WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2022/5067 E.  ,  2024/952 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
DAVATARİHİ : 23.12.2015
HÜKÜM : Kısmen kabul
TEMYİZ EDENLER : Davacı vekili, davalı vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Davacı hakkında Mahkemece kurulan hükmün; davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 1086 sayılı HMUK'un 427. ve 1412 sayılı CMUK'un 317. maddeleri gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Mahkemece; davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 500.000,00 TL maddi ve 1.500.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile maddi tazminatın reddine ve 80.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile manevi tazminatın fazla olduğundan hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın süresinde açılmadığını, davacı vekilinin özel vekaletnamesinin bulunmadığını, tazminat koşullarının oluşmadığından reddi gerektiğini, davalı lehine vekalet ücreti ödenmesi gerektiği, hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğunu, davacı vekilinin temyiz sebepleri; davalı vekilinin temyiz taleplerinin reddi gerektiğini, davacının tazminata esas dosyada ödediği vekalet ücretinin maddi tazminat kapsamında tazminat olarak verilmesi gerektiğinden bu kısmın eklenerek hükmün düzeltilerek onanması gerektiğini, belirtmiştir.

III. DAVANIN KONUSU
Mahkemece, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/188 Esas – 2015/143 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının Türkiye Cumhuriyeti İcra Vekilleri Heyetini cebren ıskat veya vazife görmekten cebren men etmeye teşebbüs suçundan 07.01.2014 – 19.06.2014 tarihleri arasında 163 gün tutukluğunun infaz gördüğünü, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 08.06.2015 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat hükmünün davacı asile tebliğ edilmediği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacının Kara Kuvvetleri Komutanlığında Piyade Kurmay Albay olarak görev yapmakta iken 2003 yılında emekli olduğunu, davacının tutukluluğunun infaz gördüğünü, Uyap üzerinden yapılan araştırmada davacının söz konusu tutukluluk ve hükümlülük nedeniyle açmış olduğu başkaca davalar bulunmadığı, davacının ceza evinde yapılan kişisel harcamalar ve vekalet ücreti olarak ödendiği iddia edilen istemler maddi tazminat kapsamında kabul edilmediğinden reddedildiğini, davacının yapmayı düşündüğü ticari projelerinde neler olduğunun açıkça gösterilmemiş olması, tutuklama nedeniyle söz konusu projelerin yaşama geçirilmemiş olması nedeniyle maddi olarak zarara uğradığının somut olarak kanıtlanmamış olması nedeniyle buna ilişkin isteminin reddedildiği, davacının yargılama süreci, üzerine atılı suçun niteliği, sosyal ve ekonomik durumu, toplumsal konumu dikkate alınarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR
Yargıtayın görevi ülke genelinde uygulama birliğinin sağlanması ve benzer olaylarda aynı çözüm tarzının oluşturulmasıdır. Bu görev yerine getirilirken hukukun genel ilkeleri, ülkedeki pozitif hukuk normları ve uluslararası temel insan haklarına ilişkin kural ve kabullere uygun bir yorum ve uygulama benimsenmelidir.

Bu ilke yalnızca denetim mahkemeleri için değil, hüküm mahkemeleri için de geçerlidir. Hukuk devletinin en belirgin özelliği hiçbir kurum ve makam ayrımı gözetilmeden herkesin hukuk kurallarına uymasıdır.

Dairemizin yerleşik kararlarında da vurguladığı üzere, nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespit edildiğinden tebliğnamede manevi tazminatın fazla olduğuna yönelik görüşe iştirak edilmemiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü tüm temyiz sebeplerinin reddi ile hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.03.2024 tarihinde karar verildi.