle; atılı suçu işlemediğine ve katılanın aralarındaki uyuşmazlık konusu eylemlerden dolayı mahkum olduğuna, yönelik bulunduğu görülmüştür.
III. OLAY VE OLGULAR
Serbest avukat olarak çalışan sanığın, adresinde olmadığı zamanlarda kapısına haber kağıdı yapıştırılarak mahalle muhtarına bırakılan tebliğ evraklarını almak için gittiği muhtarlıkta, muhtar olan katılana, aralarında yaşanan tartışmada hakaret sözleri söylediği Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre,
1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 58 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Avukatların avukatlık veya Türkiye Barolar Birliği ya da baroların organlarındaki görevlerinden ... veya görev sırasında işledikleri suçlardan dolayı haklarında soruşturma, ... Bakanlığının vereceği izin üzerine, suçun işlendiği yer Cumhuriyet savcısı tarafından yapılır.” Aynı Kanun’un 59 ncu maddesinde ise; “58 inci maddeye göre yapılan soruşturmaya ait dosya ... Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne tevdi olunur. İnceleme sonunda kovuşturma yapılması gerekli görüldüğü takdirde dosya, suçun işlendiği yer ağır ceza mahkemesine en yakın bulunan ağır ceza mahkemesi Cumhuriyet savcılığına gönderilir. Cumhuriyet savcısı beş gün içinde, iddianamesini düzenleyerek dosyayı son soruşturmanın açılmasına veya açılmasına yer olmadığına karar verilmek üzere ağır ceza mahkemesine verir. Haklarında son soruşturmanın açılmasına karar verilen avukatların duruşmaları, suçun işlendiği yer ağır ceza mahkemesinde yapılır. (Ek cümle: 02/05/2001-4667/38. md.) Durum avukatın kayıtlı olduğu baroya bildirilir” hükümleri gözetilerek,
Avukat olan sanığın, avukatlık ofisinde bulunmadığı zamanlarda takip ettiği davalara ilişkin Tebligat Kanunu uyarınca muhtara bırakılan tebligatların teslim alınması sırasında muhtar olan katılan ile yaşadığı tartışmada katılana yönelik hakaret ettiği iddia olunmuşsa da, eylemin sanığın avukatlık görevinden kaynaklanması, avukatların görevlerinden ... veya görevleri sırasında işledikleri suçlarından dolayı soruşturma ve kovuşturmanın, ... Bakanlığı’nın vereceği izin üzerine yürütülmesi gerektiği, sanık avukat hakkında 1136 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin birinci fıkrasına ve 59 uncu maddesine aykırı olarak, soruşturma ve kovuşturma izni alınmamış olması nedeniyle, Mahkemece 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca durma kararı verilmesi gerekirken, genel hükümler çerçevesinde kovuşturma yapılarak, yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!