WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

YARGITAY 2. CEZA DAİRESİ

A- A A+

2. Ceza Dairesi         2024/3260 E.  ,  2024/5486 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2005/675 E., 2006/158 K.
SUÇ : Hırsızlık
İNCELEME KONUSU
KARARLAR : Mahkûmiyetin vaki olmamış sayılması ile tüm sonuçları ile ortadan
kaldırılmasına
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.12.2023 tarihli ve KYB-2023/124954 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 491/3-son, 80, 522/1 ve 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 4. maddesi gereğince ayrı ayrı 1.120,00 yeni Türk lirası adli para cezasına, 647 sayılı Kanun'un 6. maddesi gereğince bu cezasının ertelenmesini müteakip, Cizre Asliye Ceza Mahkemesince kararın kesinleşmesinin üzerinden beş yıl geçmiş olduğundan bahisle mahkumiyetin vaki olmamış sayılmasına ve tüm sonuçları ile ortadan kaldırılmasına karar verilmiş ise de; 765 sayılı Kanun'un 95/2. maddesinde yer alan "Cürüm ile mahkum olan kimse hüküm tarihinden itibaren beş sene içinde işlediği diğer bir cürümden dolayı evvelce verilen ceza cinsinden bir cezaya yahut hapis veya ağır hapis cezasına mahkum olmazsa, cezası tecil edilmiş olan mahkumiyeti esasen vaki olmamış sayılır. Aksi takdirde her iki ceza ayrı ayrı tenfiz olunur." şeklindeki, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun geçici 2. maddesi 1. fıkrasında yer alan, “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte, Adalet Bakanlığı Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce toplanmış olsun veya olmasın, suç tarihi itibarıyla bu Kanunun yürürlük tarihinden önceki kayıtlar hakkında, 3682 sayılı Kanuna göre süre yönünden silinme koşulu oluşanlar silinir; diğer kayıtlar için bu Kanun hükümlerine göre işlem yapılır.” şeklindeki ve 11/04/2012 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6290 sayılı Adli Sicil Kanunu ile Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun'da Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 3. maddesi ile değişik 2. fıkrasında yer alan “Bu Kanunun yayımı tarihinde, Anayasanın 76 ncı maddesi ile bazı özel kanunlarda yer alan ve bir hak yoksunluğuna neden olan mahkûmiyetler bakımından, arşive alınan veya şartları oluştuğu halde ya da henüz şartları oluşmadığı için arşive alınmayan kayıtlar hakkında 12 nci maddenin birinci fıkrası hükmü uygulanır.” şeklindeki ve 6290 sayılı Kanun'un 3. maddesi ile eklenen 3. fıkrasında “ İkinci fıkrada sayılanlar dışında, birinci fıkra gereğince işlem yapılarak arşive alınan kayıtlar 3682 sayılı Kanunun 8 inci maddesinde öngörülen sürelerin dolduğu veya ertelenmiş olan mahkûmiyetin esasen vaki olmamış sayıldığı hallerde bu tarih esas alınarak Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce silinir.” şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında; sanığın işlediği hırsızlık suçunun 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinde sayılan suçlardan olduğu ve mevzuat gereği adli sicil kaydından çıkartılarak arşiv kaydına alınması gerektiği, 6290 sayılı Kanun'un 3. maddesi ile değişik 5352 sayılı Kanun'un geçici 2/2. maddesi uyarınca da ancak aynı Kanun'un 12/1-b maddesindeki şartların gerçekleşmesi halinde arşiv kaydından silinmesinin mümkün olduğu anlaşılmakla; 6290 sayılı Kanun'un 3. maddesi ile eklenen 5352 sayılı Kanun'un geçici 2/3. maddesi gereğince 6290 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 11/04/2012 tarihinden itibaren şartları oluştuğu taktirde bu tür kayıtların Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü tarafından silinebileceği ve silinme şartlarının da gerçekleşmediği anlaşılmakla; mahkumiyetin esasen vaki olmamış sayılmasına karar verilmesinde isabetsizlik görülmemekle birlikte, adli sicil kaydının silinmesi sonucu doğuracak şekilde mahkumiyetin tüm sonuçları ile ortadan kaldırılmasına karar verilmesinde,
Dosya kapsamına göre, sanıkların mahkûmiyet kaydının, atılı suçun niteliği gereği sanıklar hakkında hak yoksunluğuna sebebiyet verdiği, 5352 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesinin 2. fıkrası yollamasıyla, aynı Kanun'un 12/1-b maddesi gereğince arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren, anılan Kanun'un 13/A-1-a-b maddesindeki koşullar yerine gelmek suretiyle yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınması koşulu ile 15 yıl, yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınmaksızın 30 yıl geçmesiyle arşivden silinebileceği karşısında, şartları oluştuğu halde, sanıkların memnu haklarının iadesine ilişkin karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde, isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Karar tarihinden önce 11.04.2012 tarihli ve 28261 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6290 sayılı Adlî Sicil Kanunu ile Sporda Şiddet ve Düzensizliğini Önlenmesine Dair Kanun'un 2. maddesi ile değiştirilen, 5352 sayılı Kanun'un 12. maddesinin 1. fıkrası (b) bendi ile 5352 sayılı Adlî Sicil Kanunu'nun geçici 2. maddesine göre, arşiv kayıtlarının silinmesi koşullarının yeniden düzenlendiği, yapılan değişiklikle arşiv kayıtlarının silinmesi işleminin Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce yapılmasının gerekmesi nedeniyle yazılı şekilde karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Cizre 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.02.2018 tarihli ve 2005/675 Esas, 2006/158 Karar sayılı ve Cizre 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.01.2020 tarihli ve 2005/675 Esas, 2006/158 Karar sayılı kararlarının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, Arşiv kayıtlarının silinmesi işleminin Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce yapılmasının gerekmesi nedeniyle verilen bozma kararı uyarınca memnu hakların iadesine karar verilmesi gerektiği yönündeki kanun yararına bozma istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 03.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.