4. Ceza Dairesi 2021/19973 E. , 2024/2669 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/190 E., 2016/422 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Ayvacık Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, adı geçen Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının yollamasıyla birinci fıkrası, 62, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, hakkında tehdit ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan beraat verildiğine göre olayda kamu görevlilerine hakaret etmesinin söz konusu olamayacağına, hakaret suçunun ne şekilde yapıldığının açık olmadığına, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın karıştığı ve olay yerinden kaçtığı bir olaya ilişkin ihbar üzerine, sanığı aracını park ettiği sırada yakalayan katılan polis memurlarının, ifadesine başvurulmak üzere Emniyet Müdürlüğüne davet ettikleri ancak sanığın araçtan inmek istemeyerek “Beni polis merkezine götüremezsiniz, araçtan inmiyorum.” dediği, akabinde ekip aracına alınan sanığın polis memurlarına hitaben “Lokantacı İrfan'dan bedava çorba içiyorsunuz o yüzden beni karakola götürüyorsunuz.” diyerek hakaret ettiği, sonrasında İlçe Emniyet Müdürlüğüne getirildiğinde olayın diğer tarafı olan mağdur İ.G.'nin üzerine yürümesi nedeniyle müdahalede bulunan katılanlara yönelik olarak "Mağdur İ. G.'ye ait lokantadan bedava çorba içip yemek yiyorsunuz." diyerek hakaret ettiği, akabinde doktor raporu almak amacıyla Ayvacık Devlet Hastanesine götürüldüğü, burada da kendisini tedavi eden doktora, polis memurlarını kastederek “Beni polisler dövdü, bak burada kedi gibiler, bunlar şebeke lokantacıdan bedava çorba içtikleri için böyle yapıyorlar, ben bunlarla gitmek istemiyorum.” diyerek hakaret ettiği iddiasıyla açılan davada Yerel Mahkemece katılanlar ve tanık beyanları ile olay tutanağına göre sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Temyiz İsteği Yönünden
Tüm dosya kapsamı, katılan polis memurlarının aşamalarda istikrarlı ve birbirleriyle uyumlu beyanları, 19.03.2015 tarihli olay tutanağı, sanığın aşamalarda açık ikrarı karşısında, sanığın üzerine atılı hakaret suçunu işlediğinden bahisle hakkında mahkumiyet kararı verilmesine ilişkin Yerel Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden
1. 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu,
2.Sanığın adli sicil kaydında bulunan geçmiş hükümlülüğü nedeniyle tekerrür hükümleri uygulanmış ise de; tekerrüre esas alınan ilamın dayanağı olan tehdit suçunun, hükümden sonra yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, uzlaşma kapsamına alınmış olması karşısında anılan suça ilişkin mahkumiyet hükmü açısından uyarlama yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre, başkaca hükümlülüğü bulunup bulunmadığı da gözetilerek, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinde düzenlenen tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu,
Belirlendiğinden karar bu yönüyle hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!