12. Ceza Dairesi 2024/3710 E. , 2025/4186 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/783 E., 2024/850 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Davacının tazminat talebi hakkında dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, HMK'nın 361/1. ve CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 250.000,00 TL maddi, 1.000.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 40.987,33 TL maddi, 61.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının manevi tazminatın 100.000,00 TL'ye yükseltilmesi suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Dairemizce davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine yapılan yargılamada davanın kısmen kabulü ile 40.987,33 TL maddi, 400.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün vekalet ücreti yönünden düzeltilerek onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının güncel ekonomik koşullar dahilinde düşük olduğuna, maddi tazminatın hesaplamanın yapıldığı tarihteki asgari ücret üzerinden belirlenmesi gerektiğine, nispi vekalet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğuna, davalı vekilinin temyiz sebepleri; kararın eksik araştırmaya dayalı olduğuna, davanın reddine karar verilmesi gerektiğine, faize hükmedilmemesi gerektiğine, hükmedilen tazminat miktarlarının fazla olduğuna ve davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
Bölge Adliye Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/235 Esas – 2017/103 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 03.07.2009-23.06.2014 tarihleri arasında 1816 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, hakkında silahlı terör örgütü kurma veya yönetme suçundan kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 18.09.2019 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat hükmünün davacı asile tebliğ edilmediği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin maddi ve manevi tazminat miktarına ilişkin temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
15.08.2017 tarihli 694 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişik, 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu dikkate alınmadan, davacı lehine eksik vekâlet ücretine hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararının CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-h maddesi gereği hükmün vekalet ücretinin belirlendiği kısmının tamamen çıkarılarak yerine “5271 sayılı Kanunun 142 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu dikkate alınarak 29.800,00 TL maktu vekâlet ücretinin davalı ... Hazinesinden alınarak davacıya ödenmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Diyarbakır 13. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.04.2025 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!