WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

YARGITAY 2. CEZA DAİRESİ

A- A A+

2. Ceza Dairesi         2023/18247 E.  ,  2024/3688 K.
"İçtihat Metni"
HÜKÜMLÜ - UYARLAMA

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2002/474 E., 2002/500 K.
ŞİKÂYETÇİ : ...
HÜKÜMLÜ : ...
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Hükümlü hakkında Mersin 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.06.2002 tarihli ve 2002/474 Esas, 2002/500 Karar sayılı kararının Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 21.10.2002 tarihli ve 2002/17959 Esas, 2002/11879 Karar sayılı ilâmı ile onanarak kesinleştiği, 5237 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesi ile kesinleşen ilâma yönelik uyarlama yargılaması talebi üzerine Mahkemenin 20.06.2005 tarihli ek kararı ile hükümlü hakkında uyarlama yargılaması yapıldığı, hükümlünün eski hale getirme ve temyiz talebinin uyarlama yargılaması sonucu verilen karara yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Başka suçtan Cihanbeyli (Kapatılan) A Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan hükümlüye, kararın cezaevi aracılığıyla 29.06.2005 tarihinde tebliğ edildiği, kararın yasa yolu bildiriminde hükümlüye 5271 sayılı Kanun'un 263. maddesine göre bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile kararı temyiz edebileceği belirtilmediği gibi cezaevinde yapılan gerekçeli karar tebliği işleminin de aynı Kanun'un 35/3. maddesine uygun şekilde okunup anlatılmaması nedeniyle geçersiz olduğu anlaşılmış olup hükümlünün temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılmış olup tebliğnamedeki düşünceye iştirâk edilmemiştir.
Hükümlü hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1. 5252 sayılı Kanun'un 9/1. maddesi, 01.06.2005 tarihinden önce kesinleşmiş hükümlerle ilgili olarak 5237 sayılı Kanun'un lehe olan hükümlerinin derhal uygulanabileceği hallerde duruşma yapılmaksızın da karar verilebileceğini öngörmüşse de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 tarihli ve 162/173 sayılı kararında açıklandığı gibi lehe olan yasanın belirlenmesi herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa veya sonraki yasa ile cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin hükümlerin uygulanması olanağı doğmuşsa yargılamasının duruşmalı yapılması zorunludur. Evrak üzerinde inceleme yapılabilmesi ise ancak belirtilen bu haller dışında söz konusu olabilecektir. Hükümlü hakkında lehe olan yasanın saptanabilmesi için takdir hakkının kullanılması gerekeceğinden duruşma açılıp uyarlama yargılaması yapılarak karar verilmesi gerekirken evrak üzerinden yazılı şekilde karar verilmesi,
2. 5237 sayılı Kanun'un 7/2 ve 5252 sayılı Kanun'un 9/3. maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı, 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b maddesinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı Kanun'un 492/1. maddesinde yer alan suçun ögelerinin farklı olduğu; hükümlünün suç tarihinde gece sayılan zaman diliminde şikâyetçinin ikametine girip suça konu eşyaları çalması şeklinde gerçekleşen somut olayda, hükümlünün eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b ve 143. maddesine uyan hırsızlık suçunun yanı sıra, aynı Kanun'un 116/1-4. maddesindeki konut dokunulmazlığının ihlâli suçunu da oluşturduğu gözetilerek, sanığın eylemine uyan 765 sayılı Kanun'un 492/1 ve 81/2. maddeleri ile 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b, 143 ve 116/1-4 maddeleri uyarınca verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa hükümlerinin belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

Bozmayı gerektirmiş, hükümlünün temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, ek kararın bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 05.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.