12. Ceza Dairesi 2022/68 E. , 2023/5509 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/588 E., 2020/1950 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 25.09.2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; "Müvekkilin beraatine karar verilen ceza dava dosyası kapsamında 11.03.2016 - 20.12.2017 tarihleri arasında gözaltında ve tutuklu kalması, orantısız ve uzun süre adli kontrol tedbiri uygulanması sebebiyle oluşan zararının karşılığı olarak 300.000,00 TL maddi, 500.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini arz ve talep ederim." şeklinde beyanda bulunmuştur.
2. Davalı vekili 07.11.2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle; "Davanın süresinde açılıp açılmadığı araştırılmalıdır. Davacı hakkında yasalara aykırı bir işlem yapılmamıştır. Talep edilen tazminat miktarları fahiştir. Mahsup yapılıp yapılmadığı araştırılmalıdır. Hükmolunan tazminat miktarlarına faiz uygulanamaz. Davanın kanunda belirtilen tazminat şartlarını taşımadığından reddini talep ediyoruz." şeklinde beyanda bulunmuştur.
3. Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.12.2019 tarihli ve 2019/594 Esas, 2019/708 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 24.09.2020 tarihli ve 2020/588 Esas, 2020/1950 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 22.12.2021 tarihli ve 2020/96760 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; hükmedilen tazminat miktarlarının az olduğuna, cezaevi harcamalarının maddi tazminat hesabına dahil edilmemesine, davacının gerçek maaşının tespit edilmemesine, çok uzun süre uygulanan adli kontrol tedbirinin, hukuka aykırı olarak verilen haberleşmenin tespiti ve kayda alınması, yakalama, gözaltı, arama ve adli kontrol tedbirinin uygulanması kararlarının manevi tazminat hesabına dahil edilmemesine, ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçlamasıyla, 11.03.2016 tarihinde gözaltına alındığı, 14.03.2016 tarihinde tutuklandığı, 20.12.2017 tarihinde tahliye edildiği, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 2018/804 E., 2019/901 K. sayılı kararıyla 01.06.2018 tarihinde beraat ettiği, söz konusu bu kararın 17.07.2019 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmiş beraat kararının sanığa 19.09.2019 tarihinde tebliğ edildiği, kararın kesinleşmesi ile davacı vekili tarafından açılan işbu davada haksız koruma tedbiri nedeniyle 300.000,00 TL maddi, 500.000,00 TL manevi tazminat talep edildiği, davanın süresinde açıldığı, Uyap sistemi üzerinden yapılan araştırmada davacının aynı hususta açılmış başka bir davasının bulunmadığı anlaşılmıştır.
Maddi tazminat talebi yönünden; davacının tutuklu kaldığı belirtilen tarihte aylık ve günlük kazancının ne kadar olduğu, maddi zararı var ise bu zararlarına ilişkin belgelerin ve aylık kazancına ilişkin belgeleri mahkemeye sunulması istenmiş, aylık ve günlük kazancına ilişkin herhangi bir belge mahkememize sunulmadığı takdirde tazminat hesabının asgari ücret üzerinden yapılacağı hususu da bildirilmiştir. Buna göre davacı vekili, müvekkilinin güneş paneli yapımı işinde çalıştığını, aylık 3.000,00 TL kazancı olduğunu belirttiği ve müvekkilinin gelir düzeyinin emsal ücret araştırması ile tespitini istemiş olduğu görülmüştür. Mahkemece yapılan değerlendirmede gelirin kesin ve şüpheden uzak delillerle ispat edilmesi gerektiği, buna ilişkin dosya kapsamında davacının gelir durumunu ispat eden her hangi bir belge olmadığı anlaşılmakla bu husustaki talebin reddine karar verilmiştir. Bu nedenle maddi tazminat, davacının tutuklu kaldığı tarihteki asgari ücret üzerinden hesaplanmış, Sosyal Güvenlik Kurumu Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davacının gözaltında ve tutuklulukta kaldığını bildirdiği tarihlerde asgari ücretin 1 günlük brüt ve net tutarını tespit edilmiş, buna yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda; karar vermeye elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda, toplam 649 günlük gözaltı ve tutukluluk süresi gözetilerek, 28.953,36 TL maddi tazminatın gözaltı tarihi olan 11.03.2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz ile davalı Maliye Hazinesinden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Manevi tazminat talebi yönünden; nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nefaset ilkelerine uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekmesi sebebiyle; davacının manevi tazminat talebi yönünden yapılan incelemede; davacının atılı suç nedeniyle gözaltında kaldığı sürede duyduğu üzüntü ve ızdırap ile manevi tazminatın zenginleşme aracı olamayacağı ilkesi dikkate alınmak suretiyle, davacının talebi kısmen kabul edilerek haksız olarak gözaltında ve tutuklu kaldığı süre yönünden geçirmiş olduğu 649 günlük sürenin başka bir suçtan mahsubuna ilişkin bir bilginin olmaması da dikkate alınarak 36.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 11.03.2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz ile davalı Maliye Hazinesinden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmamıştır.
IV. GEREKÇE
1.Tazminat talebinin dayanağı olan Manisa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/680 E., 2018/443 K. sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma, tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme, kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşleri düzenleme, yönetme, bunların hareketlerine katılma suçlarından 11.03.2016 - 20.12.2017 tarihleri arasında 649 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği, beraat hükmünün 17.07.2019 tarihinde kesinleştiği, gözaltına alınma tarihi itibariyle davanın yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'a tabi olduğu anlaşılmıştır.
2.Davacı hakkında düzenlenen yakalama, olay, gözaltı ve sevk – serbest bırakma müzekkerelerinin Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde aslının veya onaylı örneğinin dosya arasına alınması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
3.Davacı ile ilgili tutuklama müzekkeresinin infaz edilip edilmediği, infaz edilmiş olması halinde, infaz tarihleri ile infazı yapılan tutuklama müzekkeresi suç bilgisinin ilgili ceza infaz kurumundan sorulması suretiyle infaz edilen sürenin tereddüde mahal vermeyecek şekilde belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
4. 5271 sayılı Kanun'un 144 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin yürürlükten kaldırılması nedeniyle mahsup tazminata engel oluşturmayacak ise de, haklarında mahsup işlemi yapılmayan kişilerle tutukluluğu başka mahkumiyetinden mahsup edilenler arasındaki dengenin, hak ve nefasetin sağlanması gerektiği göz önünde bulundurularak, mahsup edilen sürenin hükmolunacak manevi tazminat miktarının tayininde dikkate alınması gerektiği nazara alındığında, davacının tutuklu kaldığı sürelerin diğer bir hükümlülüğünden mahsup edilip edilmediği hususu açıklığa kavuşturulması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Davacı vekilinin temyiz isteği yönünden;
5.Kabul ve uygulamaya göre; gözaltında ve tutuklu kaldığı dönem içerisindeki maddi zararını ücret bordrosu gibi itibar edilebilecek bir belgeyle ispatlayamayan davacı lehine tutuklu kaldığı dönemde 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden maddi tazminatın hesaplanmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
6.Kabul ve uygulamaya göre; davacının cezaevi harcamalarına ilişkin talebinin koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamına dahil edilmemesi yönünden kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
7.Kabul ve uygulamaya göre; nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nefaset ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak ve emsal uygulamaların da altında olacak şekilde eksik manevi tazminata hükmolunması, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (2), (3), (4), (7) numaralı paragraflarında açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 24.09.2020 tarihli ve 2020/588 Esas, 2020/1950 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, davacının kazanılmış hakkı da gözetilmek suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.12.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!