WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2023/6502 E.  ,  2024/1028 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı
TEMYİZ EDENLER : Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı, sanık müdafileri,
katılanlar vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı, sanık müdafileri ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1 ve 63. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince o yer Cumhuriyet savcısının, sanık müdafilerinin ve katılanlar vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafilerinin ve katılanlar vekilinin temyiz istemlerine dayalı olarak yapılan inceleme sonucunda hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren 14.07.2023 tarihli Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiş, Dairemizin 18.10.2023 tarihli ve 2023/5346 Esas, 2023/4162 Karar sayılı kararı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan Tebliğname’de, bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yönünden herhangi bir görüş bildirilmediği anlaşılmakla, bu temyiz istemine ilişkin ek Tebliğname düzenlenmesi için dava dosyasının, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine karar verilmiş, Dairemizin tevdi kararı uyarınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık hakkında olası kastla öldürme suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması gerekirken, sanığın bilinçli taksirle öldürme suçundan cezalandırılmasına karar verilerek, suç vasfında yanılgıya düşülmesi nedeniyle bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren 15.11.2023 tarihli ek Tebliğname ile dava dosyası tekrar Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri; sanık hakkında olası kastla öldürme suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması gerekirken, sanığın bilinçli taksirle öldürme suçundan cezalandırılmasına karar verilerek, suç vasfında yanılgıya düşülmesi nedeniyle usûl ve kanuna aykırı olan hükmün sanık aleyhine bozulması gerektiğine ilişkindir.

2. Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; sanık hakkında olası kastla öldürme suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması gerekirken, sanığın bilinçli taksirle öldürme suçundan cezalandırılmasına karar verilerek, suç vasfında yanılgıya düşüldüğüne ve re'sen gözetilecek diğer nedenlerle hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.

3. Sanık müdafilerinin temyiz sebepleri; yasal koşulları oluşmadığı hâlde sanığın bilinçli taksirle öldürme suçundan cezalandırılmasına karar verilerek, suç vasfında yanılgıya düşüldüğü, sanıkla maktul arasındaki yakın ilişki, aralarında bir husumet bulunmaması, sanığın maktulün "sık lan" demesi üzerine fiili gerçekleştirmesi, sanığın maktulü hastaneye yetiştirmek için gösterdiği çaba, aşamalarda tutarlı ve samimi beyanları dikkate alındığında temel cezanın üst sınırdan belirlenmesinin isabetsiz olduğuna, suçun bilinçli taksirle işlenmesi sebebine dayalı olarak 5237 sayılı TCK'nın 22/3. maddesi uyarınca temel ceza miktarı üzerinden (1/2) oranında artırım yapılarak sanığa fazla ceza tayin edildiğine ve re'sen gözetilecek diğer nedenlerle hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 06.05.2022 tarihinde saat 14.30 sıralarında, uzunca bir süredir birlikte çalışan 35 yaşındaki sanık ... ile 20 yaşındaki ölen ...'in yanlarında aynı işte çalışan tanık Mehmet Yunus ve sanığın kardeşi tanık Şevket ile birlikte karot işi yapmak üzere Muğla ili Menteşe ilçesi Çırpı Mahallesi'ne gittikleri, burada çobanlık yapmakta olan Ersan isimli şahısla karşılaştıkları ve bölgede çalışırken kullanacakları suyun tankerle temini hususunda onunla anlaştıkları, daha sonra çalışacakları sahaya söz konusu mahalde kullanacakları malzemeleri yerleştirerek, saat 18.30 sıralarında dönüş için yola çıktıklarında, çoban Ersan'ın kendisine ait çadırda çay içme teklifini kabul edip, uzunluğu 4,1 m ve genişliği 3 m olan çadır içerisindeki sandalyelere oturdukları, çoban Ersan'ın ise çayları getirmek üzere çadırın dışına çıktığı ve çayın soğuk olduğunu farkedip, çayı ısıtmada kullanmak için çadırın etrafında bulunan odunlardan kırmaya başladığı, bu esnada sanık ...'ın, çadır içerisinde gördüğü çoban Ersan'ın ağabeyi tanık Dursun'a ait olan tüfeği bulunduğu yerden alıp, tüfeğin kurma kolunu çekerek, namlusu dışarıya dönük şekilde tetiğe bastığı; ancak tüfeğin ateş almadığı, daha sonra içinin boş olduğunu düşündüğü tüfeği, karşısında yaklaşık 50 - 60 cm uzaklıkta sandalyede oturan Ahmet'e doğru çevirdiği ve ona "Şeytan doldurur mu?" diye sorduğu, Ahmet'in "Sık, görelim," şeklinde yanıt vermesi üzerine tetiğe bastığı ve tüfek içerisinde bulunan fişeğin patlayarak içerisindeki saçmaların Ahmet'in başının ön yüzüne isabet etmesinin ardından, sanık ... ve orada bulunan tanıkların hemen 112 Acil Çağrı Merkezi hattını arayarak, yaşananları haber verdikleri; ayrıca sanık ...'ın kendi aracı ile Ahmet'i alıp hastaneye götürmek üzere yola çıktığı ve onu yolda çağrı üzerine gelen ambulansa teslim ettiği, hastaneye kaldırılan Ahmet'in yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak, burundan girip, enseye doğru traje izleyen, kafatabanı parçalı kırkları ve beyin sapı harabiyetine yol açan bir adet ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasının etkisiyle hayatını kaybettiği, başlangıç ve gelişim süreci ile sonuçları bu şekilde gerçekleşen olayda, kasten hareket ettiğine dair delil bulunmayan sanığın, tanık Dursun'a ait tüfeği göz ucuyla kontrol ettikten sonra içinde mermi bulunmadığı düşüncesiyle önce çadırın dışına doğrultarak tetiğe bastığı ve tüfeğin ateş almadığı, daha sonra o anki yetersiz tecrübesine güvenerek dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı olacak şekilde tüfeği ölen ...'e doğrulttuğu ve "Şeytan doldurur mu?" diye sorduğu ve ölenin de "Sık, görelim." şeklinde sözler söylemesi üzerine yakın mesafeden ölenin hayati öneme haiz kafa bölgesine öldürücü nitelikteki av tüfeğini doğrultarak tetiğe bastığı ve tüfeğin içindeki merminin patlaması neticesinde ölenin başından saçma taneleri ile yaralanarak hayatını kaybettiği, sanığın, söz konusu dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı olacak nitelikteki davranışı sonrası tüfeğin ateş alması hâlinde neticenin gerçekleşeceğini öngördüğü, bununla birlikte gerek ölenin yakın arkadaşı olması gerek eylem sonrasında derhal 112 Acil Çağrı Merkezi hattını aramış olması ve yaralanan arkadaşını kendi aracıyla hastaneye götürmeye çalıştığı dikkate alındığında, kesin olarak meydana gelen neticenin gerçekleşmesini hiçbir şekilde istemediği ve neticenin gerçekleşeceğini bilseydi söz konusu hareketi gerçekleştirmeyeceği, bu hâliyle sanığın söz konusu eylemdeki kusurunun bilinçli taksir düzeyinde olduğu kabul edilerek, bir kişinin ölümünden dolayı sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin birinci fıkrasında tanımı yapılan taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.

2. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE ve KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı anlaşılmakla, sanık müdafilerinin ve katılanlar vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

Başlangıç ve gelişim süreci ile sonuçları Olay ve Olgular başlığı altında ayrıntılı olarak açıklanan somut olayda; sanık ile ölenin birlikte çalışan iş arkadaşı olup aralarında önceye dayalı herhangi bir husumetin bulunmadığı, olay esnasında da aralarında ağız münakaşası, darp cebir gibi anlık bir kavga ve buna bağlı silah kullanmayı gerektirir herhangi bir olumsuzluğun yaşanmadığı, ölenin ölümüne neden olan tek atıştan sonra eylemine kendiliğinden son veren ve öleni en yakın sağlık kuruluşuna sevk etmek için aktif çaba gösteren sanığın, eline aldığı tüfeği kapıya doğru namlusu dışarıya dönük yere paralel şekilde çevirip tetik düşürdüğünde fişek patlamamasından dolayı tüfeğin boş olduğunu düşündüğü yönündeki savunmasının aksine tüfeği ölene doğru çevirip şaka olarak tetiğe bastığı esnada doğrudan kast ile hareket ettiğini ispatlar nitelikte bir delilin de bulunmadığı; ancak askerlik hizmetini yerine getiren ve tüfeklerin çalışma sistemi hakkında bilgi sahibi olduğunu ifade eden sanığın, misafir olarak bulunduğu çoban çadırında gördüğü ve emniyetini açıp, kurma kolunu çektiği tanık Dursun'a ait yarı otomatik av tüfeğini, boş olduğundan emin olmamasına ve yaşı, bilgi düzeyi ile tecrübesi göz önünde bulundurulduğunda silahla şaka yapılmaması gerektiğini bilebilecek durumda olmasına rağmen 50 - 60 cm uzaklıktaki ölenin hayati öneme sahip kafa bölgesine doğrultarak, tetiğe basması hâlinde tüfeğin ateş alabileceğini ve yaralama ya da ölüme neden olabileceğini öngördüğü hâlde öngördüğü sonucu kabullenerek tetiğe basması neticesinde atışına engel mekanik herhangi bir arızası bulunmayan tüfekteki fişeğin ateşlenmesine ve arkadaşının ateşli silah mermi çekirdeği yaralanması etkisiyle ölümüne neden olduğu, sonuç olarak öngördüğü muhtemel neticeyi engelleme çabası ya da neticeyi göze almadığına dair bir davranışı bulunmayan sanığın, gerçekleşen muhtemel neticeye kayıtsız kalarak hareketini sürdürmek suretiyle muhtemel neticeyi kabullenmesinden dolayı sübut bulan eyleminin olası kastla öldürme suçu kapsamında değerlendirilmesi gerekirken, sanığın eyleminde bilinçli taksirin koşullarının oluştuğunun kabulüyle sanık hakkında taksirle öldürme suçundan yazılı şekilde hüküm kurularak, suç vasfında yanılgıya düşülmesi,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının ve katılanlar vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Muğla 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.03.2024 tarihinde karar verildi.